“TURİZM SEZONU” SONA ERERKEN...

“Futbol sezonu” diye bir şey var...

Hatta “Av sezonu” bile var... Anladık ta “Turizm sezonu” ne oluyor?

Mesela Yunanistan da, İtalya da, İspanya da ve Fransa da böyle bir şey var mı?

Bildiğim kadarıyla yok... Osman Gürün’ün büyükşehir değil, yıllar önce Muğla Belediye Başkanlığı’nın ilk yılında kış aylarında birlikte gittiğimiz Yunanistan’da Amerikalı ve Japon “zengin” turist kaynıyordu.

Evet “denize girmenin”, güneşlenip “yanık tenli” olmanın her yerde bir “mevsimi” olabilir, ama Yunanistan ana karasında turizmin sezonu yoktu. Belki adaları için “sezondan” söz edilebilir.

Evet bizde bir de “Turizm sezonu” var. Hatta bunun bir “Yüksek sezonu” da bulunuyor; Temmuz, Ağustos ayları... Haziran, Kasım ve ötesi ölü sezon...

Bugün Eylül’ün üçü... Turizmin gitsem mi kalsam mı dediği, bir anlamda “can çekiştiği” ay...

Okullar açıldı açılıyor... Yazlıkçılar dönmeye başladı. Bodrum’u İstanbul’un mahallesi haline getiren sosyetesini ve Almancıları saymazsak yerli turist yok gibiydi... Muğla’nın bütün güzellikleri yabancılara kaldı. Onlarda Kasım 15’e kadar giderler.

Sessiz, sakin, dingin Muğla’nın en güzel günleri başladı... Eh biraz da biz yaşayalım...

İyi de Muğla bu “sezon” sarmalından çıkamayacak mı? Turizmi daha ne kadar 12 ayın 5-6 ayına sığdırmaya çalışacağız...

Muğla, “Muğla’da her dem turizm”e ne zaman, nasıl geçecek?

xx xx xx

AHMET ARAS VE TURİZM

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ta 16 Ağustos 2024 tarihinde Now TV’de katıldığı Çalar Saat programında Ezgi Gözeger’in sorularını yanıtlarken değinilmeyen konu kalmadı gibi... Fırsat buldukça ben de bu köşeden paylaşmaya çalıştım.

Dün “çevre”den söz ettik. Bugün “turizme” bakalım.

Bir tek “sosyal meseleler” kaldı, bir ara onu da paylaşırız.

Ezgi Gözeger, Çalar Saat programında ağırladığı Ahmet Aras ile sohbete “Nasıl Ege, nasıl Muğla?” sorusuyla başlamıştı. Başkan Aras’ta “Güzel Muğla’mız... Tabii şu anda turizm sezonundayız. Son bir kaç haftadır da bir yoğunluk var.” diye karşılık verdi. Ağustos’un ortasıydı... Sektörde yüzler gülmeye başlamıştı. Temmuz, öyle eski Temmuzların tadında olmamıştı... Başkan Aras ise şöyle devam etmişti:

Mesela Marmaris sokakları biraz boş gibiydi. Son dönemde turizmle ilgili bazı sıkıntılar yaşanıyordu. Mesela Bodrum’da Marmaris’te hep biraz pahalılık konuşuluyordu. Tabii pahalılığın sebebi esnafın üzerine koyduğu fiyatlar da değil.. Ülke ekonomisinin geldiği durum.. Girdi maliyetleri, personel maliyetleri, enerji maliyetleri, yani her konuda enflasyon yaşanıyor. Enflasyon pik yapmış durumda. Turizm pik yapacakken enflasyon pik yaptı. Ama bu günlerde turizmin artık pik yaptığı dönemdeyiz. Şu anda her şey iyi, esnafımız mutlu.. Ama, tabii çok kısa bir sezon... Bunu uzatmak için çalışmalar yapmak durumdayız.

xx xx xx

GERİATRİ KÖYÜMÜZ BİLE OLABİLİRDİ, AMA TURİZMCİYE SAHİP ÇIKAMADIK!

Programı izlerken Ahmet Aras’tan önceki Muğla’yı düşündüm...

Eskiden Turizm Bakanlığı’nın “enformasyon memurları” ve bu memurların görev yaptığı “Enformasyon-Danışma” birimleri olurdu. Hala var mı bilmiyorum.

Yerel yönetimlerin de olmalı...

Bildiğim kadarıyla geçen 10 yılda Muğla gibi önde gelen turizm merkezlerinden birinde Büyükşehir Belediyesi’nin bir “Turizm” veya “Kültür Turizm” Daire Başkanlığı da yoktu... Muğla’nın başat sektörü turizmin dertlerini dert edinmiş, bu alanda deneyimli “vizyon sahibi” bir belediye başkanı da yoktu. 

Zaten olsaydı, turizmin bir ‘dairesi’ de olurdu!

Oysa özel sektörde de mesleğini icra etmiş bir uzman doktorun yönettiği bir belediye ile Muğla’da çok ciddi “ sağlık turizmi” adımları atılmış olabileceği gibi bir “Geriatri Köyü”ne bile sahip olmuş olabilirdik...

Ah şu Muğla’nın kaybolan yılları ahh...

