Bu aralar böbrek taşlarımla başım dertte.
Dün bir kere daha ara vermek zorunda kaldım. Neyse yazmaya dönebildim.
Önceki günkü 20.07.2026 tarihli son yazıma “CHP’de dananın kuyruğu bugün kopuyor ya da…” başlığı atmıştım. Bu ifadeyi ‘Yargıtayın kararı” ile ilgili kullanmıştım.
Yargıtay açıklamayı Eylül ayına, yeni Adli Yıla bıraktı. Dananın kuyruğu kopmadı.
Dananın kuyruğu dün Özgür Özel’in CHP’nin ‘Gurup Başkanı’ sıfatıyla katıldığı ve bir bakına “Veda toplantısı” sayılan ve kendisi açısından son CHP Gurup Toplantısına katıldı.
Katılanlar için hüzünlü bir toplantı oldu.
Ayrılıklar zordur. Ancak bu “ayrılıktan” çok bir “bölünme” toplantısı oldu. Yollar zaten ayrılmıştı.
Aklıma Peygamberimiz Hazreti Muhammet’in “Hicreti” geldi…
Özgür Özel bu durumu ‘Hicret’e dönüştürür mü diye düşünmüştüm. Dün gurup toplantısında “Partimiz işgal altında. Atatürk’ün emanetini terk etmeyiz. Şu anda işgal altında. İktidar yürüyüşümüzü gerçekleştirmek için geçici olarak gidiyoruz. Sevgili Peygamberimizin Mekke’ye döndüğü gibi zaferle döneceğiz.” türünden bir konuşma yapmasını beklerdim…
Üstelik yeni parti ‘4 eğilimi’ bir araya getireceğine göre…
Şarkıdaki gibi “Boşuna çekilmedi bunca acılar / Büyük ve sakin Süleymaniye'nle bekle / Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla / Bekle bizi, İstanbul…” der gibi “Bekle bizi Cumhuriyet Halk Partisi” de diyebilirdi!
Olmadı, olamadı ama dananın kuyruğu koptu…
*
17 Temmuz'da Yargıtay'a ulaşan ancak adli tatil nedeniyle eylüle sarkan dosyada, yüksek yargının öncelikle usul yönünden inceleme yapması bekleniyor. İstinaf mahkemesinin yetki sınırları ve kurultayın iptalini gerektiren hukuka aykırılıklar incelendikten sonra çıkabilecek dört olası karar şu şekilde:
ONAMA: Yargıtay istinaf kararını hukuka uygun bulursa “mutlak butlan” kararı kesinleşecek ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi hukuken göreve dönmüş olacak.
BOZMA VE GERİ GÖNDERME: İstinafın hukuki değerlendirmesi hatalı bulunursa karar bozulacak ve dosya yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye gidecek.
KISMİ ONAMA: Yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması hatalı bulunurken, kurultayın iptali kararı yerinde görülebilir.
USULDEN BOZMA: Temyiz yetkisi veya yargılama usulünde eksiklik saptanırsa dosya esasa hiç girilmeden usulden bozulabilir.
Önceki günkü yazımda o gün için “Peki Yargıtay ya 38. Olağan Kurultayı ve sonrasında alınan kararları ve yapılan işlemleri yok sayan mutlak butlan kararını yok sayarsa ne olacak?” diye sorup, Ahmet Değirmenci’nin bu konuda akla gelmedik, hiç konuşulmadık tespitlerini paylaşmıştım.
Yargıtay Eylül ayında mahkeme kararını bozup, Özgür Özel’e “Genel Başkanlık sizin” derse ne olacak…
*
“Ne olacak?” merak edenlerin okumadılarsa önceki günkü yazımı okumalarında, okuyanların bir kere daha okumalarında yarar var.
Nedense aceleleri vardı. “Yargıtaydan nasıl olsa onama çıkar” varsayımı ile hareket ettiler… Bizim Muğlalılar böyle durumlarda “Başlarına gelecek, gözlerine görünecek var” derler. İnşallah bir olumsuzluk yaşanmaz. Allah yollarını açık eder…
Önceki günkü yazımda şu ifadem de olmuştu:
“Neyse ki Yargıtay’dan bugün bir karar çıkacağını sanmıyorum. Çıkmazsa CHP’de boşanma bugün fiilen gerçekleşebilir. Çünkü birilerinin acelesi var. O zaman Ahmet Değirmenci’nin sorularının yanıtı önemli olacaktır…”
Çok önemli…
Neyse o karar dün yaklaşık 74 il başkanı ile 80 milletvekilinin katıldığı gurup toplantısında açıklandı. Sadece o milletvekilleri mi olur, eksilirler mi yoksa daha da artarlar mı bilmiyorum, o milletvekilleri ‘kurucu’ olacaklar ve bu hafta olmazsa önümüzdeki hafta “Yeni Parti” kurulacak.
