Evet ben de okuyunca, şaşırdım. “Hayır, bunu söylemiş olamaz” dedim.

Söylemiş...

CHP’nin Menteşe Belediye Başkanı adayı Gonca Köksal’ın “Seçim Koordinasyon Merkezi”  açılışında demiş. Ferdi Yavuz haberine başlık yapmış:

“Osman Gürün; “Biz birbirimizin etine bayılıyoruz, karşı tarafın etini tatsak belki daha tatlı gelir

Ben bir kere daha, seneler önce “Hayır, bunu söylemiş olamaz” demiştim.

2014 yerel seçimiydi, Milas’ta yine bir seçim merkezi açılışı mıydı ne yanında Milas adayı Muhammet Tokat ile Büyükşehir adayı olarak “Milas’ın bundan sonra iki ...” diye başlayan bir ifade kullanmıştı.

Tamamını yazmak utandırıyor...

xx xx xx

The walking dead” dizilerini, sinema filmlerini izler misiniz?

You Tube’da arada bir beynimi detokslamak için izlediğim olmuştur. Osman Gürün’ün sözleri aklıma bir de o filmleri getirdi.

Ferdi Yavuz “CHP Menteşe Belediye Başkan Adayı Gonca Köksal’ın, Seçim Koordinasyon Merkezi açılışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün; ‘Biz birbirimizin etine bayılıyoruz. Çok lezzetli geliyor. Karşı tarafın etini tatsak belki daha tatlı gelir. Oradan daha iyi besleniriz.’ dedi.” diye başlamış.

Siz kimsiniz?

Osman Gürün haberde şöyle devam etmiş:

25 yıldır belediye başkanıyım. Çoğu zaman gidiversin gari ak başlı adam denilen kişiyim. Madem öyle biz bırakalım dedik arkadaşlar. Siyaset devam ettiği sürece muhalif biriktiriyorsunuz. Yönetici tüm bunların dışında objektif olarak, bilimsel yöntemle ihtiyaçları öncelikli olarak belirler ve yatırımı yapar. Partinin kente yaptığı hizmetleri yüksek sesle vatandaşlara anlatmak gerekiyor. Yapılan işleri göstererek yapmak lazım. Biz birbirimizin etine bayılıyoruz. Çok lezzetli geliyor. Karşı tarafın etini tatsak belki daha tatlı gelir. Oradan daha iyi besleniriz.

Çok lezzetli geliyormuş...!

xx xx xx

Aslında “Çoğu zaman gidiversin gari ak başlı adam denilen kişiyim.” demesi de şaşırttı beni.

Kendisine böyle denildiğini bilmiyordum. İlk Ali Turbalıoğlu’nun paylaşımlarında görmüştüm. Nedense bu tanımlamayı hiç kullanmadım.

Ali Turbalıoğlu birisi içinde “Su kabağı” yakıştırması yapardı. O yakıştırmayı da kullanmak istemedim.

Ben Ali Turbalıoğlu gibi “ikisinin de gittiğini” de düşünmüyorum.

Hem eskilerde birisi birine benzer işler yaptı mı, duruş sergiledi mi “Eee ne de olsa elinden su içti” derler...

Kimse merak etmesin, gelenler “gitti” sanılanın elinden su içtiler!

“Ak başlı” bu tanımı kendisine yakıştırdığına göre, ben de kullanayım artık:

“O ak başlı gidivemesine gidiveri gari de ardında kül bırakır da öyle gidiveri...”

xx xx xx

Osman Gürün bir de etini yediklerine sorsun bakalım...

Kendisi hep birilerinin etini yedi de kimse O’nun etini yemedi. O’nun etini yiyen olsaydı o koltukta 25 yıl kalabilir miydi?

Devrim önce kendi çocuklarını yer” diye bir söz vardır, aynen öyleymiş...

Ayrıca iktidarda olanı kimse yiyemez. Ancak iktidarda olanlar kendi kendilerini yerler.

Ak başlı Osman Gürün kendi başını kendi yedi...

Başını yiyeceği kendinden kimse kalmayınca kendini yemek diye bir şey de varmış.

Unutmuş olabilir, ben anımsatıvereyim:

Hepsini saymayayım (malum yer darlığı) Sadettin Ünsal ile başladınız, arada aralarında Şevket Arslan ve Ahmet Ertem gibi isimlerin bulunduğu gençlik kollarını da yiyip Hilmi Giresun ile tamamladınız... Bir de Fettah Bardakçı ve benim gibi yenilmeden (yenmek-yenilmek olarak anlaşılmasın) terk edenler oldu...

Allah aşkına Osman ağabey akşamları “Hede 2 duble atıverelim” diye sizinle masaya oturanlara bir bakın bakalım yola çıktıklarınızdan kim kalmış yanınızda...

Ahh Osman ağabey son yıllarda hep “İçimizdeki İrlandalılar” diye topu taca attınız, ama o attığınız yerde aslında kendi kaleniz vardı ve kendi içinizdeki İrlandalı’yı bir türlü görmeyi akıl edemediniz...

xx xx xx

Ferdi Yavuz, o açılıştan Menteşe Belediye Başkanı Adayı Gonca Köksal ile ilgili haberine de “10 yıldır CHP’de olan Menteşe için Gonca Köksal’dan Çöp ve Yol Vaadi!” diye başlık atmış.

