“Ahmet Aras ‘Cengiz Bektaş Belleği ve Müzesi’ için umut verdi…” başlığını taşıyan 16.07.2026 tarihli yazımın sonunda “Bir Büyükşehre Bir Menteşe’ye Öneri…” ara başlığı altında haddim olmayarak naçizane öneride bulundum.
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın “Kocamustafa Efendi Caddesi’nde hayata geçirmeyi planladığımız yenileme projesi öncesinde bölge esnafımızla bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz toplantıda; yaya trafiğini rahatlatacak, sokağımızı estetik ve kullanışlı bir dokuya kavuşturacak projemizi değerlendirdik.” şeklindeki paylaşımından yola çıkarak şu ifadelerde bulundum:
“Başta Turgutreis Caddesi olmak üzere bu ‘anlayışla’ ele alınması gereken çok cadde ve sokağımız var. Umarım sıra onlara da gelir. ‘Eski Muğla’da Kocamustafendi (Önce Ragıp Bey Cad.) Caddesi başta bütün caddelerde kaldırım yüksekliği 10 cm bile yoktu. O zamanlar medeniyetimiz kaldırımlarımızdan yüksekmiş…
O zamanlarda kaldırımlara küçük çakıl taşları ile kaplama yapılarak mozaik havası verilmişti. Kocamustafendi Caddesi kaldırımları ile Askerlik Şubesi, MBB Başkanlığı ve Menteşe Başkanlığı önündeki kaldırımlarda aynı şekilde kaplanmıştı. Ben rahmetli Orhan Çakır zamanında belediyedeyken, Kocamustafaefendi Okulu önünde paramparça kalmış kaplamayı yenilemiştik…
Aynısı yapılırsa ve Kavaklıdere de olduğu gibi parke kaplama da renkli olursa gerçekten yeni ve güzel bir şey yapılmış olur.”
*
O yazımı “Yerim kalmadı… Büyükşehir ile yarın devam ederiz…” diye noktalamıştım.
Devam edemedik. Araya dünkü “Gizem Özcan - Kadem Mete Polemiği ve Kayaköy kangreni…” başlıklı yazım girdi.
Ne oldu bilmiyorum, en az okunan yazılarımdan biri oldu.
Neyse bugün devam edelim.
Eğer “Cengiz Bektaş Kent Belleği ve Müzesi” ile ilgili toplantıya katılabilmiş olsaydım, Menteşe’de Cumhuriyet Meydanı’ndaki mülkiyeti Menteşe Belediyesi’nde olan ‘Atapark’ ve Büyükşehrin iyi ki satın aldığı ve en son Halk Bankası olarak kullanılan “Abide Hanım Konağı” ile Katlı Otopark’ın bitişiğinde kapanan İl Özel İdaresi’nden Büyükşehre devredilen ve depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan hizmet binası yerinin akıbetini soracaktım.
Daha önce de değinmiştik, bu alan ile ilgili “Mimari Proje Yarışması” düzenlendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde sanıyorum bu bir ilk ve umarım arkası gelir…
*
Aslında ben bu konuda da yazmıştım.
Atapark ile birlikte Abide Hanım Konağı’nın “İlber Ortaylı Kütüphanesi ve Müzesi” olarak düzenleneceği gündeme getirilmiş ve tartışma konusu olurken, Ahmet Aras Başkan’ın özel danışmanı da burada “Yılmaz Büyükerşen Mumya Müzesi” düzenlemesini önerip, tüy dikmişti!
Oysa ne “kuş”, ne “balık” olmak gerekmiyor. Ama önce bu şehri tanımak, bu şehri sevmek ve bu şehri bir bütün olarak “bakmak” değil “görmek” gerekiyor…
Nazım Hikmet’in eşsiz dizelerinde belirttiği gibi; tek bir parçaya sıkışmak yerine bütünü kucaklamak en güzelidir. Seçenekler arasında kaybolmak yerine, deniz olmak oğlum; bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla her şeyi içinde barındırmak gerekir.
Ben her zaman nasıl geçmişte, Muğla Belediyesi, Muğla İl Özel İdaresi, Muğla Valiliği, Muğla Adalet Sarayı, Muğla Jandarması ve (bu olmamış ama) Muğla Kapalı Cezaevi “Konakaltı Meydanı”nda bir arada olmuşlarsa;
Cumhuriyet Meydanı’nda Muğla Valiliği’nin yanında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü’nü yan yana düşünmüşümdür…
*
Gelelim önerime;
Muğla Büyükşehir Belediyesi o proje yarışması düzenlenen parsel ile yıkarak katlı otopark alanını birleştirebilir.
