Muğla’da yıllardır çevre örgütleri, köylüler ve belediyeler ile Muğla Çimento arasında yaşanan hukuki mücadelelere konu olan Bayır/Deştin’deki entegre çimento fabrikası projesinde yeni bir gelişme yaşandı.
Çevrecilerin geniş cepheli mücadelesi sonucu Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ÇED olumlu raporu mahkeme kararı ile iptal olmuştu. Bu iptal kararı karşısında Menteşe Belediyesi de çimento fabrikası kuruluşu için Muğla Çimento’ya daha önce vermiş olduğu imar ruhsatını iptal etmişti. Ardından Deştin bölgesinde her türlü fabrika kuruluşuna davetiye çıkaran İmar ve Nazım İmar Planları Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Menteşe ve Yatağan Belediyeleri tarafından iptal edilmişti.
Geçen bir yılda hukuksal ve çevresel engelleri aşan Muğla Çimento yeniden ÇED olumlu raporu alarak, geçtiğimiz Çarşamba günü de Menteşe Belediyesi’ne ruhsat başvurusu yaptı.
Şirketin başvurusunun ardından süreç açısından kritik dönem başlamış oldu.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 22. maddesine göre, ruhsat ve eklerinin incelenmesi sonucunda herhangi bir eksiklik veya yanlışlık bulunmaması halinde yapı ruhsatının verilmesi gerekiyor. Başvuruyla birlikte Menteşe Belediyesi açısından da yeni bir takvim başlamış durumda.
Şimdi herkes Menteşe Belediyesi’nin o ruhsatı verip vermeyeceğini merakla bekliyor…
*
Bu arada Muğla Merkez TV’de İlker Cömert başvurunun arifesinde Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt’u 21 Temmuz 2026 tarihli programına konuk aldı.
Ben o zaman programı izlememiştim. Zamanım yoktu. Şimdi şirket sahibi Cemal Karakurt ruhsat başvurusunu yapınca programı merak edip izledim.
Muğla Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt, Merkez TV tarafından internette yayınlanan Merkez Basın programında İlker Cömert’in konuğu olurken, doğa tahribatı ve çevre kirliliği iddiaları nedeniyle çevre örgütlerinin yoğun protestolarıyla gündeme gelen projeye ilişkin tüm eleştirilere ilk kez canlı yayında yanıt vermiş ve fabrikanın çevreye zarar vermeyeceğini belirterek, aksine bölgeyi temizleyeceğini, mermer, santral külü ve kanalizasyon arıtma tesisi atıklarını ortadan kaldıracağını savunmuş olmuş…
Son olarak Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay ile Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a yönelik, ‘Benim sorunum Ahmet Aras ile.’ sözleriyle gündem olan Cemal Karakurt, merak edilen soruların önemli bölümünü ilk kez bir televizyon programında yanıtlamış oldu. Canlı yayının tamamını Merkez TV YouTube sayfasını ziyaret ederek izleyebilirsiniz.
*
O ziyareti yaptık. İlker Cömert, yatırımcı Karakurt’a “Muğla’ya neden tercih ettiklerini” sorarak programa başlamış. Programın sonundaki sözlerine bakılırsa Karakurt oldukça kararlı… Şöyle demiş:
“Geri kalan şimdi orada ekip ekipmanlar zaten hem sahada hem Manisa'daki depolarımızda hazır bekliyor. Allah nasip ederse Eylül gibi başlayacağız Haziran Temmuz gibi devreye alacağız. Tamamen montaj işi kaldı.”
İlker Cömert’in sorularını yanıtlarken “Bilirkişi süreci bizim fabrikamızı açmamıza engel de değil...” diyen Cemal Karakurt, Cömert de “Ha devam edebilirsiniz yani.” diye karşılık verince şöyle devam etmiş: “Tabii engel değil... Biz şimdi belediyeye ruhsatla ilgili başvuruları yapıyoruz. (Program başvurudan önce yapıldı) Onunda ruhsat verme süresi 60 gün. 60 gün içinde eğer sunduğumuz belgelerde bir eksik yoksa ruhsatı vermesini bekliyoruz. Vermezse Çevre Şehirciliğe başvuracağız. İnşaat ruhsatımızı alıp yatırıma devam edeceğiz...”
İşte bu noktada İlker Cömert, “Anlaşılan 60 gün sonra belediye reddedecek.” diye manidar bir saptama da bulunmuş. Ve ilginç diyalog şöyle sürmüş:
Karakurt: Yani anlaşılan Reddedilmeyebilir, niye?
Cömert: Şu anda bilirkişi raporları vesaire baktığınızda vermeyebilir diye de umudunuz var yani…
Karakurt: Ne gibi yani?
Cömert: Belediye verebilir diyorsunuz.
Karakurt: Belediye ruhsatı verebilir. Zaten vermezse o da hukuka aykırılık. Bu sefer hem biz hem Çevre Şehircilik ‘Neden vermiyorsun?’ diye dava açar.
Cömert: Ha bir de o var?
Karakurt: Tabii tabi vermemek için bir neden olması lazım.
