Muğla esnafı kendi derdine mi yansın?!” başlığını taşıyan önceki günkü (3 Mart Salı) yazımın etkisi mi oldu, Esma Turan arkadaşımız Mabolla Medya’nın mikrofonunu uzatmamış olsa sessizlikleri devam mı edecekti bilmiyorum, ağzı olan konuşmuş.

Hani “Ölmüş eşeğe bıçak çeken çok olur” derler ya biraz da hesap olmuş gibi…

O yazımda şöyle sormuştum:

-“Gerçekten bu esnaf odaları, ticaret odaları ne işe yarar?

-“Üyelerinin yaşadığı sorun onları ilgilendirmiyor mu?

Söz konusu yazımın başlığındaki sorunun yanıtını da o yazımda vermemiştim, şimdi verebilirim:

Evet, Muğla esnafı kendi derdine yansın” …

*

Esma Turan önce Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş ile görüşmüş.

Karakuş, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait Menteşe Sosyal Donatı Alanı’ndaki ‘panayır’ ile ilgili “Yerel esnaf için zarar oluşturuyor” demiş.

Sayın Karakuş’un panayırın 2 Mart Pazartesi günü açıldığından haberi yok sanki! Sormak durumundayım;

Sayın Karakuş neden engel olmadınız? En azından panayır kurulmadan neden ‘Karşıyız’ demediniz? Kaç gündür ‘Dev Ramazan Festivali’ diye reklamı yapılıyor, şehrin caddelerinde panoları var, görmediyseniz de duymadınız mı?

Bülent Karakuş, arkadaşımız Esma Turan’a “Denetimsiz satış yapıldığı ve yerel esnafın zarar gördüğü gerekçesiyle organizasyona karşı olduklarını” açıklarken, her sene tartışma konusu olan yerel esnafın, tüccarın “Ramazan Bayram öncesi alışveriş döneminde düzenlenen organizasyonun haksız rekabete yol açtığını savunduğu” panayır ile ilgili şu ifadelerde bulunmuş:

Biz oda olarak bu panayırlara her zaman karşıyız. Herhangi bir kontrol olmadan sağlıksız koşullarda gıda satılıyor, kalitesiz tekstil ürünleri satılıyor. Esnafın bayram öncesi satışlarının ve alışverişlerin hareketli olabileceği günlerde bu tür yerlerin açılması, yerel esnaf için ciddi zarar oluşturuyor. Oda olarak her zaman karşıyız

*

Karakuş’a sorduğum sorular esnaf odası başkanları için de geçerli… Çünkü onlarda Karakuş’tan kapsamlı, ama benzer açıklamalarda bulunmuş.

Tabii Esma Turan, Mabolla Medya’nın mikrofonunu uzatıp sorusunu sorunca…

Muğla Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken zaten bir afiş yayınlayarak MuğlalılarıYerli esnaftan alışveriş yapmaya çağırmıştı” …!

O panayırda “yok yok…” … Allah’tan “Muğla Simidi” satmıyorlar… Alimallah kıyameti koparabilirdi!

Ancak yapılan açıklama ile başka bir kıyamet kopabilir.

Sayın Güven Akarken, mevkidaşı Muğla Giyim Eşyaları, Fotoğrafçılar, Seyyar Satıcılar, Temizleyiciler ve Benzerleri Esnaf ve Sanatkârlar Odası (GİTESFOB) Başkanı Azim Çetin ile Esma Turan’a yaptıkları açıklamada şunları söylemişler:

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerden en çok etkilenen kitleyi oluşturan esnafımıza bir darbede yerel yetkililerin izni ve oluru ile açılan yerel ürün pazarları halk deyimi ile panayırlar gelmektedir. Bizi yöneten yetkililere soruyoruz; buna ne zaman dur demeyi düşünüyorsunuz? Bu panayırlar sadece dışarıdan gelen satıcılara alan açarken, yerli esnafa yer vermemektedir. İlimizi tanıtan hiçbir fuar etkinliğine, tanıtım faaliyetine karşı olmamakla beraber bu isimler ile faaliyet gösterip yerel esnafa zarar veren ve ne ararsanız satılan, hiçbir kurala tabi olmayan bu panayırlar artık esnafımıza gına getirmiş olup esnafımız adına ‘yeter artık’ diyoruz. Yerel yöneticileri, bu sessiz tavırlarından vazgeçmeye, gereğini yapmaya ve esnafımızın yanında yer almaya çağırıyoruz.

*

Şaşkınlık içindeyim…

Bu kadarını beklemiyordum… Esnaf odalarının sesi geç geldi, ama gür geldi…

Ben yazımda MUTSO ile Esnaf Odalarının suskunluğuna tepki göstermiştim, şimdi onlar yerel yönetimden hesap soruyorlar!

Şaşırtıcı, ama yerel yönetimlere “Bizi yöneten yetkililere soruyoruz; buna ne zaman dur demeyi düşünüyorsunuz?” diye soruyorlar. Doğrusu yerel yönetimlerin ne yanıt vereceklerini çok merak ediyorum. Bir de benim “Muğla esnafı kendi derdine mi yansın?!” başlıklı yazımın altında Fethiyeli meslektaşımız Orhan OkutanFethiye'de Ramazan ayı öncesi 1 ay içinde 5 gezici fuar kurulmuştu.” hatırlatması yaparken, “Muğlaspor ne kadar para aldığını açıklamalı, esnafa verilen zarara değiyor mu değmiyor mu halk bilsin.” diye sordu.

