Mirasçılardan birinin mirası reddetmesi halinde payı her zaman doğrudan diğer kardeşlere geçmiyor. Reddeden mirasçı, miras bırakan kişiden önce ölmüş gibi değerlendiriliyor; çocuğu varsa pay çoğunlukla onun altsoyuna geçiyor.
Mirasın borçlu olması veya aile içindeki farklı nedenler, mirasçılardan birinin mirası reddetmesine yol açabiliyor. Ancak reddedilen payın kime kalacağı, miras bırakanla reddeden kişi arasındaki yakınlığa ve diğer mirasçıların kim olduğuna göre değişiyor.
Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mirasçılardan biri mirası reddederse paylaşım, o kişi miras açılmadan önce ölmüş gibi yapılıyor.
Reddeden kardeşin çocuğu varsa pay ona geçebilir
Anne veya babasından kalan mirası reddeden kişinin çocukları varsa reddedilen pay, kural olarak bu çocuklara geçiyor.
Örneğin bir babanın üç çocuğundan biri mirası reddederse, reddeden çocuğun kendi çocukları bulunuyorsa onun payı diğer iki kardeşe eklenmek yerine torunlara geçebiliyor.
Bu durum, borçlu mirası reddeden kişinin çocuklarının da aynı borçlarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle yalnızca anne veya babanın ret beyanında bulunması, çocukların durumunu kendiliğinden çözmeyebilir.

Çocuğu yoksa pay diğer mirasçılara geçebilir
Mirası reddeden kardeşin altsoyu bulunmuyorsa pay, miras bırakan kişiden önce ölmüş olsaydı kimlere kalacaksa o kişilere geçiyor.
Bu durumda reddedilen pay, aynı zümrede bulunan diğer kardeşlerin paylarını artırabilir. Ancak sağ kalan eşin bulunması, başka çocukların veya torunların olması paylaşım oranlarını değiştirebilir.
Her dosyada aile yapısı farklı olduğu için reddedilen payın doğrudan bütün kardeşler arasında eşit bölüneceği düşünülmemeli.
Mirası reddeden kişi yalnızca borçları reddedebilir mi?
Miras, mal varlığı ve borçlarıyla birlikte bir bütün olarak geçiyor. Mirasçı yalnızca borçları reddedip ev, arsa, araç veya parayı kabul edemiyor.
Ret beyanı mirasın tamamını kapsıyor. Mirası reddeden kişi, kural olarak terekeye ait mal ve haklardan yararlanamadığı gibi miras bırakanın borçlarından da mirasçı sıfatıyla sorumlu olmuyor.
Bu nedenle mirasın reddedilmesinden önce terekeye ait mal varlığı ile borçların birlikte araştırılması önem taşıyor.
Mirasın reddi için üç aylık süre bulunuyor
Yasal mirasçılar için mirası ret süresi genel olarak üç ay. Süre, mirasçının ölümü ve mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlıyor.
Vasiyetnameyle mirasçı atanan kişiler bakımından süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlayabiliyor.
Haklı sebeplerin bulunması halinde sulh hukuk hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir. Ancak sürenin geçirildiği her durumda ek süre verileceği düşünülmemeli.
Ret başvurusu nereye yapılır?
Mirasın reddi beyanı, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılabiliyor.
Ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekiyor. “Borç fazlaysa reddediyorum” veya “Ev bana kalmazsa mirası kabul etmiyorum” şeklindeki koşullu açıklamalar geçerli bir ret beyanı olarak değerlendirilmeyebilir.
Mahkeme tarafından ret beyanı özel kütüğe kaydediliyor ve isteyen mirasçıya bunu gösteren belge veriliyor.
Mirası kabul eden davranışlara dikkat
Üç aylık süre dolmadan mirası reddetmek isteyen kişinin tereke malları üzerinde sahip gibi hareket etmemesi gerekiyor.
Terekeye ait bir aracı satmak, parayı kişisel hesabına geçirmek, malları gizlemek veya olağan yönetim sınırlarını aşan işlemler yapmak mirasın örtülü biçimde kabul edildiği sonucunu doğurabilir.
