Evet Cumhuriyet Halk Partisi’nde dananın kuyruğu bugün kopuyor.
CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa dönmesinin önünü açan mutlak butlan kararına yapılan itiraz yaklaşık iki ay sonra nihayet Yargıtay'a ulaştı. CHP Grup Başkanı Özgür Özel’e bakılırsa “Yargıtay dosyayı adli tatilden önce görüşemesin” diye bu şekilde “geç” gönderildi.
Bugün 20 Temmuz ve adli tatil başlıyor… Eğer Yargıtay hafta sonunda dosyaya bakıp bir karar vermedi ise 1 Eylül de başlayacak yeni Adli Yıl beklenecek.
Özgür Özel Kırıkkale'deki konuşmasında “Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay'da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar umutlarına yapılmış olan bu darbeyi görüşmeden ta sonbahara kadar bırakacak” diyordu.
Mahkeme, 21 Mayıs 2026'da verdiği kararla CHP'de Özgür Özel yönetiminin göreve geldiği 38. Olağan Kurultay'ı iptal etti. O günden beri Özgür Özel ve arkadaşları “Hemen kurultay yapılmasını” istiyor. Hatta en son Özgür Özel “2 milyon CHP'linin önüne sandığı koyarsanız ben adayım. Seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim. Ömrüm boyunca yanında gezeceğim!” diye ‘hodri meydan’ çekmişti. Bu resti çekebilen biri kurultayı neden beklemez onu da anlamak zor…
Ancak bunların olabilmesi için Yargıtay’dan bir karar çıkması gerekiyordu…
Özgür Özel ve arkadaşları üstelik “hukuki” değil “siyasi” buldukları bir kararı Yargıtay’a neden taşıdılar hala onu da anlayabilmiş değilim…
*
Anımsanacağı gibi Özgür Özel yönetimi mutlak butlan kararının hemen ardından mahkeme kararının iptal için Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) başvurmuş, ama başvuru reddedilmişti.
YSK bu tür kararların temyiz merciinin Yargıtay olduğunu kaydetmişti.
Butlan kararıyla göreve geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, görevden almalar ve atamalarla Özgür Özel yönetimine yakın isimleri partiden uzaklaştırıyor. Bunu da “keyfi” olarak değil, “disiplinsizlikler” gerekçesiyle yapmaya özen gösteriyorlar.
Geçtiğimiz günlerde CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl da alındı. Henüz resmen bir gerekçe açıklanmadı, ama Kızıl’ın il başkanlığı binasına üzerine çarpı işareti atılmış Kılıçdaroğlu posteri nedeniyle alındığı sanılıyor.
Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından Nail Kızıl’ın yerine Bodrum’un önceki İlçe Başkanı Halil Karahan atandı. Kulislerde Nail Kızıl yönetiminin Kocamustafendi Caddesi’nde Menteşe Belediyesi yanındaki dondurmacının üstünde bir daire kiralanmış… Tadilat işlemleri tamamlanınca taşınacakları konuşuluyor.
Halil Karahan’ında örgütü teslim almak için bu taşınma işleminin tamamlanmasını bekleyip beklemediği merak ediliyor…
*
Bu arada “parti binasında” değil, ama Büyükşehir Belediyesi’nde birbiri ardına “örgüt toplantısı” yapılıyor.
İlk toplantı Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras başkanlığında MBB ‘Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde yapıldı. 13 Temmuz’da Milletvekilleri Gizem Özcan, Cumhur Uzun ve Süreyya Öneş Derici’nin katılımı ile 13 ilçe başkanı ile yapıldı. Toplantıdan sonra Ahmet Aras Başkan sosyal medya hesabından “Seçilmiş İl Başkanımız, milletvekillerimiz ve ilçe başkanlarımızla partimizde yaşanan siyasi gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayız.” diye paylaşımda bulunurken, Milletvekili Cumhur Uzun da şu paylaşımı yaptı:
“Partimizi yargı eliyle şekillendirmek isteyenler bilmelidir ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine mahkemeler ve bu mahkemeden aldığı yetkiyi hukuksuz bir şekilde kullananlar değil, örgüt iradesi yön verir. Muğla örgütü bir bütün olarak, demokrasiye, parti hukukuna ve seçilmiş yöneticilerine sahip çıkmaya devam edecektir. Hiç kimse, hukuksuz müdahalelerle örgütümüzün birlik ve kararlılığını zayıflatabileceğini düşünmesin. Bizler, halkın iktidarı mücadelesini omuz omuza sürdürecek; seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve yöneticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Kararlılıkla belirtmek isteriz ki; Ya bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız.”
