Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlatan Özgür Özel’in çağrısı, her yerde olduğu gibi Muğla’da da yankı buldu. Zaten baştan beri Milletvekilleri Cumhur Uzun, Süreyya Öneş Derici ve Gizem Özcan ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar.
Görünen o ki siyasi kartlar yeniden karılacak… Ancak seçmen tabanı ve özellikle yerel yönetimlerle doğrudan ilişkisi, ilintisi olmayanlar “temkinli bir bekleyiş” içindeler.
Özellikle başta 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman Girgin olmak üzere çevresindekiler birer birer Özgür Özel ile fotoğraf veren Muğla Büyükşehir Belediyesi Kurucu Başkanı Op. Dr. Osman Gürün ile MBB Başkanı Ahmet Aras’ın nasıl adım atacakları büyük merak konusu.
Özgür Özel'in önceki gün ‘CHP Gurup Toplantısı’nda yaptığı bazı yönleri ile çok tartışılacak konuşmasıyla “ayrıldıklarını” açıklamasının ardından gözler büyükşehir belediye başkanlarının alacağı tutuma çevrilirken, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın yeni kurulacak yapıda yer almayacağı belirtildi.
Oysa Özgür Özel konuşmasında “Ben yeni partide yokum” demeyen hiç kimsenin geride kalmayacağını vurgulayarak Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ve Zeydan Karalar gibi isimlerle yürüyüşünü sürdürecekleri mesajını vermişti.
En çok konuşulan isimlerden birisi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun liderliğini yaptığı CHP'de kalma eğiliminde olduğu iddia edildi. Bakalım bugün neler olur…
*
Muğla da siyasi kartların yeniden dağılması için erken.
Öyle sanıldığı ve beklendiği gibi yağınlar halinde toplu istifalar söz konusu değil… Hatta Milas’tan Hülya Scobie ve Ayhan Karahan’ın “Kılıçdaroğlu’nu Bodrum’da istemiyoruz” diye 33 bin imza topladıkları Bodrum’da CHP’den 3 bin kişi istifa etmiş değil!
Dediğim gibi herkes bekleyişte…
Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun’un Özgür Özel ile hareket etme kararı alarak yeni partiye geçiş yapmasıyla birlikte, Muğla CHP’nin TBMM deki temsiliyeti tamamen sona erdi.
Muğla’da 3 milletvekilini Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay’ın ardından Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan izledi. Nedense bu ikisinin ayrılışı CHP çevrelerinde şaşırtıcı bulunmadı.
CHP Muğla İl Gençlik Kolları Başkanı Yiğit Nur Alkaya Özdemir, il yönetimi ve 11 ilçenin gençlik kolları başkanları ile yönetim kurulu üyeleri ise dün parti üyeliklerinden istifa ettiklerini açıkladı. Marmaris ve Milas ilçe gençlik kolları ise bu istifa kararına katılmadı.
Bu arada çok ilginç bir gelişme yaşandı. Muğla İl Kadın Kolları Başkanı Sema Gençoğlu da Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu tarafından oybirliği ile görevden alındı. Kendisiyle görüştüğüm Sema Gençoğlu “Özgür Özel’le gidiyorum.” dedi…
*
Hamle yazarlarından Matematikçi Kurtuluş Oğan Hocayı artık bilmeyen yok.
Hamle de Perşembe günleri yazıyor. Bekleyememiş olmalı dün sosyal medya hesabından şu dilek ve temenni de bulundu:
“Yeni, bir partinin unvanı olamaz. Bir hareket, ancak toplumun ciğerinden kopan sahici bir itiraza kök salarsa gerçekten ‘yeni’ adını hak eder.
O itiraz ki; yalnızca CHP’nin mevcut yönetimine değil, hayatın her alanını kuşatan, hukuku çürüten ve kuralları kişilere göre eğip büken bu adaletsiz nizama tokat gibi inmelidir. Çünkü bu halkın aradığı, tabelası değişmiş bir başka parti değildir. Aranan; başka türlü bir siyaset, başka türlü bir devlet, başka türlü bir hayat ve başka türlü bir memleket ihtimalidir.
Yeni bir hareket doğacaksa, yakıtını rakiplerine duyduğu öfkeden değil; adalet, hukuk ve haysiyet kavgasından almalıdır. Ancak o zaman yürür, ancak o zaman dönüştürür. İnşallah böyle bir parti olursunuz.”
*
Ahh hocam ah… Niyet iyi olmayınca orada iyi niyet arama…
Ben de ayrılış, daha doğrusu kalanlarında gidenlerin ve gidecek olanların da bir işine yaramayacak olan bu talihsiz bölünmeden sonra öfkeli kalabalıkların ya da “kötülüğün bağımlısı olanların” hakaret, itibarsızlaştırma, iftira salvoları artık sona erecektir diye düşünüyordum.
