Yaz Tatilinde Çocukları Bekleyen 5 Sağlık Riski
Yaz Tatilinde Çocukları Bekleyen 5 Sağlık Riski
İçeriği Görüntüle

Böbrek hastalıkları toplumda giderek daha sık görülürken, yüksek tansiyon ve diyabet başta olmak üzere birçok risk faktörü böbrek sağlığını tehdit ediyor.

Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, erken teşhis, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının böbrek fonksiyonlarını korumada önemli rol oynadığını belirtti.

Böbrekler Tüm Vücudu Etkiliyor

Böbreklerin yalnızca idrar üreten organlar olmadığını vurgulayan Çelik, organların vücuttaki su ve tuz dengesini sağladığını, kan basıncını düzenleyen hormonları kontrol ettiğini ve toksik maddeleri uzaklaştırdığını söyledi.

Çelik, “Böbreklerimiz birçok hayati görevi yerine getirir. Bu nedenle böbrek sağlığındaki bozulma tüm vücudu etkileyebilir” dedi.

Yüksek Tansiyon ve Böbrek Hastalığı Birbirini Tetikliyor

Yüksek tansiyon ile böbrek hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunduğunu belirten Çelik, kontrolsüz hipertansiyonun zamanla böbreklerdeki ince damar yapısını bozabileceğini ifade etti.

Böbrek fonksiyonlarının azalması halinde vücuttaki su ve tuzun yeterince uzaklaştırılamadığını kaydeden Çelik, bu durumun kan basıncının yükselmesine neden olduğunu söyledi.

Çelik, “Böbrek hastalığı ile hipertansiyon birbirini besleyen bir kısır döngü oluşturur. Tansiyon yükseldikçe böbrek daha fazla zarar görür, böbrek fonksiyonları azaldıkça da tansiyon kontrolü zorlaşır” ifadelerini kullandı.

Risk Grubundakiler Düzenli Kontrol Yaptırmalı

Diyabet hastaları, 40 yaş üzerindeki bireyler, ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar ve uzun süredir hipertansiyon tedavisi gören kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğini belirten Çelik, kronik böbrek hastalığının basit tetkiklerle erken dönemde tespit edilebileceğini söyledi.

Çelik, “Basit bir kan tahlili, idrar incelemesi ve tansiyon ölçümüyle kronik böbrek hastalığını erken dönemde belirlemek mümkündür” dedi.

Her Hastaya Aynı Diyet Uygulanmamalı

Böbrek hastalıklarında beslenmenin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Çelik, her hastaya aynı beslenme programının uygulanamayacağını ifade etti.

Beslenme planının hastalığın evresine, kan tahlillerine, kullanılan ilaçlara ve eşlik eden hastalıklara göre hazırlanması gerektiğini belirten Çelik, aşırı tuz tüketiminden kaçınılmasını ve hazır gıdaların sınırlandırılmasını önerdi.

Bazı hastalarda protein, potasyum veya fosfor tüketiminin sınırlandırılabileceğini kaydeden Çelik, internetten edinilen diyet listeleri yerine hekim ve diyetisyen önerilerine uyulması gerektiğini söyledi.

Doğru beslenmenin tansiyon kontrolünü kolaylaştırdığını, ödemi azalttığını, kemik sağlığını desteklediğini ve yaşam kalitesini artırdığını dile getirdi.

Böbrek Hastalıkları Yaş Seçmiyor

Böbrek hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda görüldüğü düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Çelik, her yaş grubunun farklı risklerle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Çocuklarda doğumsal böbrek ve idrar yolu anomalileri, enfeksiyonlar ve genetik hastalıkların öne çıktığını ifade eden Çelik, genç erişkinlerde böbrek taşları ve glomerül hastalıklarının daha sık görülebildiğini kaydetti.

Orta yaş döneminde diyabet ve hipertansiyonun, ileri yaşlarda ise kalp-damar hastalıkları, uzun süreli ilaç kullanımı ve yaşlanmaya bağlı fonksiyon kaybının böbrek hasarı riskini artırdığını belirtti.

Yüksek Tansiyon Böbrekleri Sessizce Tehdit Ediyor-1

“Böbreklerinizi Korumak Sizin Elinizde”

Böbrek sağlığının korunması için tansiyon ve kan şekerinin kontrol altında tutulması gerektiğini vurgulayan Çelik, düzenli egzersiz yapılmasını, tuz tüketiminin azaltılmasını ve ideal kilonun korunmasını önerdi.

Çelik, “Sigaradan uzak durulması, ilaçların doktor önerisine göre kullanılması ve gereksiz ilaç tüketiminden kaçınılması hem kalbi hem de böbrekleri korur. Böbrek hastalıkları yaş seçmez. Erken teşhis ve doğru takip sayesinde böbrek fonksiyonlarını uzun yıllar korumak mümkündür” dedi.

Kaynak: İHA