Bu sorunun yanıtı da önemli…

Yukarıda önceki günkü gibi “Evet, Muğla esnafı kendi derdine yansın” dediğimin farkındayım.

Esnafımızın ve tüccarlarımızın bu açıklamalarından sonra haklı olarak “Eh yani Özcan Özgür, adamlar seni bile şaşırtan açıklama yapmışlar. Daha ne istiyorsun?” diye tepki gösterenler de olacaktır.

Ben açıklamaları için Bülent Karakuş ile Güven Akarken ve Azim Çetin Başkanları kutluyorum, ama bu açıklamaların panayır kurulmadan yapılması gerektiğini söylemeden edemiyorum…

Panayır devam ediyor…

*

Dün ben tamda yazımın sonuna geldiğinde Muğlaspor Kulübü Basın WhatsApp grubuna “Panayır Organizatörü Gülgün: Muğlalıyım, Festivaldeki Esnafın Yüzde 70’i Muğlalı” başlığını taşıyan haber geldi.

Sanki Muğlalı gazeteciler haber yapma özürlüymüş gibi kaleme alınmış haberde “Muğlaspor yararına Muğla Sosyo Kapalı Pazaryeri’nde düzenlenen Ramazan Festivali vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, bazı oda başkanlarının tepkilerinin ardından organizatör İsmail Gülgün açıklama yaptı. Vatandaşlar ise festivalden memnun olduklarını belirterek devam etmesini istediklerini söyledi.” denilmiş.

Her şey Muğla için” ara başlığı altında da “Etkinliğin amacının spora destek olduğunu vurgulayan Gülgün, organizasyonların devam edeceğini söyledi.” ifadesine yer verilmiş.

Bakalım MUTSO ve Esnaf Odalarımızın yanıtı ne olacak?

*

Kimse hatırlamayacaktır. Ben de yapay zeka ile buldum. ANKA Haber Ajansı bu sorunu 26.03.2021 de “Yöresel Ürün Çadırlarına STK’lardan Tepki Turizm Müdürü’nden Övgü” başlığı ile haber yapmış. Habere muhabir imzası atılmamış, ama sanırım bu haberde Esma Turan’a ait.

O zaman dönemin MUTSO Başkanı Mustafa Ercan, şöyle demiş:

Yaptığımız tüm uyarılara ve çağrılara rağmen merkez ilçemizde yöresel ürün çadırlarını yeniden görmek üyelerimiz adına bizleri son derece üzmüştür. Bir yılı aşkın süredir mücadele ettiğimiz pandemi nedeniyle işletmelerimiz oldukça zor durumdadır. Onlar hayatta kalma mücadelesi verirken, dışarıdan ilimize gelen ve satış amaçlı düzenlenen etkinlikler kabul edilemez. Gıda denetimi özellikle böyle bir dönemde halk sağlığı açısından çok hassas bir konudur. Ülkenin farklı yerlerinden Muğla’ya gelen satıcıların gıdalarının hazırlanma, pişirilme ve satılma koşulları şüphe uyandırıcıdır

Muğla Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası Başkanı ise o zamanda Güven Akarken’mış. O da “Oradan alınacak paralar kendi esnaflarından daha mı önemli onu düşünsünler” diyerek “Herkes ilk önce vicdanına danışsın. Öncelikle bu çadırlara yöresel çadır diyerek otantik bir isim yaratmayalım. Çünkü yöresel çadır falan değiller. Sanki kendi bahçelerinden kendi ürettikleri ürünleri getiriyorlarmış gibi bir algı oluşmasın. Bu resmen panayır. Hele ki bu olayın pandemi döneminde savunulacak hiçbir yanı yok. Muğlaspor adı altında bile olsa buna izin vermeyeceklerine inanıyorum.” İfadesinde bulunmuş.

Akarken’in sözlerinden anlaşılacağı gibi o zaman panayır kurulmadan tepki gösterilmiş…

O zaman bu tepkiler ve haber karşısında panayırın engellenip engellenemediğini, dönemin Muğlaspor Başkanı Erol Kapiz’in dönemin Belediye Başkanı Bahattin Gümüş üzerinde daha etkili olup olamadığını bilmiyoruz.

Bilenler yorumlar da yazabilir…

Dönemin Muğla İl Kültür Turizm Müdürü Zekeriya Bigöl’den ise panayıra övgü gelmiş. Panayırdaki ürün çadırlarına ziyaret ettiği belirtilen BingölMuğla eski terminalin yan tarafında yöresel ürünler fuarındaydık. Hepsi birbirinden güzel ürünler var. Hanım bizi yine masrafa soktu” ifadelerini kullanmış! Şaşırmadım… Kendisi Kültür Turizm Müdürlüğü’nden boşuna alınmamış…

--------------- -------------

GÜNÜN SÖZÜ: Ne tuhaftır ki insanlar, başkalarının kusurlarını hemen görürler; ama kendi kusurlarına kördürler. --Nikolay Gogol