Yanılmışım…
Dün sosyal medya kullanıcılarından birisi “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti diğeri Cumhuriyet Halk Partisi'dir… Ne Cumhuriyetinden ne de Cumhuriyet Halk Partisinden vazgeçmeyeceğiz…” derken, işte o fanatiklerden, bağnazlardan bir başkası da şöyle yazmış:
“Bir tek seçim bile kazanamadı, ama Atatürk'ün mirası CHP'yi bitirdi, o zaten bunun için vardı, lakin kendini çok iyi sakladı, hainlerin haini sıfatını kazandı…”
CHP’nin bittiği falan yok. Önümüzdeki seçimlerde belli olur. Tamam bu bölünmeden sonra TBMM de temsil edilen partilerden hangisi karlı çıkar (ki en çok yararlanacak olanın AK Parti olduğu tartışılmaz.) belli olmamakla birlikte, seçmen tabanının üçte ikisinin Özgür Özel’in yanında yer alacağını söylemek abartı olmaz.
Ancak seçim sathı mahalline girildiğinde, yeni partinin programı, tüzüğü, ideolojisi, seçim mottosu ve söylemleri açıklığa kavuştuğunda çok şey değişecektir. Gidenlerden geri dönenler olduğu gibi, kalanlardan da ayrılanlar olacaktır.
Kartların karılması için erken…
*
Özgür Özel’in önceki gün TBMM de CHP Gurubunda yaptığı ‘veda konuşması’ bir süre daha konuşulur unutulur. Ancak fanatik yobazlar sosyal medyada küfretmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamaya devam ederlerken, o konuşmaya dair soruların yanıtları da aranmaya devam edecektir.
Mesela Özgür Özel’in “vedalaşma” diye yeni partinin kuruluşunu Özgür Özel’i Özgür Özel yapan “baba ocağının” gurubunda açıklaması doğru muydu, etik miydi?
Bunun büyük bir salonda kalabalıklarla, il ilçe başkanları, vekiller ve belediye başkanları ile yapılması daha yakışan olmaz mıydı?
Yoksa yeterince kalabalık olamama, katılım sağlayamama gibi bir kaygı mı vardı?
Bu değil tabii… Ben bundan sonra iki şeyin daha çok tartışılacağını düşünüyorum. Birisi “CHP’den ayrılıp yeni parti mi kurdular, Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet Halk Partisi’ni böldüler mi?” sorusu olacaktır.
Bir diğeri de Özgür Özel’in “Bugün yanımızda olanları da olmayanları da not ediyoruz; zamanı gelince bunun siyasi karşılığı olacak.” ifadesi olacaktır.
Elbette “Türkiye İttifakı” ile birlikte yeni partinin ideolojisi de çok konuşulacak ve tartışılacaktır…
*
Bunların hepsine yarın bakabiliriz.
Bugün yazımıza Özgür Özel’in “Bugün yanımızda olanları da olmayanları da not ediyoruz; zamanı gelince bunun siyasi karşılığı olacak.” ifadesiyle nokta koyalım.
Gurup konuşmasını dinlerken bu sözü duyunca aklıma ilk gelen Ahmet Aras Başkan oldu. O da “AK Parti’ye geçeceğine dair” iddialar ortaya atıldığında bir gün kaybolduktan sonra “Bana güvenmiyor musunuz? Telefonla arayıp soranları not aldım.” gibi bir ifade kullanmış ve tepki çekmişti.
Üstü örtülü bir tehdit olarak da kabul edilebilecek bir retoriğin Özgür Özel tarafından da kullanılmış olması dikkat çekici ve şaşırtıcıdır.
Özgür Özel “Bugün yanımızda olanları da olmayanları da not ediyoruz; zamanı gelince bunun siyasi karşılığı olacak.” diyor.
Bu karşılık ‘ödüllendirme’ olacağı gibi ‘cezalandırma’ da olabilir!
Ancak siyasette ve kamu görevlerinde kullanılan dil açısından: “Not aldım”, “Unutmayacağız” gibi ifadeler, muhatapta gelecekte bir karşılık verileceği endişesi doğurabilecek sözler olabilir. Bu nedenle bazı kişiler bunları “gözdağı” veya “örtülü tehdit” olarak nitelendirebilir.
Siyasi açıdan: Sert ve kutuplaştırıcı bir söylem olarak da değerlendirilebilir…
Hukuki açıdan: Sadece “bizimle gelenleri, kalanları unutmayacağız” ifadesi, tek başına açık bir tehdit niteliğinde değildir. Ancak manidardır…
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söyleyeceği her şeyi düşünerek söyler. --Aristoteles