-“Hain Kemal!”
-“Fetöcü Özgür!”
Dün TBMM’nin Dikmen kapısından ve CHP Genel Merkezi önlerinden yükselen sloganlar böyleydi.
Dün haber kanallarının tamamı Cumhuriyet Halk Partisi’ne kilitlendi. Dolayısıyla Türkiye’nin gündemi de CHP oldu… O kanallar bugüne kadar Amerika’nın İsrail ile birlikte İran’a müdahalesine ve İran’ın İsrail’e korku verici füze saldırılarına kilitlenmişti.
Olan bizim Türkmen Toyuna oldu.
Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde yapılan “17. Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu” pek çok yönden önemli bir etkinlik. Turizmcilerin ve akademik çevrelerin pek çok yönüyle ele alabilecekleri bir konu.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilk kez bu etkinlikle Osman Gürün’ü aştı. 16 ayrı Yörük Türkmen ve Yörük Obaları Dernekleri bir araya getirerek, bu “kapsayıcı güzelliği” ortaya koyarken, yerelden evrenselle bir ateş yaktı. Elbette alınacak çok yol, yapılacak çok iş var, ama atılması çok geç kalmış adımı attı…
Ama dün yaşanan CHP gündeminin gölgesinde kaldı…
*
Evet dün neredeyse tüm Türkiye CHP’nin “parti içi rekabetine” takılırken, “17. Uluslararası Yörük-Türkmen Toyu” konuşulamadı. Dünkü yazıma beklediğim yorumlar ve tartışmalar gelmedi.
Tek yorum “Yörük Türkmen Beyi” sıfatı yoksa ben takmış olayım, Yörüklük, Yörük Obaları ve bu alanlarla ilgili belgeselcilik denilince akla ilk gelenlerden biri olan Fethiyeli Yörük Ramazan Kıvrak’tan geldi.
Üstat Kıvrak, dünkü yazım için teşekkür ederken, “Yazınız için çok teşekkür ederiz. Şölenin yanında mayamızı, özümüzü, derdimizi, çaresini, eksiklerimizi, başarılarımızı da anlatmışsın sağ ol var ol.” demiş.
O da sağ olsun, var olsun…
*
Söze “Bu yıl 17’cisi. Muğla’daki 16 Yörük Türkmen, Yörük Obaları Dernekleri ile Anadolu ve Toroslar Federasyonları ile Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Ahmet Aras himayelerinde güzel bir şölen oldu.” diye başlayan Ramazan Kıvrak bu şölenin hazırlığı sırasında ortaya çıkan çok önemli bir kararı şöyle anlattı:
“Teşekkür ve yorumunda Katılım güzeldi. Aynı derneklerimizin imecesiyle; İnşallah yıllar önce yaptığımız 40 binlerin, 50 binlerin katıldığı Girdev, Yılanlı şölenlerini aşıp, 120 derneğin katıldığı uluslararası Cura Festivallerinin yapıldığı Seki Şölenlerimizi aşıp; Şöleni gelecek yıl Yine Büyükşehir’in ve katılırlarsa Yöre belediyelerinin iş birliğiyle Muğla’daki derneklerimizin imecesiyle Seki Yaylasında yapacağız. Bundan böyle isterlerse her ilçe köy belde dernek yine ayrıca Yörük Şölenlerini yapabilecek. Ancak Muğla’da her yıl bir yerde uluslararası büyük şölen yapılacak...”
*
Ramazan Kıvrak yorumunda Toy’u artasıyla eksisiyle şöyle değerlendirdi:
“Bu yılki Muğla il merkezinde Düzeyn’deki şölene 80’den fazla Dernek Başkanı ile federasyon konfederasyon birlik vakıf temsilcileri de katıldı. Yöresel Tarhana ikramı oldu, ama yeterli tanıtamadık. 745 yıl önceki Ertuğrul Gazi zamanındaki Bulgur Aşı yapıldı. İrmik helvaları yapıldı gelenler doydu, ama onu da yeterli tanıtamadık. Zaman dar olduğundan Muğla’nın yerel sanatçılarına yeterli zaman ayıramadık. Seneye Seki’de ata çalgıları ve yerel sanatçılara bir gün ayırmalarını önereceğiz. Semah eksiğimizdi yeni şölenlerde tamamlayacağız. Eksiklerimiz vardı iyi tarafımız da çoktu. Başkan Ahmet Aras’ın ev sahipliği gönül seferberliği gibiydi… Dernek temsilcilerinin gönlüne girdi. Böyle giderse, Yörük Belediyeler Birliği Başkanlığı da yakışıp duru… Başkan Aras; oraya gelen tüm partilileri, parti yöneticilerini onura etti, şölen yerinde tarafsızdı. Gelemeyenleri, duymayanları yeni sene daha özenli davet edeceğiz. Bu konuda hem eksiklerimizi hem başarılarımızı dernekler olarak belediye ile paylaşıyoruz. Yörük Toylarında çadırların kapıları açıktır herkese yer vardır. Siyasi değil, milli olan, yerli olan Milletin şölenine davet beklenmez, ben milletim denir gelinir. Ancak davet bekleyenlere davetiyeler yeni yıllarda özenle yapılacaktır. Belediye başkanına personeline ve imeceye katılan; Muğla il ilçe köy derneklerine, katılımcı derneklere emek, destek verenlere, gelenlere, gönlü şölende olanlara teşekkür ederiz. Yeniye herkesi bekleriz.
