30 EYLÜL’E KADAR ÜYE OLANLAR İLBAŞKANINI SEÇEBİLİYORLAR!

Dün sabah sosyal medya hesaplarıma baktığımda önüme gelen ilk paylaşım. YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun’a aitti. Şöyle:

“YENİ Parti’de üyeler doğrudan söz sahibi. 30 Eylül son gün! Üye ol, il başkanını sen seç!”

Dün 30 Eylül’dü. Bugün 1 Ekim… Milletvekili Uzun paylaşımı önceki gün yapmış.

İnsan merak ediyor; bu paylaşımla acaba bir günde YENİ Parti’ye kaç kişi daha üye olmuştur? CHP’den kaç kişi daha istifa etmiştir? İl Başkanının seçimine katılabilecek olmak YENİ Partili olmak için yeterli bir sebep olabilir mi?

CHP’de son il ve ilçe başkanları kongrelerde belirlenmiş olmakla beraber kurultay delegelerini ve belediye başkanlarını şimdi YENİ Parti’yi kuran Özgür Özel ve arkadaşları belirlemişti. Belediye başkanlarının kimi soruşturmalarla karşı karşıya kalırken, pek çoğu da parti değiştiriyor.

Nitekim AK Parti'nin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın ardından 9 belediye başkanı daha AK Parti'ye katıldı, rozetlerini Başkan Recep Tayyip Erdoğan taktı. O 9 belediye başkanından 6’sı CHP’liydi ve onlardan biri de rahmetli Orhan Çakır’ın damadı Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’dı…

Acaba diyorum üyelerle aday seçilecek olan milletvekili ve belediye başkanlarının üyelerle belirlenmiş olmaları transfer olmayacaklarının garantisi olabilir mi?

Acaba Kılıçdaroğlu CHP’si de bu konuda nasıl bir önlem alacak?

*

MECLİS ÜYELİĞİ KİMİN HAKKI?

Menteşe Belediye Meclisi Üyesi Batuhan Kıloğlu, partisinin Menteşe İlçe Başkanı olunca Meclisi Üyeliğinden istifa etti. Bu bir zorunluluk… Batuhan Kıloğlu’nun istifasının ardından İlçe Seçim Kurulu yazısı doğrultusunda yedek listesinde yer aldığı belirtilen Hande Yılmaz, Menteşe Belediye Meclisi üyeliğine getirildi.

Görev değişikliğinin, İlçe Seçim Kurulu’ndan gelen yazı doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Bu arada CHP Muğla İl Başkanı Halil Karahan da yaptığı basın açıklaması ile buna karşı çıktı. Kıloğlu’nun yerine ‘hukuken’ aynı zamanda CHP İl Yönettim Kurulu üyesi olan yedeklerden Uğur Ürper’in gelmesi gerektiğini savunan Halil Karahan gerekçe olarak Yılmaz’ın meclis üyesi yedek listesinde yer aldığı CHP’den 21 Temmuz’da istifa etmiş olmasını gösterdi. Karahan, “CHP’den istifa eden kişi, sanki CHP listesindeymiş gibi meclis üyesi olduğu lanse edilmiş. Hukuken yanlıştır.” dedi.

Meclis Üyeliği Uğur Ürper’in mi Hande Yılmaz’ın mı, kimin hakkı?

Bana sorarsanız CHP’nin belediye meclis üyeliği yedek listesinde yer alırken Temmuz ayında CHP’den istifa etmiş olan Hande Yılmaz’ın daha sonra YENİ Parti’ye geçmiş olsa da meclis üyesi olmaması gerekiyor, ama ben hukukçu değilim. Halil Karahan da hukukçu değil… Kendisinin itirazını basında değil, İlçe Seçim Kurulu’nda yapması gerekiyor…

*

“TEK ADAYLI SEÇİM…”

Bu köşenin takipçilerinden Vedat Akdaş dünkü yazımın altına yaptığı yorumda şu ifadede bulunmuş:

“Şahsi fikrim tarih tekerrürden ibarettir.!

1- Tek adaylı seçimler gerçek bir seçim değildir.! Hangi demokrasiye göre etiktir.?

2- Hiçbir makam ve mevki sahibi doğrudan etki ederek, işaret ettiği adayın seçilmesini aleni desteklemesi, hatta bunun için makamın tüm imkanlarını ve hatta bürokratlarına kadar kullanması.! Hangi demokrasiye göre etik.?”

Akdaş’ın soruları bu kadar değil, devam ediyor. Bu iki sorunun bile yanıtı zor; hangi demokrasiye göre? Zor, çünkü herkesin bir demokrasi tarifi var.

Doğru cevap elbette üyelerin karar verirken baskı ve etki altında bırakılmaması. Ama siyaseten doğru olan bir şey de var. Bunu savunmuyorum, ama bir realite; belediye başkanları da çalışabilecekleri yönetim isterler ve sandıktan o yönetimin çıkması için “ellerinden geleni” yaparlar. Yapmayana ne derler ben söylemeyeyim ayıp olur…

Tabii ben Mustafa Şahin’in adını vermeden Bahattin Gümüş üzerinden yaptığı ironik eleştiriyi bu görüşümün dışında tutuyorum. Belediye başkanı adaylarının seçiminde, aday başkanlar mesela 6 ay önce görevlerinden istifa etmiş bile olmalılar…

Tabii İlçe Başkanlarının seçimi aynı şey değil…

*

BAHATTİN GÜMÜŞ SİYASİ MEVTA OLDU

İlçe Başkanları seçimleri gündeme gelip, Menteşe Belediyesi önceki başkanı Bahattin Gümüş aday olduğunda pek çok kişi gibi ben de şaşırmış, inanamamıştım. Hatta vazgeçmesini beklemiştim.

