Selamhem insanî hem dinî bir yükümlülük. Bu yükümlülük aynı zamanda insanlarınınselametinin yani aralarındaki dostluk, sevgi ve barışın yaygınlaşmasının,iletişim kurmanın bir aracı. Hâl böyleyken giderek selamı sabahı unutan,selamlaşmayı önemsemeyen bir toplum olduk.
Hz.Peygamber'in, " Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizler imanetmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de hakkıyla iman etmişolmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi?Aranızda selamı yayınız. " tavsiyesi, iletişimin bozulduğu ve insanlararasındaki psikolojik mesafelerin arttığı günümüzde tekrar hatırlanması gerekenönemli bir tavsiye. Çünkü sevgi, saygı, kardeşlik, dayanışma temeline dayalıbir toplumun oluşturulması ancak kişiler arasındaki güçlü iletişim ve güven ilemümkün. Bu güçlü iletişimin ilk basamağı da selamlaşma...
Allah-uTeâlâ; " Bir mümin tarafından bir selâmla selâmlandığınız zaman siz ondandaha güzel bir karşılık verin veya aynı ile mukabele edin ." (Nisa Suresi,86) buyurarak verilen selâma en güzel şekilde karşılık vermeyi emretmektedir.
Buayette "selam" diye tercüme edilen "tahiyye", hayat kelimesiyle aynı köktenolup lügat manası itibarıyla "sağlık, uzun ömür dilemek" demektir. Bir veyadaha fazla kişiyle karşılaşıldığı veya bir araya gelindiği zaman selâmverilmesi sünnet, birisi selam verdiğinde diğerinin onun selamını alması isefarzdır.
Peygamberimiz;selam vermeyi "sadaka" olarak nitelendirerek kadın-erkek, genç-yaşlı herkesiselamlamıştır. Yine Allah Resulü (SAV); küçüğün büyüğe, bir vasıta üzerindegidenin yürüyene, yürüyenin veya ayakta olanın oturana, sayı bakımından az olantopluluğun çok olana selâm vermesinin uygun olacağını bildirerek selamlaşma adabını bize öğretmiştir. Görgü kurallarına göre selamverme usulü bu şekildedir. Ancak işin nezaket boyutunda bu sıralamaya bağlıkalma zorunluluğu yoktur. Nitekim, Peygamberimize, "Ya Resulallah, iki kişikarşılaştıkları vakit önce hangisi selam verir?" diye sorulunca Hz. Peygamber;" Allah'a daha yakın olan, daha önce selam verir. " buyurmuştur. İştekarşılaşan iki kişiden birinin görgü kurallarındaki sıralamayı beklemedenmuhatabını selamlaması, selamlaşmanın nezaket boyutunu ifade eden bir durumdur.
İletişim,selamla başlar ve selamla sonlanır. Selamlaşma; yalnızca bir selam kelimesininifade edilmesi, bir selam hareketinin yapılması değildir. Selamlaşmanın birusulü ve seremonisi vardır. Dolayısıyla da selamlaşma, beş adımdan oluşan birsüreçtir.
Selamlaşmanınilk adımında muhatap ile göz teması kurulur. Bu ilk adım, sözsüz iletişiminbaşladığı adımdır. Çünkü iletişim, göz teması ile başlar.
Selamlaşmanınikinci adımında selamlaşma ve iletişim kurma niyeti yüz ifadesiyle muhatababildirilir. Bu adım ile iletişimi sürdürme niyeti muhataba iletilir.
Selamlaşmanınüçüncü adımında uygun bir selam ifadesi ya da selam hareketi ile muhataba selamverilir. Bu adım, sözlü iletişimin başladığı adımdır.
Selamlaşmanındördüncü adımda karşılaşmadan duyulan memnuniyetin ifade edildiği adımdır. Bunedenle sözlü selamlaşmadan sonra memnuniyetin sözsüz ifadesi olarak tokalaşmaveya kucaklaşma yapılır. Eğer muhatap tokalaşma mesafesinin dışında ise elsallanabilir. Bu adım, karşılıklı olarak hâl-hatırın sorulduğu (halleşme) vekarşılaşmaktan duyulan memnuniyetin sözlerle ifade edildiği adımdır.
Selamlaşmanınson adımı ise onaylama aşamasıdır. Bu aşamada muhatapla kurulan göz teması vehafif bir baş hareketiyle yapılan onaylama sonrasında bir iyi niyetifadeleriyle selamlaşma bitirilir. Bu son adım, aynı zamanda vedalaşmaaşamasıdır.
Selamadair davranış biçimleri ve kullanılan selam ifadeleri ile şekillenenselamlaşma, insanların birbirlerine "zarar vermeme" ve birbirlerinden "zarargörmeme" anlayışı temelinde şekillenmiş ve insanlık tarihinin ilk dönemlerindenberi bir "barış" sembolü olarak kabul edilmiştir.
Selamlaşmak,insanî bir yükümlülüktür. Bununla birlikte Türk-İslam geleneğinde selam, dinîbir nitelik kazanmıştır. Buna göre; " selâmünaleyküm - aleyküm selam "şeklinde selamlaşmak, en güzel selamlaşma şeklidir. " Selâmünaleyküm "şeklinde muhatabını selamlayan kişi, " Barış, huzur ve esenlik senin üzerineolsun. Allah seni her türlü kaza ve belalardan korusun ." demiş olur.
Bununyanı sıra " merhaba ", " günaydın ", " iyi/hayırlı sabahlar ", " iyi/hayırlıgünler ", " iyi/hayırlı akşamlar ", " iyi/hayırlı geceler " gibiifadeler de elbette selamlaşma sırasında kullanılabilir. Nitekim Hz.Peygamber'in " merhaba " şeklinde selamlaştığına dair de birçok rivayetvardır.
Selamkonusuna haftaya devam edelim.
Selamlakalın!
04.10.2023