*
Bu toplantıda Milletvekili Cumhur Uzun ile İl Başkanı Nail Kızıl’ın arasında MBB Başkanı Ahmet Aras’ın oturması dikkati çekerken “örgüt toplantısı” denilen toplantıya belediye başkanlarının katılmaması dikkati çekti.
Ancak üç gün sonra da aynı yerde bu defa belediye başkanları ile toplantı yapıldı.
Bu defa milletvekillerinden sadece Süreyya Öneş Derici’nin katıldığı ve CHP’li belediye başkanları ile yapılan “örgüt toplantısına” Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca ve Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş katılmamıştı. Ahmet Aras Başkan da bu sefer Nail Kızıl ile Süreyya Öneş Derici’nin arasına oturmuştu.
16 Temmuz’da yapılan toplantıdan sonra bu sefer Başkan Aras paylaşımda bulunmadı ve Milletvekili Süreyya Öneş Derici “Demokrasi kenti Muğla'mızın birbirinden kıymetli belediye başkanları ve vekilleri ile bir araya gelerek ilimizin ve ülkemizin gündemini değerlendirdik. Halkçı belediyecilik anlayışımız ile milletimize hizmet etmekten asla vazgeçmeyecek, Muğla'nın seçilmişleri olarak memleketimizin menfaatlerini önceliklendirmeye devam edeceğiz.” diye paylaşımda bulundu.
Paylaşılan fotoğraflarda kendisinden başka milletvekili yoktu…!
*
Belediye başkanları ile yapılan toplantıdan sonra sadece Milletvekili Süreyya Öneş Derici’nin açıklama yapmış olmasının nedeni Bodrum’dan Ahmet Değirmenci’nin ilk toplantı ile ilgili sosyal medya hesabımdan yaptığım paylaşımın altına Değirmenci’nin yazdıkları etkili olmuş olabilir mi bilmiyorum!
Ahmet Değirmenci o gün benim paylaşımımın altında “CHP Muğla örgütünün toplantısına, Parti Meclisi Üyesi Süreyya Öneş Derici varken kimin başkanlık ettiğinin bir önemi yok sanırım?
Peki, kurultay delegeleri, il delegeleri, ilçe belediye başkanları Muğla örgütünün danışma kurulu üyeleri değil mi? İl yönetim kurulu neden yok?” diye sorarak şöyle yazdı:
“Belediye başkanının gölgesinde siyaset yapıyorsunuz deyince kızıyor linç ediyorlar. Vekilimizin biri partimizin adını anmıyor! Muğla il örgütü diyor. Hangi parti sizi vekil yaptı?
Görevinizi iyi yapmış olsaydınız eğer butlan garabeti bu partinin üzerine kara bulut gibi çökmezdi. Bizim payımız yok mu diye özeleştiri yapan hiç yok. Ben görmedim sen gördün veya duydun mu Özcan Özgür…”
Kendisine o zaman “Toplantı il yönetimi değil, Danışma kurulu da değil il örgüt toplantısı olduğu için olabilir. Kurultay delegelerini de biliyorsun belediye başkanlarının hısımı akrabası. Öteki sorularına muhatapları yanıt versin.” diye yanıt vermekle yetindim.