Yalnızca cenaze işlemleri, terekenin korunması veya zorunlu yönetim işleri ise her durumda mirasın kabul edildiği anlamına gelmeyebilir. Yapılan işlemin niteliği somut olayda değerlendiriliyor.
Reddeden kişinin çocukları da reddetmek zorunda mı?
Reddeden mirasçının payı çocuklarına geçtiğinde bu çocuklar da mirasçı haline gelebiliyor. Çocukların da mirası istememesi halinde onlar açısından ayrıca ret süreci gündeme geliyor.
Sonraki mirasçılar, önceki mirasçıların mirası reddettiğinin kendilerine bildirilmesinin ardından kanunda öngörülen süre içinde ret hakkını kullanabiliyor.
Çocukların küçük olması halinde ret işlemi yasal temsilciler tarafından yürütülüyor. Anne ve baba ile çocuk arasında çıkar çatışması bulunması durumunda kayyım atanması veya mahkeme izni gerekebiliyor.
Bütün kardeşler mirası reddederse ne olur?
En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi halinde tereke, sulh hukuk mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye ediliyor.
Terekeye ait mallar kullanılarak öncelikle borçlar ödeniyor. Borçların ödenmesinden sonra geriye değer kalırsa bu tutar, mirası reddetmemiş olsalardı hak sahibi olacak kişilere dağıtılabiliyor.
Altsoyun tamamının mirası reddetmesi ve sağ kalan eşin bulunması halinde ise çocuklara ait payların sağ kalan eşe geçmesi gündeme gelebiliyor.

Borçlu miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır mı?
Miras bırakanın ölüm tarihinde borçlarını ödeyemediğinin açıkça bilinmesi veya bu durumun resmen belirlenmiş olması halinde miras reddedilmiş sayılabiliyor. Bu durum hukukta “hükmen ret” olarak ifade ediliyor.
Ancak miras bırakanın yalnızca borçlarının bulunması, mirasın kendiliğinden reddedilmiş sayılması için her zaman yeterli değil. Borçların mal varlığından fazla olup olmadığı ve ödeme güçsüzlüğünün açıkça bilinip bilinmediği inceleniyor.
Hükmen ret ile üç aylık süre içinde mahkemeye yapılan gerçek ret, farklı hukuki şartlara sahip bulunuyor.
Miras reddedildikten sonra geri alınabilir mi?
Mirasın reddi önemli ve kesin sonuçlar doğuran bir işlem. Ret beyanından sonradan tek taraflı olarak vazgeçilmesi kural olarak mümkün değil.
Yanılma, aldatma veya korkutma gibi iradeyi sakatlayan durumların bulunduğu ileri sürülüyorsa mahkeme süreci gündeme gelebilir. Ancak yalnızca “Sonradan mal varlığı bulundu” gerekçesi ret beyanını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.
Bu nedenle ret kararı verilmeden önce miras bırakanın tapu, banka, araç, şirket ve icra kayıtlarının mümkün olduğunca araştırılması gerekiyor.
Ret işlemi diğer mirasçıların payını etkileyebilir
Bir kardeşin mirası reddetmesi, yalnızca kendisini değil çocuklarını ve diğer mirasçıların paylaşım oranlarını da etkileyebiliyor.
Ret beyanından önce şu soruların yanıtlanması önem taşıyor:
- Miras bırakanın toplam borcu ne kadar?
- Taşınmaz veya başka mal varlığı bulunuyor mu?
- Reddeden mirasçının çocukları var mı?
- Çocuklar küçük mü?
- Sağ kalan eş bulunuyor mu?
- Başka mirasçılar da ret kararı verecek mi?
- Tereke malları üzerinde daha önce işlem yapıldı mı?
- Üç aylık süre ne zaman başladı?
Mirasın reddi ailedeki diğer kişilere yeni hukuki ve mali sorumluluklar yükleyebileceğinden, başvuru öncesinde aile ağacının ve tereke durumunun birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Kaynak: Haber Merkezi