Anadolu Yörük Türkmen Federasyonu Genel Başkanı Ramazan Kıvrak.”
Üstat Ramazan Kıvrak’a teşekkür ediyorum…
*
Yörükleri bir araya getirmek kolay değildir.
Ben de yörüğüm… “Keçi inadı” dedikleri bizde vardır. Küstüğümüz dağın odununu bile yakmayız. Zeybek oyunlarını tek başımıza oynarız, üstümüze gelen olurca çıngar çıkar…!
Ahmet Aras Başkan zoru kolay eylemiş. 16 Yörük Obası Derneğinini bir araya getirmiş. Ben gelecek yıl yapılacak şenliğe kadar bu derneklerin çoğalabileceğini umuyorum.
Darısı CHP’nin başına…
Şükürler olsun dün Devlet Bahçeli’nin Gurup Konuşması mı, Mansur Yavaş’ın çağrısı mı etkili oldu, yoksa Kılıçdaroğlu kendisi mi basiretli davrandı bilmiyorum, CHP ve Türk siyaseti bir felaketin ya da Bahçeli’nin deyişiyle ‘siyasi kıyametin’ eşiğinden döndü.
Kılıçdaroğlu gurup toplantısını genel merkeze alarak olası bir felaketi engelledi, fırtına durdu… Ancak fırtına geçmedi, haftaya Salı ne olur kimse bilmiyor… Kılıçdaroğlu dün “Kurultaya gideceğiz, ama önce ayıklanacağız” diyordu. Anlaşılan bugün yarın “disiplin” çalışacak. Başta Özgür Özel olmak üzere birilerine “tedbirli” cezalar gelebilir… Üyelikler askıya alınabilir…
*
Yaşananlara bakılırsa CHP’nin bölünmesi kaçınılmaz görünüyor.
O zaman neden gitmiyorlar?
Bence gidiş meşrulaştırılmak isteniyor. Devlet Bahçeli “Ergen Devrimci gibi davranıyor” diyor ama Özgür Özel, dün Manisa’yı erteleyip Gurup Toplantısı’nı yapıp Kılıçdaroğlu’nu engellediği gibi ortaya koyduğu hareketlerle beraberinde alıp götüreceği milletvekili ve örgüt yöneticileriyle partilileri konsolide ediyor. Başarılı da oluyor.
CHP’den kopan ilk parti Cumhuriyetçi Güven Partisi (1967) olmuştu.
Onu Demokratik Sol Parti (1985) izledi.
Halkçı Parti (1983), SODEP ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti (1985'te birleşme ile oluştu) de var, ama onlar CHP kapatılınca kurulmuştu. 14 Kasım 2014 te Emine Ülker Tarhan Anadolu Partisi’ni kurarken, Muharrem İnce de 2021 de Memleket Partisini kurdu.
CHP’de oluyor böyle şeyler… Ki ünlü Demokrat Parti bile CHP’den ayrılanlar tarafından kuruldu.
Sanırım Mustafa Kemal Atatürk CHP’nin temellerini Cumhuriyet’in temelleri kadar sağlam atmış…
*
Bugün o partilerin hiçbirisi yok, birkaç tabela partisi dışında…
Çoğu kurucu başta Mustafa Sarıgül baba ocağına döndü. Emine Ülker Tarhan ve Muharrem İnce de döndü, ama ‘Mutlak butlan’ kararı onların üyeliklerini de kaldırdı. Bakalım Özgür Özel ile birlikte “yeni partiye” giderler mi?
Dün Özgür Özel önceki konuşmalarını tekrarladı, Kılıçdaroğlu’na yüklendi. “Geri dönülemez noktaya geldik…” diyerek, o noktadaki eşiğin aşılamaması halinde “bölünmenin kaçınılmazlığına” işaret etti…
Kılıçdaroğlu ise eleştirilere yanıt verdi “kirlilikten kurtulma” sözünü tekrarladı. Kurultaya temizlenerek gidileceğini söyledi… Disiplinin işletileceği anlaşıldı…
“Durum vahim ama umutsuz değil” diye bir söz vardır, durum hem vahim hem umutsuz…
---------- ----------
GÜNÜN SÖZÜ: Geçmişi değiştiremezsin; ama geleceğin henüz yazılmamıştır. --Charles Dickens