Geçenlerde kapım çaldı, açtım karşımda elinde bana verilmek üzere bir kitapçık ile Büyükşehir Belediyesi’nden bir görevli duruyordu. Ayağına emeğine sağlık.

Baskıdan çıkmış gazete kokusuna bayılırım, benzin, mürekkep ve boya karışımı bir koku… Tabii herkese göre değil. Elbette bağımlısı değiliz, ama belki “meslek alışkanlığı” diyebilirim. Genç meslektaşlarımın böyle bir alışkanlıklarının olmadığını da belirtmekte yarar var.

Belediye görevlisinin getirdiği kapağında Ahmet Aras Başkan’ın yakın zamanda yaptığı 2,5 yıllık icraatlarının tanıtım toplantısının mottosu olan “2,5 Yılı Geride Bırakırken, Muğla'yı Çok İleriye Taşıdık” ifadesi yer almış.

Kitapçığı içinde bulunduğu poşetten çıkarınca burnuma fırından yeni çıkmış ekmek kokusu gibi baskıdan yeni çıkmış yayın kokusu geldi, ama “gazete kokusu” gibi hoş gelmedi… ‘Gülyağı’ndan beter ağır bir kimyasal kokuydu. Belki alışık olmadığımızdandır, ama “Nereye bastırdılar acaba, ucuzlukçu bir yere mi?” sorusu da aklımdan geçti.

Ancak ‘albenisi yüksek” bir kitapçık olmuş…

*

Elime alıp inceledim, toplantıdan kamuoyu ile paylaşılmadık bir şey var mı diye baktım.

Ön kapağın arkasında Atatürk portresi vardı. Karşı sayfasında Atatürk’ten esinlenerek “Az zamanda çok ve büyük işler yapılabileceğini bize gösteren ilham kaynağımız Atamıza saygılarımızla” ifadesine yer verilmişti.

Benzer ifade tanıtım toplantısında yer alan görsellerde de “Az zamanda çok iş yaptık” diye geçiyordu.

Hatta o zaman bu söze takılmıştım. Fazla iddialı bulmuştum. Az zaman denilen 2,5 yıl… Tanıtımda çözüldüğü söyleniyordu, ama 2,5 yılda Bodrum’un içme suyu meselesi sorunsuz hale gelmiş değildi… Ki tanıtım toplantısından birkaç gün sonra yarımadada Torba-Göltürkbükü artasında isale hatta patladı.

Bir iş makinasının patlattığı savunusu yapıldı, ama hala konu aydınlanmış netleşmiş değil...

Tabii az zamanda kendilerine göre çok iş de yapmış olabilirler. Keşke o işleri yaparken yılan hikayesine dönen Menteşe’de Kışla Park yenilenmesini de tamamlayabilmiş olsalardı.

Hem bu yenileme çok mu elzemdi onu da bilen yok…

*

Tabii şimdi o kitapçığı görmeyenler içinde ne olduğunu da merak edeceklerdir. Yeni bir şey yok…

Hatırlayanlar olacaktır, 14.08.2026 tarihli yazıma “Muğla’yı Çok İleriye Taşıdık’ … Yersek” başlığı atmıştım. Bu başlığı attım, çünkü ben yemeyenlerdenim. Hatırlamayanlar veya okumamış olanlar o yazıma bakabilirler, orada tanıtım toplantısının ikinci bölümüne şöyle giriş yapmışım:

“… Her neyse video çalıştı, yansıya spotlar halinde şu başlıklar gelmeye başladı:

* İki buçuk yılı geride bırakırken Muğla'yı çok ileriye taşıdık. İlk olarak bütçemiz büyük düşünebilmek ve büyük adımlar atabilmeye uygun olmalıydı... Oldu…. * Muğla’nın nabzını yansıtan güncel verilere ulaşmak, ihtiyaçları doğru belirlemek gerekiyordu… MUPA ile belirledik. …

Diye devam ediyor. İşte o başlıklar bol fotoğraf desteği ile ‘tanıtım kitapçığı’ haline getirilmiş.

Tabii böyle bir kitapçık toplantıya katılamamış olanlara ulaştırılabilir diye de düşünülebilir. İnşallah düşünülmemiştir, astarı yüzünden pahalı olur… Zaten o başlıkların ayrıntısı da yok. Ayrıntılar Ahmet Aras Başkan’ın üçüncü bölümdeki sunumunda anlatıldı.

Doğrusu bu “pahalı” kitapçığın yerine, Ahmet Aras Başkan’ın sunumu word dosyası olarak bir flaş bellek (biz gazetecilerle) olarak paylaşılsa hem daha ucuz hem de her iki taraf için daha yararlı olabilirdi.

Ama, bu kitapçık (bize gelenle aynı mı bilmiyorum) sunumun sonunda katılımcılara dağıtılmış. Ki bu konuda özel danışman beyefendi toplantıdan sonra yaptığı paylaşımda “… herkesin yanında götürebilmesini sağladığımız özel baskılı derginin 2.5 yıllık icraat sunumumuz kadar beğenilmesi de beni çok mutlu etti.” diyordu…

Oysa MUPA’nın gazoz kapağı açacakları dağıtılmış olsa toplantıyı katılanları daha mutlu yapabilirdi…

*

Evet Ahmet Aras Başkan’ın özel danışmanı beyefendi 14 Ağustos Cuma günü yaptığı paylaşımda, tanıtım toplantısına imzasını attı. Mealen “Ben yaptım” dediğini söyleyebiliriz. “2,5 Yılı Geride Bırakırken, Muğla'yı Çok İleriye Taşıdık” mottosu da Ona ait ise şaşırmam. Beyefendi paylaşımına “588 Kişinin Koltuklarda, Yaklaşık İki Yüz Elli Kişinin Ayakta İzlediği Ve 1000 Kişiye Yakın İnsanın Da Dışarıda Kaldığı Muğla Büyükşehir Belediyesi 2,5 Yıllık İcraat Sunumunun Merak Edilen Hikayesi…” diye girmişti.