Haberin spotunda Gonca Köksal’ın “Ben bir şehir plancısı olarak sizlere çöpleri molozları toplanmış tertemiz sokaklara sahip, ihtiyaca yönelik düzenlenmiş sosyal alanlarıyla, nitelikli sanatsal etkinlikleri ile altyapısı sağlam, medeni bir şehirde yaşamayı vaat ediyorum” ifadesini kullanmış.

Şimdi gelin, Ferdi Yavuz’un ima ettiğini soruya çevirme...

Allah aşkına Gonca Köksal hanım siz Menteşe Belediyesi’nde 2 dönem meclis üyeliği ve İmar Komisyonu Başkanlığı yaptığınız gibi, Bahattin Gümüş’e vekaleten “başkanlık” yaptığınız da oldu. Bu olumsuzlukları size her “siyasi imkanı” sağlayan Bahattin Gümüş’ün de görmesini neden sağlamadınız? Siz uyardınız da o dinlemedi mi? Grup kararlarında muhalefet şerhiniz oldu mu?

Gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum...

Şimdi kalkar da İYİ Parti adayı Hüseyin Nizamoğlu veya AK Parti adayı Op. Dr. Şadi Ballı “Menteşe’de 10 yıldır çöpler molozlar toplanmıyor. Sosyal alanlar ihtiyaca yönelik düzenlenmedi. Sanatsal etkinlikler görmedik. Altyapısı sağlam, medeni bir şehirde yaşamıyoruz.” derse ne diyeceksiniz?

xx xx xx

O değilde açılışta bulunanlardan CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Alkım Denizaslanı ve İl Başkanı Zekican Balcı ile Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl, önceki dönem milletvekilleri Mürsel Alban ve Burak Erbay, Milas Belediye Başkanı adayı Fevzi Topuz, Yatağan Belediye Başkanı adayı Mesut Günay, Marmaris Belediye Başkanı adayı Acar Ünlü bir yana Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş bu sözler karşısında ne düşündü acaba?

Bir şehri iyi kötü yönetiyorsunuz, sizin yerinize aday gösterilen meclis üyeniz ve İmar Komisyonu Başkanınız kişi seçim koordinasyon merkezi açılışında yaptığı konuşmada size hizmetleriniz için bir teşekkür etmediği (haberde bu anlamda bir şey göremedim) gibi, vaatlerini sıralarken adeta 10 yılın eleştirisini yapıyor!

Başkan adayı Köksal “Partili olmanın” gereği içinde kalmazken, Belediye Başkanı Gümüş “Partili olmanın” gereği eleştirileri sineye çekiyor...

xx xx xx

Sanırım sadece Bahattin Gümüş değil, Osman Gürün de sineye çekiyor...

Ferdi Yavuz’un haberinde Gonca Köksal’dan öne çıkardığı, hatta başlık yaptığı ifadelerin yer aldığı konuşmanın “Burada Ahmet Başkan’ın da huzurunda sizlere söz veriyoruz. Büyükşehir Belediyemizle birlikte Menteşe’mizin tüm yollarını Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır hale getireceğiz.” diyen o bölümü de şöyle:

Biz sahip olduklarımızın farkındayız. Bizler şükretmeyi bilen bir millet olduğumuz kadar, nasıl yaşamayı hak ettiğimizi de bilen bir milletiz! Sağlam adımlar atacağız. Sağlam adımlarımızı sağlam yollarda atacağız. Önce yollarımızı sağlamlaştıracağız, sonra tam yol ileri gideceğiz.

Burada Ahmet Başkan’ın da huzurunda sizlere söz veriyoruz. Büyükşehir Belediyemizle birlikte Menteşe’mizin tüm yollarını Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır hale getireceğiz.

Yorgunluğumuzu, kırgınlığımızı, içine düşürüldüğümüz karanlığı bir kenara bırakmadan ayağa kalkamayız. Biz, Menteşe olarak, Büyükşehir Belediyemizin de desteğini arkamıza alarak, el ele verince, aynı hedefe odaklanınca nelerin mümkün olabileceğini tüm Türkiye’ye göstereceğiz.

Ben bir şehir plancısı olarak sizlere çöpleri molozları toplanmış tertemiz sokaklara sahip, ihtiyaca yönelik düzenlenmiş sosyal alanlarıyla, nitelikli sanatsal etkinlikleri ile altyapısı sağlam, medeni bir şehirde yaşamayı vaat ediyorum. Çünkü, sizlere baktığımda, Türkiye’ye örnek olabilecek bir şehrin insanlarını görüyorum! Hepimiz bir işin ucundan tutacağız ve birlikte yükseleceğiz. Bizim kararlı birlikteliğimizden yepyeni bir Menteşe doğacak.

xx xx xx

Bu sözlerden siz ne anladınız, Osman Gürün ne anladı bilmiyorum. Ben Gonca Köksal’ın 10 yıl yönetiminde bulunduğu Menteşe’nin bugünkü durumundan hoşnut olmadığını, Büyükşehir ile el ele vererek yepyeni bir Menteşe’nin doğmasını sağlayacağını anladım. Demek ki Osman Gürün ile Bahattin Gümüş el ele verememişler... Yepyeni bir Menteşe-Muğla doğmasını sağlayamamışlar...

Ahh Gonca Köksal ahh... Biz sizin gördüğünüzü o kadar çok söyledik yazdık, ama siz hep o yazılara kızanlardan oldunuz...

Ben anladığımı yazdım, yanlışım varsa düzeltmeye hazırım...

------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Uyan artık, bildiğim bütün ninniler bitti.--Ülkü Tamer