Ancak ben daha çok oturma düzenine takılıp kaldım. Bir “örgüt toplantısını” Tüzük gereği Parti Meclisi Üyesi Öneş’in olmadıysa İl Başkanı Nail Kızıl’ın başkanlık yapması gerektiği halde masanın başına neden Ahmet Aras Başkan oturmuştu?
Ev sahibi olduğu için mi? Yoksa Yeni Parti’nin tüzüğünde belediye başkanları il başkanları ve milletvekillerinin önünde mi gelecek?
*
Neyse bunlar derin konular… Sonra bakarız. Bugün ne olacak?
Yargıtay ya 38. Olağan Kurultayı yok sayan mahkeme kararını yok sayacak ya da onaylayacak. Veya karar Adli Tatil sonrasına bırakılacak…
Peki Yargıtay ya 38. Olağan Kurultayı ve sonrasında alınan kararları ve yapılan işlemleri yok sayan mutlak butlan kararını yok sayarsa ne olacak? Ahmet Değirmenci’nin bu konuda akla gelmedik, hiç konuşulmadık tespitleri oldu. Değirmenci sosyal medya hesabından paylaştığı “Yargıtay 38. Kurultayı Geçerli Kılarsa Ne Olacak?” başlıklı yorumunda “Şu an herkes ‘butlan’ diyor. Kimse ileri senaryoyu konuşmuyor. Öngörüsü olan var mı?” diye sorup şöyle devam etti:
“1- Yargıtay bozarsa hukuken ne olur? 38. Kurultay geçerlidir. Bu durumda, Sayın Özgür Özel halen CHP Genel Başkanıdır… Kayyım tartışması biter.
2. Kritik Nokta: Ya Özgür Özel yeni parti kurarsa? İşte düğüm burada. SPK Md. 101 çok açık: Başka bir partiye üye olanın CHP üyeliği kendiliğinden sona erer. Genel Başkan olmanın ilk şartı CHP üyesi olmak değil midir? Eğer, Sayın Özel yeni parti kurup üye olursa, 38. Kurultay geçerli olsa bile hukuken CHP Genel Başkanlığını kaybeder. Görev boşalır. Tüzüğe göre PM içinden vekalet seçilir. 45 gün içinde ‘Olağanüstü Kurultay’ yapılır.
3. Kılıçdaroğlu ve Ekibi ne olur? Yönetimden düşerler. Çünkü 38. Kurultay geçerli, ama üyelikleri devam ettiği için ilk kurultayda Genel Başkanlığa ve PM’ye aday olabilirler.
4. Yeni Partiye gidenler ne olur?
CHP üyelikleri biter. Geri dönüşleri yoktur. CHP tüzel kişiliği devam eder. Tabela, mal varlığı, 100 yıllık çınar yerinde durur. Yedeklerle yönetim tamamlanır. Yedek yoksa kurultaya gidilir.
SONUÇ; CHP sahipsiz kalmaz. Emekçilere kalır. Arkadaşlar ‘Biz ikbal ve makam için gelmedik. Biz CHP’nin 100 yıllık çınarına, tüzüğüne, ilkesine sahip çıkmak için geldik.’… Kim giderse gitsin, kim gelirse gelsin... Herkese ‘butlancı’ damgası vurarak, hakaret ederek siyaset yapılmaz. Aldığımız görevin hakkını verdik mi önce ona bakalım. Suçlayıcı yorum yapmak sizi iyi siyasetçi yapmaz, partimize de fayda vermez. Yaşananlardan ders çıkaralım. Kardeş kavgasını bitirip enerjimizi Türkiye’nin birinci partisini iktidara taşımaya harcayalım.”
*
Neyse ki Yargıtay’dan bugün bir karar çıkacağını sanmıyorum. Çıkmazsa CHP’de boşanma bugün fiilen gerçekleşebilir. Çünkü birilerinin acelesi var. O zaman Değirmenci’nin sorularının yanıtı önemli olacaktır…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ: Barışın beş düşmanı içimizde yatar: Açgözlülük, hırs, haset, öfke ve kibir. --Francesco Petrarca