Yeni Parti nihayet kuruldu. Muharrem İnce’nin yapmadıklarını yaptılar. Yapmaya devam ediyorlar…
Muharrem İnce, 4 Eylül 2020 de Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde “Memleket Hareketi” adıyla siyasi bir hareket başlattı. Hareket kapsamında Türkiye'yi dolaştı ve parti teşkilatlanması için hazırlık yapıldı. İnce, bu dönemde CHP yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü ve yeni bir siyasi oluşumun sinyalini verdi. 8 Şubat 2021 de CHP’den istifa eden Muharrem İnce istifasına gerekçe olarak parti yönetimiyle yaşadığı görüş ayrılıklarını gösterdi.
Muharrem İnce partisini kurarken CHP’yi kullanmadı… Özgür Özel ve arkadaşları ise CHP’nin etinden sütünden yararlanmaya devam ediyorlar.
Ki Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın geleneksel 24 Temmuz Basın Kahvaltısında, Hamle’den Mukaddes Yelin arkadaşımızın “İstifa edecek misiniz?” sorusu üzerine MBB Başkanı Ahmet Aras “Şahsen genel bir karar olmadıkça şu anda partiden hemen ayrılmanın doğru olmadığını düşünüyorum” dedi, gazetelerimiz “Gitmiyorlar” diye başlık attılar. Oysa Başkan Aras ardından “Genel Başkanımızın alacağı kararlar doğrultusunda gerektiğinde gerekli adımların atılması doğru olacaktır.” diyordu. Özgür Özel götürebildiği milletvekillerini ve il başkanlarını götürürken, belediye başkanlarına “Siz bekleyin” diyor. Yani CHP’yi kullanmaya devam ediyorlar… Bu etik mi?
*
Özgür Özel 24 Temmuz Cuma günü Yeni Parti'nin ilk kurucular toplantısında genel başkan seçildi. Partinin hala adı ve amblemi tartışılıyor. Tartışmayı severiz. Anımsayanlar olacaktır. Bu köşede 2 Temmuz 2026 tarihli yazıma “CHP’liler taşınıyor mu, İmamoğlu’na ‘Yeni Parti’ mi kuruluyor?” başlığı atmıştım. O yazımda CHP’den ayrılanların kuracakları partinin adı ile ilgili şu ifadelerde bulunmuştum:
“Peki ‘Yeni Parti’nin adı ne olur? ‘İstiklal’ diyenler var. ‘Yürüyüş’ diyenler de çıkıyor. İnsanın aklına Erdoğan’ın ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısı geliyor. Akıllara zarar bunlar. İsimler arasında ‘Halk Partisi’ de bulunuyor. Daha ilk başta Ekrem İmamoğlu’nun kısaltılmışı ‘Ekim’ de söylenmişti. Bence ‘Yeni Parti’nin adı ‘Yeni Parti’ olur. Günlerdir dillere pelesenk oldu…”
Öyle oldu… Tabii “Yeni Parti” ne kadar yeni o da tartışılır.
Değişen sadece CHP'den istifa eden 91 milletvekiliyle kurulan Yeni Parti'de Özgür Özel Genel Başkan seçilip, kurucu 90 milletvekilinden 80'i Parti Meclisi'ne (PM) girerken Remzi Kazmaz’a YDK’da yer verilmedi… 80 milletvekili ile birlikte Muğla Milletvekilleri Süreyya Öneş Derici, Cumhur Uzun ve Gizem Özcan üçü birden Parti Meclisi’nde yer aldı.
Tabii kimse beklemiyordu Gizem Özcan Genel Başkan Yardımcısı oldu…
CHP’den seçilen Gelecek Partili Selçuk Özdağ’ı saymazsak bu bir ilk… Galiba Metin Ergun da İYİ Parti’de yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı yapmıştı.
Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan’ı kutluyorum…
*
Kapalı Grup Toplantısında, CHP’de büyük tepki toplayanlardan Ali Mahir Başarır, Murat Emir ve Gökhan Günaydın yeniden Gurup Başkanvekilliğine seçilirken, zamanında Özgür Özel’e “Tipi tip” diyen Cemal Enginyurt ile CHP’de tepki gösterilenlerin başında gelen ve hemen her soruşturmaya adı karışan Veli Ağbaba, her seçimde Kılıçdaroğlu’nu aday yapmak için kendini paralayan Tuncay Özkan, kurultayda Kemal Bey'in koruması gibi davranan ve şimdi de Yeni Parti kurulurken cami avlusunda vatandaş tekmeleyen ‘ölü evinin yasçısı düğün evinin tefçisi’ Mustafa Sarıgül, kardeşi Özgür Özel ve Veli Ağbaba ile Tülov Murahhas Üyesi olan ve mızılı olayların baş aktörü Mahmut Tanal, 8 dönemdir milletvekilliği yapan eşini dostunu belediyelere yerleştiren, düne kadar Kılıçdaroğlu’nun akıl hocalarından şimdi “İmamoğlucu” Bülent Tezcan Yeni Parti’nin kurucuları oldukları gibi, Parti Meclisi’ndeler…
İlla bu yapılacaksa Yeni bir parti kurulacaksa, yeni bir mücadele yöntemi, yeni bir alan açıklanacaksa bence biraz daha yeni isimler öne çıkarılmalıydı. Ki o tabanda yeni yüzler pırıl pırıl genç var, kadın var. Kolaya mı kaçıldı ne?
Bir de çok fazla gaz veriliyor yeni partiyle ilgili. Büyük bir hüsran yaşanabilir…
*
Bir de Allah aşkına bunların neresi yeni?
Bunlar CHP ile uğraşırken AK Parti’yi, iktidarı unutturdular… Vallahi ben bile bunları yazmaktan Büyükşehir Belediyesi’nde olup bitenleri yazamaz oldum. Büyükşehir Belediyesi’nin mülkü ve iyi kötü restore ettirilen taş yapı olan tarihi Yağ Hali binasına Vakıflar (Mihrişah Valide Sultan Tapusu ile) el koyalı üç hafta olmuş haberimiz yok. Daha nerelere göz dikildi bilmiyoruz!
Halen geçen yılın hesabını veren bir basın toplantısı yapmayan Ahmet Aras Başkan, 24 Temmuz’da Gonca Köksal Aras Başkan’ın düzenlediği kahvaltıda adeta rol çaldı, basın gününde basını konuşamadık...
Çok dertliydi. Hala betona çevirdikleri Kışla Parkı’nı neden bitiremediklerini anlatırken belediye kadrolarından şikâyet etti. Avrupa ülkelerine “görgüleri artsın” diye gönderdiklerinin hiç birisinde gelişme olmamasından dert yandı…
“Bu kadrolaşmayı siz yapmadınız mı? İşe yaramayanı neden atmıyorsunuz?” diyebilirdim, iş uzayacaktı demedim. Zaten ben belediyeden o gün Başkan Aras’ın eleştirdiği kadar şikâyetçi olamazdım. Bir de hala “Şu yoktu, bu yoktu” diye adını vermeden Osman Gürün dönemini gömmesini hoş değildi.