Sadece yılları mı insanları da kaybettik, kaybediyoruz... Mehmet İlhan daha 31 yaşında birkaç dil bilen kokartlı turizm rehberiydi... Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde “turizm” ile ilgili birimde görev yapıyordu. Detaya girmeyeyim, belediyede ‘sığdıramadılar’, istifa etti ve profesyonel rehberliğe döndü. Geçen sene Kasım ayında Marmaris’ten aldığı Taylandlı gruba rehberlik yaparken tur otobüsünün Denizli’de devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi.

Mehmet İlhan belediyeden ayrılmak zorunda kalmasaydı şu anda yaşıyor olabilir miydi? Bilmiyorum. Kim bilebilir ki... Ama Mehmet İlhan’ın adını, anısını bir sokakta, bir yerde yaşatabiliriz...

xx xx xx

TURİZMCİ BAŞKAN...

Now TV’de Çalar Saat programında pek çok konuda olduğu gibi turizmde de vizyon sahibi bir belediye başkanına sahip olduğumuzu görmek beni gerçekten çok mutlu etti... O anlattıkça ben keyif aldım...

Ahmet Aras başkanlığında Muğla Büyükşehir Belediyesi yeniden yapılanıyor. Yeni daireler, birimler kuruluyor. Bu yazımı kaleme alırken MBB web sitesine girdim. Çok şaşırdım. Yeni kurulan birimler içinde “Turizm Daire Başkanlığı” olmadığı gibi “Kültür-Turizm, Gençlik-Spor ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı” da yoktu.

“Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı” vardı. Başkanlığını, Basın-Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Yiğit vekaleten yürütüyormuş. “Ne marifetli adammış” dedim...

Şube müdürlükleri de biri hariç vekaleten yürütülürken, o şubelerin içinde “turizme” dair bir şey yoktu...

“Turizm Şube Müdürlüğü”nü yeni kurulan birimlerden “Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı” içinde buldum.

Oysa “yerli turist” de var, anlayamadım...

Tabii yapılanma devam ediyor. Başkan Aras’ın turizme verdiği önemi biliyorum. O “önem” nedeniyle turizme dair yapılanma devam ediyor olabilir diye düşünüyorum...

xx xx xx

PARALI TURİST GELMİYOR, TURİZMCİ GİDİYOR

Biz yine Çalar Saat’e dönelim.

Program akışı içinde Ezgi Gözeger’in “Enflasyonun piki hepsini dövüyor maalesef” şeklindeki müdahalesi ile Başkan Aras “Tabii sonrada çeşitli tevatürler oluyor. Yunanistan daha ucuz, şudur budur gibi... Doğru ama sonuçta bunun suçu turizmcinin değil..Yani turizmciye bu maliyetlerle iş yaptıran maalesef kamu ekonomisidir.” ifadesinde bulunurken, Ezgi Gözeger’in “Asparagas, yani asparagas derken teyide muhtaç bilgiler geliyor. Türk turizmcisinin Yunanistan'a gidip, adalarda yatırım yapmak için girişimde bulunduğuna dair. Sizde böyle bir bilgi var mı?” şeklindeki sorusuna da şöyle yanıt verdi:

Var tabii. Sadece orada değil, Avrupa’nın değişik yerlerinde mesela Hırvatistan'da, Montenegro’da çok ciddi Türk girişimci artışı var. Fark ediyorsanız sanayiciler bile artık Türkiye'deki maliyetlerden kaçıp, Bulgaristan’da, Romanya’da veya Kuzey Afrika’da, Mısır’da, Tunus’ta oralarda imalat yapmaya başladılar. Fabrikaları oralara taşıyorlar. Türkiye’de bu işler gerçekten çok zorlaştı. Mesela tarım sektöründe de görüyorsunuz bu olayları. Her şey ithalata dayandırıldı. Üretimden kopup ithalata kaçtılar. Hayvancılıkta, tarımda en ufak bir sıkıntıda hemen ithalatı açıyorlar. Bu da üretimi bitiriyor. Bir taraftan da komisyonculara çok para kazanmak için güzel bir olanak sağlıyor.

xx xx xx

“SEZON” SICAĞI SICAĞINA MASAYA YATIRILMALI

“Sezon” bitti bitiyor... Muğla Valiliği veya Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından veya her ikisi birlikte sezonun masaya yatırılmasında yarar var. Her sene sezon başlarken Muğla Valiliği “İl Turizm Koordinasyon Kurulu” toplantısı yapar. Bence sezona “merhaba” derken değil, şimdi sezonu kapatırken o “koordinasyonu” yapmakta ve sezonun muhasebesini, olumsuzluklarını değerlendirmekte yarar var.

Tabii Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras başkanlığında sektörün tüm paydaş ve partnerleri ile bugüne kadar yapılmayan “Turizm Çalıştayı” veya “Yerel Kurultayı” da yapılabilir.

Bu çalıştayda, “Muğla’nın tanıtımı” yılan hikayesinden önce Muğla’nın turizmde artıları eksileri (Swot analizi) ortaya konulmalı, “fiyat istikrarı”, başta “görüntü” olmak üzere her türlü kirlilik ile birlikte “personel kalitesi” ele alınırken, “turizmin çeşitlendirilmesi” alt başlığı ile “12 ay turizm hedefi” ortaya konmalı...

Sektörün “tesislerin sınırlandırılması” ve “tesislerin yenilenmesi ve bakımı” gibi sorunları ile “teşvikleri”, “destekleri” de Ankara’ya bırakalım...

-----------                      -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Gecenin en karanlık anı, şafak sökmeden az öncedir. --Victor Hugo