Siyasetin gündemi kirli.
Siyasetim gündemi bölücü.
Siyasetin temel amacı,
Farklılıkları çatıştırmak değil;
Farklılıklar içinde ortak bir gelecek kurmaktır.
Ancak son yıllarda,
Son zamanlarda da,
Bazı çevrelerin ellerinde,
Toplumu birleştiren bir araç olmaktan çıktı.
Kimlikler üstünden,
Ağır bir dille,
Ayrıştıran,
Kutuplaştıran,
Bölen bir yapı haline dönüştürülmek isteniyor.
İnsanları ortak vatandaşlık
Ve eşit yurttaşlık temelinde buluşturmak yerine;
Kökenine,
Diline,
Mezhebine veya yaşadığı bölgeye göre,
Birbirinden ayırmak,
Toplumun en tehlikeli fay hatlarını,
Siyasetin malzemesi haline getirmektedir.
Nereden çıktı bu zırvalıklar?
Parti programına;
Eşit yurttaşlık,
Ana dilde eğitim,
Yerel yönetimlerin özerkleşmesini koyarak,
Kürt sorunu vardır demek,
Bu toplumun dinamiklerini ateşe vermektir.
Soruyorum bu kötülükleri yumurtlayanlara;
Farklı hastanelerde mi tedavi oluyoruz?
Aynı adalet binasında yargılanmıyor muyuz?
Aynı hukuksal yaptırımlara maruz kalmıyor muyuz?
Aynı okulda,
Yan yana sıralarda oturmuyor muyuz?
Memur mu olamıyor bazı vatandaşlarımız?
Yoksa milletvekili,cumhurbaşkanımı?
Yoksa mülk alma haklarımı yok?
Sosyal güvenlik sisteminden mi yararlanamıyor?
Derdiniz nedir?
Niçin siyaset adına,
Kirli laflar ediyorsunuz?
Eşit yurttaşlık,
Anadilde eğitim,
Yerel yönetimlerin özerkleşmesi gibi,
Toplumu bölme üstüne,
Oy peşindesiniz?
Size soruyorum!
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
Her türlü hizmete erişiminde eşitlik sağlamıyor mu?
Eşit yurttaşız zaten.
Kendini bilmez siyasetçilerin,
Bu güzel ülkeye verdikleri zarar,
Hiçbir kelime ile ifade edilemez.
Yerel yönetimlerde özerklik olmalıymış?
Oğlum sen kafayı mı yedin?
Sonrada federasyona gitmesi gibi,
Ülkeyi bölen,
Ülkeyi kutuplaştıran,
Akıl tutulması işleri neden yapıyorsunuz?
Parti programına da koyuyorsunuz,
Tarih sizi unutmayacak.
Kötüyü hatırlayacak,
Hatırlatacak.
Bir ülkenin vatandaşları arasına sürekli,
‘Siz ve biz ’duvarları örülüyorsa,
Orada siyaset çözüm üretemiyor,
Ayrışmayı derinleştiriyor demektir.
Bu derinleşmeyi de siyasetin kirli dili yapıyor.
Elbette herkesin kültürü,
Dili,
Ve kimliği değerlidir.
Demokratik toplumlarda,
Bu farklılıkların varlığı tartışma konusu olamaz.
Herkes kültürünü yaşasın.
Dilini konuşsun.
Konuşmasın diyen mi var?
Takmışlar ana dilde eğitim diye.
Her ülkenin tek resmi dili vardır.
Almanya yaklaşık 6 milyon Türk için,
Ana dilde eğitim mi sağlıyor?
Batı emperyalizmi iyi çalışıyor.
Bizim siyasetçiler de onların taşeronu.
Aklınızı başınıza akınız.
Siyasi söylemlerinizi
Silaha dönüştürmeyin.
Çünkü kimlik üzerinden oy devşirmek kolaydır.
Zor olan ise,
İnsanları ortak hedefler etrafında birleştirmektir.
İşsizlik konuşulmasın diye,
Kimlikler tartışmaya açılır.
Yoksulluk unutulsun diye,
Toplumun hassasiyetleri kaşınır.
Eğitimdeki sorunlar,
Adaletteki eksiklikler,
Ve ekonomideki sıkıntılar yerine,
İnsanların birbirine ne kadar benzediği,
Ya da benzemediği,
Etnik kökeninin ne olduğu,
Konuşuluyor,
Ya da konuşturuluyor.
Gerçek sorunlar hasıraltı ediliyor.
Türkiye’nin ihtiyacı ayrışma değil,
Hukuk içinde güçlü bir birliktelik kurmaktır.
Ülkemizde zaten halk arasında kökenden dolayı oluşmuş,
Bir ayrımcılık yoktur.
Sadece siyasi malzeme olarak kullanan,
Kirli siyasetçiler vardır.
Hiç bir siyasi anlayış da,
Etnik veya kültürel farklılıkları toplumu,
Karşı karşıya getirecek,
Bir hesaplaşmanın aracına dönüştürmemelidir.
Unutmamalıdır ki;
Bir milleti güçlü yapan,
Herkesin aynı olması değildir.
Aynı vatan ve vatandaşlık bilincinde buluşabilmesidir.
Siyasetçilerin görevi yangına körükle gitmek yerine,
Toplumsal huzuru korumaktır.
Kısa vadeli siyasi kazanç uğruna,
Toplumsal bağları zedeleyen her dil,
Günü geldiğinde siyasetçiyi bile yakacaktır.
Yapmayın!
Etmeyin!
Oy uğuruna,
Toplumsal dinamikleri parçalamayın.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey,
Daha fazla kutuplaşma değil.
Daha fazla akıl,
Daha fazla hukuk,
Daha güçlü bir ortak gelecek idealidir.
Kimlikleri ayrıştıran değil,
Vatandaşları birleştiren siyasete ihtiyaç vardır.
Çünkü bu ülkenin geleceği,
Ayrılıkları büyütenlerin değil,
Vatan sevgisini büyüten,
Ayyıldızlı bayrağın altında,
Toplayan siyasete ihtiyaç var.
Aklınızı başınıza alınız…