O dönemi gömerek bu dönemin yanlışlarını, kifayetsizliklerini örtemezsiniz ki…
*
Toplantının sonuna doğru güzel şeylerde oldu. Gonca Köksal Başkan “Tarihi Kentler Birliği” yönetiminde bulunmasının yararlarına değinirken, Kurşunlu Camii çevresinde ve Turgutreis Caddesi’nde iyileştirilme yapılması için hazırlanan projeden söz etti. Kocamustafendi Caddesi’nin de bu projeye katıldığını söyledi. Ahmet Aras Başkan da şehir merkezinde yaşanan trafik sorununu azaltmak için çalıştıklarını belirtirken, çevre yolundan geçen “yerli turistin” şehre sokulabilmesi için Recai Güreli ve Abdi İpekçi Caddelerinin yeniden çift gidiş geliş olarak kullanılmasının yararlı olup olmayacağını gazetecilerle tartıştı… Toplantı bir anda İngilizce “think tank meetings” (düşünce kuruluşu toplantıları) anlamındaki Tink Tenk toplantılarına dönüştü. Keyifli oldu. Özlemişiz bu tür beyin fırtınası ve “ortak akıl” arayışlarını…
Bunu Ahmet Aras Başkan ile yapmanın pek de mümkün olamayacağının farkındayım, ama Gonca Köksal Başkan ile yapılabilir… Geç de olsa…
Tabi CHP’de bunları konuşmak son yıllarda bir “fantezi”, bir “lüks” … Yeni Parti’de de öyle olmasını bekliyorum. Çünkü insan malzemesi aynı…
Birbenlerinin çamaşırını ipe sermek, birbirlerine hakaret ve itibarsızlaştırmanın dayanılmaz hafifliği içindeler! Yeni Parti kuruldu, hala hakaretler gırla gidiyor…
Seçimler gelince şapkalarını önlerine koyarlar! Tayyip Bey sanıyorum olup bitenlere kahkahalarla gülüp, ellerini oğuşturuyordur…
*
Tabi gündemin sıcaklığından olmalı, kahvaltıda daha çok siyaset konuşuldu.
“İstifa edecek misiniz?” sorusuna Gonca Köksal Başkan “Belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri açısından henüz ortak bir karar alınmadığını” kaydedip, parti yönetiminin süreçle ilgili değerlendirmelerinin sürdüğünü söylerken, Ahmet Aras Başkan “Genel Başkanımız ayrılmamızı isterse ayrılırız” deyince mikrofon bana geldiğinde “Genel Başkan derken Özgür Beyi kastediyorsunuz. Kemal Bey ne oluyor?” diye sordum. Sadece gülüşmelere yol açabilmiş oldum.
Anladığım ve herkesin anladığı kadar ise Özgür Özel ile beraber olan belediye başkanları bir bakıma CHP’de Eylül’de başlayacak “delege seçimlerini” bekliyorlar. Delege seçimlerinde belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu’ndan daha çok sözlerinin geçeceği ve etkili olacakları ortada…
Hal böyle iken niye gittiler anlamak zor. Kalıp kurultayı kazanabilirlerdi…,
Neyse sanırım kurultayda başarı sağlanması halinde Yeni Parti kurulmuş olsa da dönüp gelecekler. CHP de belediye başkanlarını “Truva atına” döndürdüler… İnsanın aklına “Guguk Kuşu” da geliyor. Özgür Özel ve arkadaşları anlaşılan “taşıyıcı anne” haline de getirttikleri CHP’yi kullanmaya devam edecekler…
Bana sanki bu işin sonunda “fareli köyün kavalcısı” gibi toplayıp götürdüklerine fıkradaki gibi “Ağam biz bu tezeği neden yedik?” dedirtecekler…
*
38. Kurultay’ın “Mutlak butlan kararı” ile iptal edilmesi sonucu son 3 yıldır CHP’yi yöneten Özgür Özel o 3 yılda söylediklerinin dışında şimdi yeni ne söylüyor?
Bugün asıl bu sorunun yanıtını aramak istiyordum, sayfayı yine idareli kullanamadım. Yarın devam ederiz.
Ha bir de 24 Temmuz kahvaltısında aynı zamanda Federasyon Başkanı olan Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan arkadaşımız “açılış konuşmasını” yapıp, Gonca Köksal Başkan’ı bizlere takdim etti. Belediyenin Basın Halkla İlişkiler biriminde bir görev mi aldı anlayamadım…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ: İnsanlar adaletle değil, hukukla ya da ikna yoluyla yönetilir; bunlar işlemezse geriye güç veya hile kalır. --George Bernard Shaw