Vallahi kimse artık hikâye meraklısı değil… Hikayelere bağışıklık kazanan Muğlalılar gerçeğin peşinde… Yanlış anlaşılmasın, kastettiğim “Başarı hikayesi” değil. Şahsen ben Muğla’da son yıllarda, elbette pek çok başarılı iş var ama “Muğla Gelişim Derneği”, “EGET Vakfı” ve “Akbelen Direnişi” dışında bir sağlam başarı hikayesi okumadım. Bir de Yatağan/Bozüyük’ün MBB sporcusu dünya şampiyonu okçuları…

Muğla Büyükşehir Belediyesi hangi konuda, alanda elle tutulur, gözle görülür başarıya imza attı ki hikayesi olsun…

*

Neyse o paylaşımda BeyefendiMuğla Büyükşehir Belediyesi’nin ilk bir yıllık sunumunu, 2025 yılının 2 Mayıs günü Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirmiştik ve tüm içeriğini yine ben hazırlamıştım. 110 kişiye yakın basın mensubuna özel olarak gerçekleştirdiğimiz o sunumda, Ahmet Aras döneminin ilk yılındaki yönetim sistemi hedefleri ve nedenleri ön plandaydı. 12 Ağustos 2026 günü Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nin en büyük salonu olan Yıldız Kenter Sahnesi’nde gerçekleştirdiğimiz Ahmet Aras döneminin 2,5 yıllık ‘icraat sunumu’ ise sadece GAZETECİLERE ÖZEL DEĞİLDİ, halka açıktı.” ifadelerinde bulundu.

Büyük harfler bana ait… Ama BÜYÜKLÜK Beyefendiye ait… Ben de merak ediyordum “organizasyonda kimlerin emeği var” diye. Beyefendiden başka kim olabilir ki…

14.08.2026 tarihli yazımda vurgulamıştım, toplantının başında 12 yaşında 400’den fazla beste sahibi piyanist bestekar İpek Nisa Göker ve ona eşlik eden MBB Senfoni Orkestrası bir harikaydı. Beyefendi düşünmüş, “Hayalimdi” diyor. Müthişti, bayıldım. Gerçekten bütün samimiyetimle Beyefendiyi kutluyorum. Zaten o yapıdaki liyakatsizler bunu düşünemezlerdi. Kutlarım

Tabii İpek Nisa Göker mucizemizi ben Beyefendi gibi “sürpriz olarak” saklamaz, önceden açıklar ve daha çok kişinin gelmesini sağlayarak GMKA Kültür Merkezi avlusuna da dev ekranlar koymayı akıl ederdim.

Hatta o konseri toplantı dışında Atatürk Stadyumu’na taşıyıp olay haline getirirdim.

O toplantıyı ise gazetecilere özel yapardım. Hatta yazarlarla ayrı bir toplantı gerçekleştirirdim. Muğla’ya toplantıya katılanlarla değil, gazetecilerle ulaşabilirsiniz…

*

Beyefendi “çıtayı yükselttik” filanda demiş, yerim dar oralara girmek polemiğe yol açmak istemiyorum. Ancak paylaşımın sonundaki şu ifadeler dikkat çekiciydi:

Bu sıra dışı sunumdan bahsetmişken, muhteşem sahne düzeninden bahsetmemek olmaz.

Giriş salonunda ve sahnede teknik olarak hayal ettiğim her şeyi aynen gerçekleştiren, bitmek bilmeyen titizliğimi anlayışla ve sabırla karşılayan, günlerce gece yarılarına kadar birlikte çalıştığımız BST Production Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Ertemiz’e de buradan sevgilerimi sunuyorum ve teşekkür ediyorum. Ayrıca, sunum içeriğinin tamamını bir dergi haline getirerek herkesin yanında götürebilmesini sağladığımız özel baskılı derginin 2.5 yıllık icraat sunumumuz kadar beğenilmesi de beni çok mutlu etti.

Bodrumlu Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ’un son günlerde yazdıkları aklıma geldi. Bu tanıtım toplantısına baştan sona Beyefendi imzasını attığına göre, organizasyonun faturasına kim imza attı acaba?

*

Söz konusu kitapçık “Muğla'nın değerlerini Ulusal ve Uluslararası Fuarlarda Tanıtıyoruz” başlığı ile noktalanmış. Başlığın altında şu spotlar yer almış:

* 2024 Antalya Turizm Fuarı, İstanbul Turizm Fuarı, İzmir Turizm Fuarı, WTM London Turizm Fuarı

* 2025 Ankara Turizm Fuarı, Antalya Turizm Fuarı, ATM Dubai Fuarı - TGA Desk, İstanbul EMITT Fuarı İstanbul Turizm Fuarı, ITB Berlin, İzmir Fuarı, MIT Moscow Fuarı, Shanghai - TGA DeskWTM London Fuarı

* 2026 İstanbul EMIT, ITB Almanya

Anlaşılan gidilen yerlerde Muğla’nın değerleri iyi anlatılamamış. Mustafa Gündoğ’da kaç gündür bu organizasyonlarla ilgili ahret soruları soruyor…

O sorulara biz de bakalım. Yarın.

Ha bu arada kitapçığın arka kapağında da “Ne Mutlu Bize Teşekkürler Hepinize” ibaresi yer almış…

--------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Tarihten aldığımız ders, tarihten ders almadığımızdır. --Friedrich Hegel