Burada şehir merkezindeki otopark sorununu önemli ölçüde ortadan kaldırabilecek 3 katlı yeraltı otoparkı tesis edilebileceği gibi, zemin altındaki kat ‘bovling’, ‘bilardo’ salonları ve mağazalar olarak düzenlenebilir. Üst katlarda içinde meclis toplantılarının da yapıldığı çok amaçlı salon ile konservatuarında yer aldığı, cep tiyatro ve cep sinema salonlarının bulunduğu bir “hizmet binası” yapılabilir.
Hangi para ile?
Yeraltı otoparkları ve zemin altı katı “yap işlet devret” yöntemiyle yapılabileceği gibi, tamamını Ahmet Aras Başkan kendisi de yapabilir.
Önceki gün Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ’un Bodrum Haber’de çıkan “Konuk Değil, Ücretli Yayın: MBB’den Halk TV’ye 400 Bin TL” başlıklı yazısını okuyunca “Neden olmasın?” dedim.
Yazısında “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın konuk olduğu Halk TV programının, belediye bütçesinden satın alınan bir yayın hizmeti olduğunun EKAP kayıtlarıyla ortaya çıktığını” belirten Mustafa Gündoğ “Halk TV’nin belediyelere hizmet vermediğini, belediyelerin Halk TV’den yayın satın aldığını” söylüyor.
Yeni bir şey mi? Hayır…
*
Mustafa Gündoğ “Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.’den 400 bin TL bedelle ‘Yayın Hizmeti Alımı’ gerçekleştirdi.” diyerek özetle şöyle anlatıyor:
“EKAP’taki alım açıklamasında hizmetin kapsamı ‘Halk TV kanalında yayınlanan ‘Görkemli Hatıralar’ programında Muğla’nın ve Muğla Büyükşehir Belediyesi hizmet ve projelerinin tanıtılması amacıyla programın yayın işi.’
Bu kayıt, Ahmet Aras’ın programa yalnızca Halk TV’nin davetlisi olarak katılmadığını; yayının belediye tarafından 400 bin TL karşılığında satın alındığını gösteriyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Halk TV’ye yapılan ödeme ile aynı gün Doğaç Müzik ve Film Menajerlik Organizasyon Limited Şirketi’nden 705 bin TL’lik sanatçı hizmeti de aldı. Program afişinde sanatçı olarak Hüseyin Turan yer aldı. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 18 Şubat 2014 tarihli kaydına göre Doğaç Müzik’in sermayesinin tamamı Hüseyin Turan’a aitti.
Böylece aynı programla bağlantılı iki hizmet alımının toplam bedeli 1 milyon 105 bin TL’ye ulaştı.”
1 Milyon 105 bin TL…
Başka TV’lerde var. Acaba geçen 2 yılda kaç TV ve Organizasyon şirketine “doğrudan temin” 1 Milyon 105 bin TL’ler ödendi… Ne dersiniz bu paralarla bu proje gerçekleştirilemez miydi?
*
Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ’un yazısına yine döneriz. Aslına bakarsanız katlı otoparkı yıkmadan Ahmet Aras Başkan Muğla Valiliği il Milli Eğitim Müdürlüğü ile bir protokol yapıp, onların istediği yerde istediği şekilde bir eğitim binası yapıp Cumhuriyet Meydanı’ndaki tarihi Atatürk İlk Okulunu MBB Başkanlığı olarak düzenleyip, arkasındaki mimari proje yarışması düzenlenen parselle de birleştirebilir…
Neyse biz elimizdekini değerlendirelim!
Atapark ve Abide Hanım Konağı birleştirilerek konağın en üst katına Başkanlık Makamı ve Özel Kalem taşınarak geri kalan bölümler her ay yeni bir sergilemenin yapıldığı “Kafe / Güzel Sanatlar Sergi Salonu” olarak düzenlenirken, başta Basın Halkla İlişkiler olmak üzere Genel Sekreterlik mimari proje yarışması sonunda Katlı Otopark bitişiğinde yapılacak binaya taşınır.
Peki Başkanlık binası (tarihi Adliye Sarayı veya Goca Gonak) ne olacak?
Üniversite ile yapılacak bir protokolle o görkemli bina da tarihi “Adliye Sarayı” adına yakışır bir şekilde Hukuk Fakültesi açılır.
O bir türlü canlandıramadığınız Arasta ile Saatli Kule Caddesi, Mustafa Muğlalı Caddesi, Konakaltı, Saburhane ve Kurşunlu Camii çevresi ile Ağa Bahçesi Konağı çevresi şıkır şıkır olur… Tabii Katlı Otopark belediye personeline yasaklanıp, Arasta’dan fiş getirene 2-3 saat ücretsiz yaparak…
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Yöneticilik, işleri doğru dürüst yapmaktır. Liderlik ise, doğru olanı yapmaktır. --Stephen Covey