Yanlış anlaşılmasın, ben “Belediye Başkanlığı yapmış biri ilçe başkanı mı olur?” diyenlerden değilim. Çok da güzel olur.

Siyaset bir zenginleşme aracı değilse ve hizmet için yapılıyorsa, o siyasette gelinen her nokta bir hizmet noktası olduğu kadar bir yeni eğitim ve deneyim noktasıdır da…

Unutmayalım Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, öncesinde CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyelikleri yanında Milletvekilliği de yaptı.

CHP iktidara gelmiş olsa bakanlıkta yapmış olurdu…

Yani Bahattin Gümüş’ün adaylığı yanlış değil güzeldi, ama birazda manidardı. Çünkü seçilirse halefi Gonca Köksal Başkan’ın ilçe başkanı olacaktı. Ardından “Belediye Başkanı adayı olmak” gibi bir hedefi varsa sorun yaşanırdı. Tabii Bahattin Başkan’a sorulsa “Öyle bir niyetim yok” da derdi, ama bunu halefine anlatamazsınız!

Neyse…

Bahattin Başkan adaylığını ilan ettiğinde “Yarışa bin blok oyla başlıyorum, üç bin oyun kullanılacağını düşünüyorum. Seçim kalan iki bin oydan kimin kaç oy alacağını belirleyecek hesabıyla adayım…” diyordu. Mealen böyleydi… Ama böyle olmadı. Üç bin üyenin 2 bin 757’si sandık başına geldi. 66 oyun geçersiz sayıldığı seçimde sandıktan Batuhan Kıloğlu bin 670 oyla çıkarken, Bahattin Gümüş bin 21 oyla sandıkta ve dediği yerde kaldı. 21 oyu saymazsak başladığı yerde kalmış oldu…

*

GONCA KÖKSAL GÜVEN OYU ALDI

Bahattin Gümüş neden başladığı yerde kaldı?

Bir kere algılandığı veya algılatıldığı gibi Bahattin Gümüş, Osman Gürün ekibinin arkasından ittirdiği bir ilçe başkanı adayı değil, Erol Kutlay’ın gazına gelmiş bir ilçe başkanı adayıydı.

Üstelik Erol Kutlay, son günlerde Menteşe Belediyesi’nin aldığı bir karar hoşuna gitmediği için adeta “Ben size Bahattin ile gösteririm” demiş olabilirdi…

Konuya girmeyeceğim, çünkü hoş olmaz…

Bu seçimde ne oldu?

Tıpkı Erol Kutlay’ın “Ben size gösteririm” demiş olabileceği gibi, Bahattin Gümüş de iki dönem iktidarında “Ben sana gösteririm” diyenler üretmiş olmalı…

Bir de Bahattin Gümüş’ün aldığı bin küsur oyda “sevenlerinin” oyu değil, Gonca Köksal yönetimine “Ben size gösteririm” diyenlerin oyu olabilir.

Çünkü iki dönem belediye başkanlığının ardından partisi aday göstermiş olsaydı AK Parti adayı Op. Dr. Şadi Ballı şu anda Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimliği değil de Menteş’e Belediye Başkanlığı yapıyor olurdu.

Yani bu seçimde Allah uzun ömür versin Bahattin Gümüş “siyasi mevta” olmuştur.

Ki ben seçimlerden önceki yazılarımdan birinde “Bu seçim Gonca Köksal’ın güven oylamasıdır” demiştim. Gonca Köksal Başkan bu seçimde güven oyu almıştır…

*

YÖNETİMİN TEMSİLİ ÖNEMLİ

Elbette seçimin adayı Batuhan Kıloğlu’ydu, ama karşısındaki ismin muhatabı Gonca Köksal’dı…

Ki dünkü yazımdaki “O halde bundan sonra mesele yalnızca başkanın kim olduğu değildir. Başkanın nasıl bir örgüt kuracağıdır...” ifademin yanında, adres belirterek Kıloğlu’na “Kıloğlu, kendisine oy vermeyen Bin 21 üyeyle ne yapacak? Onları dışarıda mı bırakacak? Yoksa “Artık seçim bitti, hepimiz aynı örgütün üyeleriyiz” mi diyecek? En önemlisi, yönetimini kendisi mi, üyeler mi, ‘ekibi’ mi belirleyecek?” diye sorularım oldu. Kıloğlu kongre öncesi bu sorularıma doğru yanıtlar bulursa hem belediye yönetimiyle hem partisinin kuruluş amacıyla uyumlu bir yönetim ortaya koyarsa ‘Menteşe Belediyesi’nin değil, ‘Menteşe örgütünün” ilçe başkanı olabilecektir…

İlçe başkanı seçim sonuçlarının il seçimine yansımasına yarın bakalım…

-------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ: Bilmemekte, yalan söylemekte, yanılgı ve karmaşa içinde yükselerek daha büyük olduğunu sanmakta ne asalet, ne onur, ne güzellik, ne de ahlak vardır. --Émile Zola