Bu köşenin takipçileri bunu bilirler. Bir ara ‘İstiklal’di, ‘istikbal’di, ‘Yürüyüş’tü filan isimleri tartışılırken ben bu köşede “Yani partinin adı üstünde Yeni Parti olur. Aylardır yeni parti dillerde, beyinlerde yer etti” demiştim… Gelecek Partisi’nin Çankaya’da kurulduğu ilk binanın Yeni Parti’nin binası olması bekleniyor. Hayırlı olsun. Sonu Gelecek Partisi olmasın…
*
Evet Özgür Özel yeni partiyi ilan etti!
Mutlak butlan kararından önce CHP lideri olan Özgür Özel, son kez partisinin Grup kürsüsünde konuştu. Özel, burada yaptığı konuşmada CHP'ye veda etti. Özel, yeni partinin kuruluşunu resmen ilan etti. Özel ve beraberindeki ekibin kuracağı yeni parti Türkiye'nin yeni ana muhalefeti olacak.
Yeni oluşumun ilk resmi adımının milletvekilleri tarafından atılacağını belirten Özel, teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından partinin TBMM'de “açık ara farkla” ana muhalefet partisi olacağını söyledi.
Özgür Özel’in gurup konuşması buraya sığmaz. Zaman zaman döneriz. Şimdilik başlıklar halinde şöyle özetleyelim:
-Özgür Özel yeni bir parti kuracaklarını açıkladı. Yeni partinin ilk resmi adımı milletvekilleri tarafından atılacak. Partinin adı ve logosu henüz açıklanmadı.
- ‘Her son bir başlangıçtır’ dedi. CHP grup kürsüsüne veda etti.
-Yeni parti TBMM'de ana muhalefet olacak. Milletvekillerinin büyük bölümünün yeni partiye geçmesi bekleniyor. Belediye başkanlarının hemen geçmeye zorlanmayacağını söyledi.
-Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer'i birlikte anarak geride bırakmayacaklarını söyledi.
-Kemal Kılıçdaroğlu'na ‘iki milyon üye oy kullansın’ çağrısı yaptı. ‘Yüzde 90'ın altındaki oyu güvensizlik sayarım.’ dedi. ‘Türkiye İttifakı’ çağrısı yaptı. CHP'den ayrılmanın bölünme anlamına gelmediğini söyledi.
-Kendisine ‘Ekrem'i bırak, Ankara merkezli siyaset yap’ mesajı iletildiğini iddia etti.
-Belediye başkanlarına yönelik operasyonların amacının partiyi ‘adaysızlaştırmak ve lidersizleştirmek’ olduğunu söyledi. Yerel seçimlerde CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olduğunu anımsattı…
*
Evet, CHP gerçekten 47 yıl sonra bir yerel seçimde üstelik daha 5 aylık bir genel başkanın liderliğinde birinci parti oldu. Bu yüzden CHP tabanı 13 yıl hiçbir başarı kaydedememiş olan Kılıçdaroğlu ile kalmak yerine yerel seçimlerde o birinciliği getiren, genel seçimler için de iktidar umudunu yaratan Özgür Özel ile gidiyor.
Dün 74 il başkanı ile 80 milletvekilinin katıldığı gurup toplantısı böyle söylüyordu. Yani dün bir anlamda “boşanma davasının” son celsesi yapıldı. Boşanma gerçekleşti, ama çocukların yani seçmenin kimde kaldığı belli değil.
Dünkü gurup toplantısına bakılırsa çocuklar Kılıçdaroğlu ile kalmayacak gibi… Sanki partinin üçte ikisi Özgür Özel ve arkadaşları ile birlikte giderken, içinde “tüzel kişiliği” her şeyden önemli bulanların da yer aldığı üçte biri Kılıçdaroğlu ile değil, ama CHP’de kalıyor.
Bu belirsizlik anketler Yeni Parti’yi birinci parti, CHP’yi neredeyse sonuncu parti gösterse de yeni partinin “program” ve “tüzüğü” ortaya çıkıncaya kadar sürecektir…
En önemlisi Veli Ağbaba ve saz arkadaşları Yeni Parti de ne kadar etkili olacak?
*
Bu anlamda Özgür Özel’în siyasette “gömlek çıkarmadıklarını”, ülkenin geleceği için “ateşten bir gömlek giydiklerini” söylemesi, hedeflerinin ana muhalefette kalmak değil iktidara gelmek olduğunu vurgulayarak, “Artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda edip iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşacağımız günleri sayıyoruz” ifadelerini kullanması, 6 oktan vazgeçmeyeceklerini de vurgulaması çok dikkat çekici oldu…
Aklıma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’yi kurarlarken “Millî Görüş gömleği” ile ilgili kullandığı ifadeler aklıma geldi.
Yarın bunu konuşalım.
Kalıp neden mücadele etmediler? 6 Oka ne kadar bağlılar… Dört eğilimi bir araya getirmek isteyen 6 oka bağlı Türkiye İttifakı Partisi bir “liberal parti” olur mu?
Yarın bakalım…
---------- ----------
GÜNÜN SÖZÜ: Hak ile güç, inanç ile çıkar birbirine karıştığında siyaset en bulanık alan hâline gelir. --Paul Valéry