Yaz aylarında güneş altında park edilen araçların iç sıcaklığı kısa sürede 60-70 dereceye ulaşıyor. Yüksek ısı ve ultraviyole (UV) ışınları, araç içinde unutulan pet şişeleri zararsız bir kap olmaktan çıkarıp ciddi risk odağı haline getiriyor. Isınan plastikten suya karışan zararlı maddeler ile hızla türeyen bakteriler insan sağlığını tehdit ederken, mercek görevi gören su dolu şişeler yangın tehlikesi yaratıyor.
YÜKSEK SICAKLIKTA KİMYASAL VE MİKROPLASTİK SIZINTISI
Sıcaklık 50 derecenin üzerine çıktığında, pet şişe imalatında kullanılan polimer bağlar gevşemeye başlıyor.
Normal şartlarda zararsız sayılan antimon isimli madde, bu eşiğin aşılmasıyla katlanarak suya geçiyor. Isınan plastikten sızan ftalatlar ile endokrin bozucu kimyasallar, vücudun hormon dengesini bozarak uzun vadede kronik rahatsızlıklara ve kansere zemin hazırlıyor. Aynı zamanda güneşin UV ışınları plastiği mikroskobik düzeyde parçalıyor. Böylece tek bir yudumla milyonlarca nanoplastik parçacığı kan dolaşımına ve dokulara karışıyor.

BİYOLOJİK TEHLİKE VE YANGIN RİSKİ
Daha önce içilmiş ve araçta bırakılmış şişelerde biyolojik bir tehdit şekilleniyor. Ağız yoluyla suya geçen bakteriler sıcak ortamda kuluçka evresine girerek birkaç saat içinde milyonlarca sayıya ulaşıyor. Bu durum mide, bağırsak ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açıyor.
Kimyasal ve biyolojik zararların ötesinde, fiziksel kaza ihtimali de bulunuyor. Şeffaf pet şişelerdeki su, güneş ışığını tek noktaya odaklayarak mercek işlevi görüyor ve araç döşemelerini tutuşturup yangın çıkarabiliyor.
PLASTİK ŞİŞELERE KARŞI ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
Uzmanlar, araç içinde veya sıcakta kalmış pet şişelerdeki suyun hiçbir koşulda içilmemesi gerektiğini vurguluyor. Günlük su tüketiminde sağlığa zararsız cam veya paslanmaz çelik mataralar öneriliyor. Tek kullanımlık tasarlanan pet şişelerin yıkanarak tekrar kullanılması, plastik yıpranması ile bakteri üretimini katlanarak artırıyor.
Muhabir: Haber Merkezi