TV100'de CHP’ye yakınlığı ile bilinen Murat Gezici ve Hacı Yakışıklı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras'ın AK Parti'ye geçebileceğine ilişkin bir kulis iddiasını dile getirdi. O sırada Ahmet Aras Başkan Romanya’daydı.
Başkan Aras’ın dışında ağzı olan konuştu. Yorumlar uçuştu. Başkan Aras sustuğu gibi, “Hıyarım var” diyene elinde tuzluk koşturanlar da sustu. Basınımızın maşallahı var. Bir arkadaşımız “Görüştüm, Başkan iddiaya gülmekle yetindi” derken bir başka arkadaşımız, 5 Temmuz da saat 21.52 de şu paylaşımı yaptı:
“Bir deli kuyuya taş atıyor, kırk akıllı o taşı çıkarmaya çalışıyor. Asparagas bilgi sosyal medyayı sallıyor… Romanya’dan yeni dönen Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a ulaşamadım ancak ona yakın kişiyle telefonda konuştum, bilgi tamamen asparagas…”
O’na yakın kişi kim olabilirdi?
Herkes bu sorunun yanıtını ararken Ahmet Aras Başkan’ın özel danışmanı beyefendi aynı gün saat 23.21 de “Bir taraftan, yalan haberin Muğla’daki adı olan gazetelerden biri, diğer taraftan muhatabına sormadan, kesin konuşan bir dallama ve sonuç? Ortaya atılan iddia, tabii ki sallama.” diye paylaşımda bulundu.
Sakın alıcılarınızla oynamayın… ‘Tarlabaşı’ veya ‘Dolapdere’ belediyesinden filan değil, bizim büyükşehirden…
*
Artık kimin delisi kimin kuyusuna taş attıysa, bu arada kuyu da taş çok (!) nerede saklanırken bulundularsa 40 akıllı o taşı çıkarmaya çalışırken, bir dallama bir sallamaya kandili nerede söndürdülerse “Gel beraber sallanalım” derken, tımarhaneye dönmüş, kimyası bozulmuş gadın Moolam dan bir “gazeteci” çıktı, Gazeteci Altar Zeyhan 5 Temmuz da saat 21.01 de “Başkan Aras’ı Aradım, Danışmanı Çıktı, Dönüş Bekliyorum” başlığı atarak şöyle yazdı:
“Gezici Araştırma Şirketi Başkanı Murat Gezici, canlı yayında CHP’li bir büyükşehir belediye başkanının AK Parti’ye geçeceğini öne sürerken, kulislerde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın adının ön planda olduğunu iddia etti. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ı aradım. Danışmanı açtı. Kendisinden dönüş bekliyorum.”
Sanıyorum o dönüş olmadı… Gazeteci Altar Zeyhan bu defa 6 Temmuz da saat 10.05 de “Ak Parti'ye geçeceği iddialarıyla gündeme gelen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'tan haber alınamıyor. Muğla halkı Aras'ın açıklama yapmasını bekliyor.” diye paylaşım yaptı…
*
Uzun süre Ahmet Aras Başkan’a ulaşılamadığı gibi kulisler de (kaç danışmanı var onu da bilmiyoruz) “Nerede bunun danışmanı, nerede basın halkla ilişkiler görevlileri?” diye homurdanmalar başlarken yaşanan “sessizliği” herkes kendi meşrebiyle yorumlamaya başladı.
Flaş iddia sonrası Muğla adeta karışırken, Ahmet Aras Başkan cephesinde tam bir sessizlik hâkim oldu. Haberler “Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaların ardından, başkanın telefonlara çıkmadığı ve yakın çevresinin sessizliğini koruduğu öğrenildi.” diye kaleme alınmaya başlarken, Merkez TV adında bir yayın “Ahmet Aras AK Parti’ye geçsin mi?” sorusuyla sokak röportajı başlattı…
Nasıl bir sonuç çıkardılar bilmiyoruz, ama bir parça izledim ağırlıklı olarak “Memleket hizmet görmüyor, geçse iyi olur” diyenler ağırlıklı görünüyordu…
*
Sessizliği Ahmet Aras Başkan zehir zemberek bir açıklama ile kendisi bozdu!
Ahmet Aras Başkan önce 6 Temmuz’da saat 12.07 de sosyal medya hesabından “Hiçbir dayanağı olmayan bir iddiayı kamuoyu önünde gerçekmiş gibi açıklayan birkaç kendini bilmeze cevap vermekten çok daha mühim işlerimiz var. Bu maksadı belli yalanlara lütfen siz de itibar etmeyin. Tanıdığınız, bildiğiniz ve güvendiğiniz Ahmet Aras, sizi yanıltmaz.” diye açıklamada bulundu.
Acaba çok daha mühim ne işleri olabilirdi?!
Kimle konuştuysam “Kelimeler bildik geldi. Bu açıklama beyefendinin tarzı” derken, ben de “Bu nasıl bir geçiştirme” diye söylenirken, Ahmet Aras Başkanın asıl açıklaması ardından şöyle geldi:
“Benden şüphesi olan beni aramasın. Beni arayanların benden şüphesi olduğunu düşünüyorum. Arayanları bir kenara yazdım. Bu gerçek mi deyip beni arayanları not ettim. Bununda mesajını vermiş olayım. Bana güvenen beni seven Muğla halkına selam olsun.”
