Dünkü yazımla ilgili WhatsApp üzerinden yazan muhafazakâr demokrat bir okurum şu ifadelerde bulunmuş:

Gonca Başkan’ın gösterdiği kararlı duruş önemli. Muğla’nın tarihi ve ortak değerleri söz konusu olduğunda siyasi görüş fark etmeksizin herkesin sahip çıkması gerekir. Şimdi gerçekten sıra milletvekillerinde ve tüm Muğlalılarda. Muğla’nın ortak değerleri hepimizin sorumluluğudur.

Bu okuruma katılmamak mümkün mü? İfadeleri sadece Muğla için değil, ülkemiz için de geçerlidir…

Dünkü yazımda Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın vakıf kararına “karşı duruş” ve Muğla kamuoyuna “çağrı” olarak algıladığım basın açıklamasını paylaştıktan sonra “… öncelikle Muğla’nın 7 milletvekilinden ‘hukukçu’ olanları Cumhur Uzun ve Gizem Özcan derslerine çalışıp bu garip durumu TBMM Genel Kurulu’na taşımalıdırlar. Bu konuda iktidar milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz’e de görev düşüyor. Onlarda ilgili Bakanlık nezdinde girişimde bulunabilirler iki kamu kurumun karşı karşıya gelmesini engelleyebilirler.” demiştim.

Ardından CHP ve Yeni Parti il başkanları dışında konuşması gerekenlerin “suskunluğu” ile ilgili (ki açıklamanın ardından bir gün geçmişti) olarak da “Belki de hafta sonu olduğu için herkes ayağa kalkamamış olabilir…” ifadesinde bulunmuştum…

*

Bilindiği gibi Menteşe’de Emirbeyazıt Mahallesi’nde Menteşe Belediyesi mülkü olan “494,09 metrekarelik taşınmaz”, 6360 sayılı Kanun kapsamında Valilik bünyesindeki Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu’nun 20 Mart 2014 tarihli kararıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmişti.

Arasta bölgesinde yer alan ve 2 milyon liranın üzerinde harcamayla Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen tarihi Yağ Hali, Mihrişah Valide Sultan Vakfı mülkü olduğu gerekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğümalı” oldu.

Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün bu beklenmedik ve garip “el koyma” operasyonundan, Gonca Köksal Başkan’ın “24 Temmuz Basında Sansürün kaldırılışı” ile ilgili anma gününde düzenlediği kahvaltıya katılan Ahmet Aras Başkan’ın açıklaması ile haberdar olmuştuk. O zaman Ahmet Aras BaşkanTaşınmaz üzerindeki binaların kendi imkanlarıyla yapıldığının tespiti için dava açacaklarını” söylemişti.

Şimdi de Menteşe Belediyesi’nin tarihi başkanlık binasının el konulması gündemde…

Bu arada Mabolla Medya’dan Esma Turan arkadaşımızın kendisiyle görüştüğü Vakıflar Bölge Müdürü Mücahit VuralYağ Hali’nin ardından 10 taşınmaz daha Vakıflara geçiyor” ifadesinde bulunmuştu. El konacaklar listesindeki ikinci taşınmaz meğer Menteşe Belediyesi’ymiş… Kalan 8 taşınmazın neresi olduğu ise bilinmiyor…

*

Esma Turan’ın 28 Temmuz tarihli haberine göre, Turan’ın sorularını yanıtlarken, “Eski eser gördüğünüz her yer olabilir” sözleriyle sürecin yeni taşınmazları da kapsayabileceğine işaret eden Vakıflar Bölge Müdürü Mücahit Vural, 2024 yılı Aralık ayında Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesinde yapılan değişikliğin ardından çalışma başlattıklarını belirtirken açıklamaları özetle şöyle olmuştu:

Muğla’da şu anda Yağ Hali dediğimiz yerin tapu kayıtlarında vakıf eseri olduğu için burayı tekrardan vakıflara geri aldık. Aslında kamudan kamuya geçiyor, çok değişen bir şey yok. İçerisindeki işletmeler, verilen hizmetler devam edecek. Sadece işletmeler kirayı Muğla Büyükşehir’e ödüyordu veya Menteşe Belediyesi’ne ödüyordu, artık Vakıflara ödemeye başlayacaklar.

Muğla merkezde Vakıflar’a geçecek taşınmazlarla ilgili de “Şu bina, bu bina var diye net bir şey söyleyemem. Çünkü bu sadece bizde bitmiyor. Yani bunun Tapu Genel Müdürlüğü kısmından bakılıyor, Osmanlı arşivlerinden bakılıyor. Yani eski eser gördüğünüz her şey her an olabilir. Şu anda ilk tespit Muğla merkezde 10 tane” demişti.

*

Akıl alacak gibi değil…

Tapu Genel Müdürlüğü kısmından, Osmanlı arşivlerinden bakılıyormuş.

Osmanlı ortadan kalkmış, Cumhuriyet kurulmuş; olmayan devletin tapusu mu olur? Dünkü yazıda da sordum Devlet, devlet malına el koyar mı?

Vakıflar Bölge Müdürü Mücahit Vural, arkadaşımız Esma Turan’ın sorularını yanıtlarken bir de “Çalışmaların yalnızca belediyelere ait taşınmazlarla sınırlı olmadığını” belirtip “Bodrum Kaymakamlığı binasının da Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini, Marmaris, Fethiye ve Milas’ta da benzer çalışmaların sürdüğünü” söyleyerek Milas/Selimiye’deki bir tarihi hamamın da bu kapsamda Vakıflara devredildiğini kaydetmiş. Vural’ın beni en çok düşündüren sözü ise “Burada kamudan kamuya bir geçiş söz konusu. Belediyenin cebinden çıkan para da kamu kaynağı, Vakıfların kullandığı kaynak da kamu kaynağı. Belediyenin kamulaştırıp alması bizim işimize yarıyor. Çünkü biz belediyenin veya Hazinenin mülkünü alabiliyoruz, vatandaşın mülkiyetindeki taşınmazları ise kanun gereği alamıyoruz.” ifadeleri oldu.

