Geçen hafta sonu Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği ile Kadim Vakfı iş birliğinde Kütahya'da düzenlenen 1. Kuvay-i Aile Kongresi; akademisyenleri, yazarları ve sivil toplum temsilcilerini “Aileyi İhya Etmek, Geleceği İnşa Etmektir” teması etrafında bir araya getirdi.

Kongrenin açılışında konuşan Metin Külünk, modern-kapitalist sistemin dayattığı yaşam biçimlerinin aile kurumunu ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden kuşattığını belirterek, bu sürece karşı “Güçlü Türk Ailesi” vizyonu doğrultusunda topyekûn bir direnç ve yeniden inşa stratejisinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Türk aile yapısının kritik bir eşikten geçtiğini ifade eden Külünk, aile kurumunda yaşanan çözülmenin yalnızca bireysel sorunlardan değil, geleneksel toplumun koruyucu mekanizmaları ile modern-kapitalist yaşam anlayışı arasındaki derin kırılmadan kaynaklandığını dile getirdi. “Aileler aynı evde yaşıyor ancak birlikte vakit geçiremiyor.” diyen Külünk, aynı çatı altında yaşayan bireylerin giderek birbirinden uzaklaştığını belirterek, aileyi yeniden güçlendirecek çözümlerin toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kadim Vakfı Başkanı Mustafa Önsay ise Kuvay-ı Aile Kongresi'nin yalnızca bir konferans niteliği taşımadığını, aileyi yeniden toplumun merkezine taşıyacak uzun soluklu bir fikrî ve toplumsal hareketin ilk adımı olarak kurgulandığını söyledi. Ailenin korunmasının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda medeniyet perspektifi ve toplumsal geleceğin inşası açısından da hayati önem taşıdığını ifade eden vakıf başkanı, kongreden çıkacak fikir ve önerilerin Türkiye genelinde yürütülecek çalışmalar için yol gösterici olması temennilerini dile getirdi.

Kongrede Metin Külünk, Mustafa Önsay, Sedat Servet Hocaoğlulları, Emrullah Zorlu, İdris Koç, Prof. Dr. Ahmet Dağ, Prof. Dr. Suat Kolukırık, Prof. Dr. Süleyman Elik, Prof. Dr. M. Sait Gökalp, Prof. Dr. Yüksel Okşak, Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, Dr. Kemal Kaya, Şule Köklü ve Osman Hazır konuşmacı olarak yer aldı.

Kütahya Kadim Konağı'nda yoğun katılımla gerçekleştirilen kongrede; ailenin sosyolojik rolü, Türk aile yapısının tarihsel gelişimi, kadın ve aile, ailede mahremiyet, aile dilindeki sertleşme ve kültürel kayıp, dijital sosyoloji, çocuk ve yapay zekâ, transhümanizm, dijital dünyanın aile üzerindeki etkileri, ailede görgü ve nezaket eğitimi, değer aktarımı, karakter inşası, neslin korunması, aile-devlet ilişkisi, medeniyet perspektifinde aile, toplumsal dayanışmanın yeniden inşası konuları ile aileyi güçlendirmeye yönelik çözüm önerileri bilimsel bir zeminde ele alındı.

Uzmanların sunumlardan sonra yapılan serbest kürsü oturumunda vatandaşlarımızın, eğitimcilerin, sivil toplum temsilcilerinin ve yerel katılımcıların görüşleri alındı; ortak akıl ve istişare kültürüyle çözüm önerileri paylaşıldı.

“Kuvay-ı Aile Kongreleri”; aileyi sadece biyolojik/sosyolojik bir yapı değil; kültürel genetiğin korunduğu, bireyin dijital ve küresel saldırılara karşı tahkim edildiği bir “stratejik kale” olarak tanımlayan; insanın ihyasının ve geleceğin inşasının ancak “aile” kurumuyla mümkün olduğunun bilinci ve sorumluluğuyla yola çıkan sivil bir oluşumun öncülüğünde yapılıyor. Temelleri İstanbul’da 12 Nisan 2026 tarihinde yapılan “Kök Aile Çalıştayı” ile atılan ve ilki Kütahya’da yapılan bu kongrenin ilerleyen süreçte tüm ülkeye yayılması planlanıyor.

Yoğun bir katılımla ve altı saat süren bir çalışmayla tamamlanan 1. Kuvay-i Aile Kongresi sonunda hazırlanan kongre sonuç bildirisi kamuoyuyla paylaşıldı. Kongrede yapılan tespit, değerlendirme ve tavsiyelerin yer aldığı bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Bu kongre; aileyi merkeze alan, kuşaklar arası bağı güçlendiren, dijital çağın imkânlarını insan onurunu ve aile bütünlüğünü koruyarak kullanan, milli ve manevi değerlerimizi yaşatan bir toplumsal seferberlik çağrısıdır. Kütahya'dan yükselen bu çağrının, ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirilecek Kuvây-ı Aile Kongrelerine ilham vermesi; akademik çalışmalara, kamu politikalarına ve toplumsal farkındalığa katkı sunması en büyük temennimizdir.”

Bu çağrının toplumun her kesiminde karşılık bulmasını ve ülkemizin her şehrinde yapılacak kongrelerin bu farkındalık çağrısına dönüşmesini umuyorum. Böyle güzel bir projeye katkı vermek benim için ayrıca değerli.

Unutmayalım ki, aile meselesi bir milli güvenlik meselesidir.

05.08.2026