Ahmet Başkan hani “Tanıdığınız, bildiğiniz ve güvendiğiniz Ahmet Aras, sizi yanıltmaz.” diyor ya, benim tanıdığım Ahmet Aras’ın ne üslubu ne söylemi böyle değildi…
Bu siz değilsiniz, yanıltmayın bizi… Zaten yeterince yanıldık…
*
Doğrusu ben o günlerde bu kakofoninin içinde yer almak istemedim. Sonra da ha bugün ha yarın derken geldik bugüne…
Bir günlük sessizlik kaç gün ileri geri yorumlara neden olurken, “Benden şüphesi olan beni aramasın... Arayanları da bir kenara yazdım. Bilginiz olsun.” tehdidi kaç gündür beynimi kemiriyor. Basına göz dağı… Tehdit dili. Öfke patlaması. Ne oluyoruz ya… Bir de bizi yanıltmaz mı… Oysa biz taa baştan yanıltılmışız…
Bir dost “Eee canım neredeyse 9 aydır bu muhabbet gündemde. Kolay değil Başkan da bir insan, öfkesi patlamıştır” demeye kalktı. Ben de tamamlatmadan “Biz neyiz?” diye ağzına tıkadım.
O değil de bir Allah kulu da şunu sormadı:
Bakalım AK Parti Ahmet Aras Başkanı alacak mı?
Ulusal bir kanalda önemli bir siyasi iddia ortaya atılıyor. Yerel gazeteciler bunu doğrulatmak için belediye başkanını arıyor. İlk etapta cevap alınamıyor. Sonra iddia yalanlanıyor.
İddia sahibine tekzip, suç duyurusu bir yana “İddianı ispat et, etmezsen müfterisin” bile denilemiyor!
Ancak kamuoyunun dikkatini çeken yalanlama değil, “Arayanları not ettim” ifadesi oluyor.
Demokratik toplumlarda gazetecinin görevi iddiaları muhatabına sormaktır; soru sormak sadakatsizlik ya da düşmanlık olarak görülmemelidir.
Siyasetçiler eleştiriye ve sorgulamaya açık olmak durumundadır. Sert üslup, çoğu zaman tartışmayı kapatmak yerine büyütür. Kangrene çevirir…
*
Muğla siyasetini bir anda hareketlendiren iddia; “Ahmet Aras AK Parti’ye geçiyor.”
İddia ortaya atıldı. İnternet siteleri haberi geçti. Sosyal medya saniyeler içinde bu haberi binlerce, ardından milyonlarca kişiye ulaştırdı. Telefonlar susmadı. Gazeteciler doğrulatmak için harekete geçti. Galiba bir tek ben aramadım… Biliyorum, arasam “Özcan abi beni bilmiyor musun? Olur mu öyle şey. Eski hikâye ısıtıp ısıtıp servise koyuyorlar. Yok öyle şey.” diyecek.
Tabii yazacak olsam arardım da…
Ancak siyasette iletişim, en az icraat kadar önemlidir. Bazen bir dakikalık sessizlik saatler süren spekülasyonlara, “acabalara” dönüşebilir. Bir Büyükşehir Belediye Başkanı gazetecilerin aramasını bile beklememeliydi…
Neyse iyi ki aramamışım. Böylece not edilenlerden olmadım!
*
Gazeteci duyduğu her iddiaya inanmaz. Önce doğrulatmaya çalışır. Haberi büyütmenin değil, gerçeği ortaya çıkarmanın peşindedir.
İlk saatlerde Ahmet Aras'a ulaşılamadığı yönünde haberler yayımlandı. Sessizlik uzadıkça kulisler büyüdü, söylentiler çoğaldı. “Ateş olmayan yerden duman mı çıkar?” denildi…
Ardından beklenen açıklama geldi. Ahmet Aras, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Aslında o açıklama, tartışmayı bitirebilirdi. Ama bitirmedi. Çünkü açıklamanın ardından kullandığı “Benden şüphesi olan beni aramasın… Arayanları da bir kenara yazdım.” ifadesi tartışmanın yönünü tamamen değiştirdi: İşte o andan sonra Muğla'nın gündemi artık parti değiştirme iddiası değildi. Gündem, gazetecilere verilen bu mesajdı.
Gazetecinin görevi nedir?
Bir belediye başkanı hakkında ülke gündemine taşınan önemli bir siyasi iddia ortaya atıldığında telefonu eline alıp “Sayın Başkan, bu doğru mu?” diye sormak değil midir? Eğer bunu da yapmayacaksa gazetecilik hangi noktada başlayacaktır? Gazeteci soru sorar. Siyasetçi cevap verir ya da vermez.
Demokratik toplumlarda gazetecinin görevi yalnızca yapılan açıklamaları yayımlamak değildir. Kamuoyunu ilgilendiren iddiaları araştırmak, doğrulatmak ve gerektiğinde muhatabına soru yöneltmek de bu görevin ayrılmaz bir parçasıdır.
Ben bu yazımı yazmadan önce AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör’ü aradım, açmadı. Geride dönmedi. Bu işler bugünlerde böyle yürüyor galiba… Açsaydı, “Ahmet Aras Başkan’ın partinize başvurusu var mı?” diye kimsenin aklına gelmeyeni soracaktım…
---------- ----------
GÜNÜN SÖZÜ: Yaşamak görevdir bu yangın yerinde, yaşamak, insan kalarak. --Metin Altıok