Bu hazret belediyenin cebinden çıkan paranın “kamu yararına harcanması gerektiğini” bilmiyor herhalde. Bir belediye binasına el konulmasının kamu yararı ne olabilir?

Bu konuya yarın devam ederiz…

*

Hafta sonunda Gonca Başkan’ın çağrısına ilk destek CHP ve Yeni Parti İl Başkanlarından geldi.

CHP İl Başkanı Halil KarahanBu süreçte, Menteşe’nin değerlerine, belediyemizin haklarına ve kentimizin ortak hafızasına sahip çıkan Menteşe Belediye Başkanımız Sayın Gonca Köksal Aras’ın kararlı duruşunu destekliyor; yürüttüğü mücadelenin sonuna kadar yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Söz konusu yapı yalnızca bir hizmet binası değil; yıllardır vatandaşlarımızın belediye hizmetlerine ulaştığı, Menteşe’nin ortak yaşamının ve kent kimliğinin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sürecin yalnızca mülkiyet boyutuyla değil, kamu yararı, hizmetin devamlılığı ve kentin ortak değerlerinin korunması anlayışıyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Beklentimiz; kurumlar arasında sağduyulu ve yapıcı bir koordinasyon sağlanarak Menteşe Belediye binasının belediyemize tahsis edilmesi ve halkımıza hizmet vermeye devam etmesidir.” derken, Yeni Parti İl Başkanı Nail Kızıl şu ifadelerde bulundu:

Menteşe Belediyemizin uzun yıllardır halkımıza hizmet verdiği belediye binasının bulunduğu taşınmazın, geçmiş kayıtlar gerekçe gösterilerek Mihrişah Valide Sultan Vakfı kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tesciline yönelik yürütülen süreci dikkatle takip ediyoruz. Bizim için mesele yalnızca bir tapu veya mülkiyet tartışması değildir. Mesele, Muğla’nın kamusal değerlerine ve kent hafızasına sahip çıkma meselesidir. Yüz yılı aşkın süredir belediye hizmetleriyle özdeşleşmiş bir alanın geleceğine ilişkin atılacak her adım; hukuka, kamu yararına ve Muğla halkının ortak iradesine uygun olmak zorundadır. Menteşe Belediye Başkanımız Sayın Gonca Köksal Aras’ın belediyenin ve Muğlalıların haklarını korumak amacıyla hukuki ve idari yollara başvurulacağı yönündeki açıklamasını önemsiyor ve bu mücadelenin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Aynı hassasiyet yalnızca belediye binamız için değil; Yağ Hali, Konakaltı ve Muğla’nın bütün tarihi, kültürel ve kamusal değerleri için geçerlidir. Bu değerler herhangi bir siyasi anlayışın veya geçici yönetimin değil, Muğla halkının ortak mirasıdır.

*

Şu ana kadar Muğla’nın 7, Yeni Parti’nin 3 milletvekilinden biri ve aynı zamanca Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Gizem ÖzcanYüz yılı aşkın süredir Menteşelilerin belediye hizmeti aldığı, kentin ortak hafızasının ve kamusal yaşamının parçası olan Menteşe Belediye binasının Mihrişah Valide Sultan Vakfı adına tesciline yönelik süreci yakından takip ediyorum. Menteşe Belediye Başkanımız Gonca Köksal’ın vurguladığı üzere, ‘Mesele yalnızca bir bina, bir tapu ya da bir mülkiyet meselesi değildir. Bu bina; Menteşe’mizin, Muğla’mızın, Muğlalının binasıdır.” dediği açıklamasında bir “hukukçu” olarak da şu ifadelere yer verdi:

Geçtiğimiz haftalarda Muğla Büyükşehir Belediyemizin mülkiyetindeki bazı taşınmazların da vakıf adına tescil edilmesinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras, söz konusu işlemlere karşı yargı yoluna başvuracaklarını duyurmuştu. Şimdi benzer bir sürecin Menteşe Belediyemizin hizmet binası bakımından gündeme gelmesi, meselenin münferit bir işlem olmanın ötesinde değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Bu işlemlere imza atanlar, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nda 2025 yılında yapılan değişiklikle, belirli koşullarda vakıf kaynaklarıyla inşa edilen, onarılan veya ilavelerle katkı sağlanan kültür varlıklarının vakıf adına tesciline imkân verecek şekilde yorumluyor. Ancak hiçbir yasal düzenleme, her taşınmaz bakımından kendiliğinden ve tartışmasız bir mülkiyet sonucu doğurmaz. Her işlem; somut olayın özellikleri, taşınmazın hukuki geçmişi, kanunda öngörülen şartlar, usul ve kamu yararı bakımından yargısal denetime tabidir.

Burada korunması gereken yalnızca bir bina ya da tapu kaydı değildir. Korunması gereken Muğlalıların ortak kullanımındaki kamusal değerler, kentimizin tarihsel hafızası ve her şeyden önce Muğlalıların kamusal çıkarıdır. Muğla’nın kamusal değerlerini ve ortak hafızasını koruyacağız. Geçmiş kuşaklardan devraldığımız ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğunu taşıdığımız kentimize sahip çıkacağız.

--------------- ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir ülkenin en büyük talihsizliği, onun iyi insanlarının susmasıdır. --Bertolt Brecht