*
Biz asıl soruya dönelim; Muğla’yı neden tercih ettiler? Söze “Bu şirketimizi 2020 yılında ÇED raporu ve yeriyle birlikte satın aldık. Öncesinde bir süreç var sahipleri yürütmüş.” diye başlayan
Cemal Karakurt’tan dinleyelim:
“Burayı almamızın en büyük nedeni Muğla'nın ciddi bir potansiyeli var. O potansiyel mermer… Muğla’nın iki ihraç sektöründen biri balıkçılık biri mermerdir. Blok çıkarılan mermerin yüzde 5'i mermer geri kalan yüzde 95’i pasadır... Yani mermerin atıkları. Hem ekonomiye katılması hem de çevreye duyarlılığından dolayı bu fabrikanın Muğla’da olmasının nedeni kesinlikle ve kesinlikle doğru bir karardır.”
Karakurt bu “doğru kararın” gerekçesini anlatırken, ekrana Yatağan Termik Santralı’nın kül dağları ve orada zehirli bir göl oluşturan kül barajı geliyor ve Karakurt bu görüntülerin üzerine şöyle devam ediyor:
“Bu da kül barajı ve kül barajı gölü... Bu da çevre sorunu. Hammadde olarak yıllık 250 bin ton santral külü kullanıyoruz. Bu kirliliği bertaraf edeceğiz, sakıncası ne? MUSKİ'nin kanalizasyon arıtma tesislerinden çıkan atık çamuru da bertaraf edeceğiz. Arıtma çamuru kuruduğunda kaç kalori biliyor musunuz? 3 bin 600 ile 4 bin 200 kalori değerinde. MUSKİ arıtma çamurlarını bertaraf etmek için yıllık 200 veya 300 milyon arası para harcıyor. O da bertaraf olmuyor depolanıyor. Manisa'ya gönderiyor. Biz bunu alıp yakıt olarak kullanacağız. Para MUSKİ’nin cebinde kalacak.”
Akvaryum sahipleri bilirler. “Çöpçü Balığı” gibi fabrika… Her türlü atığı ya çimentoya ya yakıta dönüştürüyor. Bunlardan kimin haberi var? Programı izlerken “Adam bunları inşaata başlarken neden anlatmamış?” diye düşündüm Hep zararları dinledik, faydaları da varmış…
Keşke daha başta taraflar karşımıza çıkıp söyleyeceklerini söyleselerdi ve bizde yüz yüze sorgulama yapabilseydik… Ki ben bunu bir yazımda önermiştim, yerel yönetimler yanaşmamıştı…
*
Tabii Muğla Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt’un anlattıkları çok güzel… Ancak “Üretime geçince yok edileceği iddia edilen zeytinliklerden, çam ormanlarından ve Deştin Çayı’ndan” söz edilmemiş veya bu konuda soru sorulmamış. Programı izledikten sonra Karakurt’u aradım. Sorularımı yanıtlarken şu ifadelerde bulundu:
“Bir kere orada kimsenin zeytinliği ortadan kalkmıyor. Benim üretim sahamda zeytinlik yok. Çevremiz kastediliyorsa, gitsinler Soma Çimento Fabrikası çevresinde oluşturulan zeytinliklere baksınlar. Evet hammadde ocaklarını açmak durumunda kalırsak oradaki çam ağaçları zarar görür, ama bizim ocak açmamıza gerek kalmadı. Bölgemizdeki mermer ocaklarından 9’unun mermerlerinin kimyasının çimento üretimine el verişli olduğunu gördük ve bu ocakların sahipleri protokol yaptık. Onların atıkları bize 40 yıl yetiyor. Termik santralcılarla da anlaşırsak bu süre 100 yılı aşar... Kimse merak etmesin Deştin Çayı’nı yok edecek atığımız da yok. Ben size bir şey söyleyeyim mi bu fabrikanın en büyük müşterisi AB ülkeleri olacak. Ki Muğla’yı tercih ederken Güllük Limanını da dikkate aldık. Avrupalılarda karbon ayak izi olmayan çimentoyu almıyor.”
*
Tabii fabrikanın “baca salınımı” denen atıkları da yok değil…
Cemal Karakurt, İlker Cömert’in bu konuda sorusuna yanıt verirken de “Filtre için ucuz markalarda var ben 800 bin Euro daha fazla para verip İtalya’dan filtre aldım. Her şeyin belgesi var. Orada sadece günlük yakacağımız 400 ton kömür var. Duman yok karbon salınımı var. Kabul edilir değerleri geçtik mi Çevre Bakanlığından anında uyarı geliyor.” demiş…
İlker Cömert’in programı geç kalmış bir program olmuş. Çok izlendiğini sanmıyorum. O yüzden ruhsat sürecinde karşı tarafın ne dediğini de kamuoyunun bilmeye hakkı var diye bu paylaşımı yaptım.
Peki şimdi ne olacak?
Menteşe Belediyesi’nin 60 gün içinde ruhsatı vermezse bir gerekçesi olması gerekiyor
Davaya bakan mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunun tarafsızlığını yitirdiğini savunan Deştin Çevre Platformu ve yöre halkı, 13 Ağustos 2026 tarihinde Muğla Adliyesi önünde kitlesel bir basın açıklaması düzenleyerek bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu. Bölge sakinleri, mahkemeye sunulan yeni rapordaki çelişkiler nedeniyle tepkilerini dile getirirken adli makamlardan sürecin şeffaf bir şekilde araştırılmasını istedi.
Menteşe Belediyesi “Hele bir bu dava sonuçlansın” der mi bilemiyoruz. Mahkeme başvuruyu geri çevirir mi onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz Muğla Çimento üretim hazırlıklarına başladı bile…
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Kuzu gibi olun diyorlar / büyüyüp ortaya çıkınca / koyun gibi gütmek için sizi. --Can Yücel