Bazen sıkılır, bunalırız; ne yapacağımızı bilemeyiz. Hayatın yükleri tek tek sırtımıza binmeye başladığında tek başımıza ayakta durmakta zorlanırız.
Böyle bunaldığımız bir anda, çöktüğümüz bir anda bir el çeker kaldırır bizi. Karanlık odamızı aydınlatıverir. Efkârlı gözlerimiz gülüverir.
İşte, o el bir dost elidir.
O dost da Allah’ın kuluna bir armağanıdır.
Bazen telaşlanır, ne yapacağımızı bilemeyiz. Bilgimiz, deneyimimiz yetmez bir adım atmaya. Hangi yöne gideceğimizi bilemeyiz. Acemiyizdir daha, tercih yapmakta zorlanırız.
Böyle kararsız kaldığımız bir anda, tercih yapamadığımızda bir el işaret eder. Fikir verir, destek olur, tavsiyede bulunur. Bilgilendirir, cesaretlendirir, rehberlik eder.
İşte, o rehberlik bir dostun rehberliğidir.
O dost da Allah’ın kuluna bir armağanıdır.
Bazen kendimizi yalnız hissederiz. Umutsuzluğa kapılırız. Dertleşmek, içimizi dökmek, rahatlamak isteriz.
Böyle yalnız kaldığımız bir anda bir dert ortağı, bir sohbet ortağı çıkar gelir. İçimizi döker, rahatlarız. Sohbet ilerledikçe huzur buluruz. Asılan yüzler gülmeye, daralan ruhlar genişlemeye başlar.
İşte, o rahatlama bir dostun verdiği huzurdur.
O dost da Allah’ın kuluna bir armağanıdır.
“Sanman kim taleb-i devlet-i cah etmeğe geldik.
Biz âleme bir yâr için ah etmeğe geldik.”
Yenişehirli Avni, “Zannedilmesin ki biz bu dünyaya makam, mevki, para, ikbal için geldik. Böyle zannedenler yanılgı içindedir. Zira biz âleme bir yâr için ah etmeye geldik.” diyor.
Yâr için “ah” eden dostlarımız olsun.
Nurettin Topçu, “Dostluk, şuur dışı denen ve ruhun derinliklerinden gelen bir müjde veya ilham gibidir.” derken Aristoteles ise “İnsan dost sahibi olmakla aslında başka bir ‘kendi’ edinir.” diyor.
Yani dost bir aynadır.
Ayna ise hayatımızın vazgeçilmez araçlarından biridir.
Kendisine her bakışımızda bize, “Kendini düzelt.” der. Biz de kendimize çeki düzen veririz.
Ne güzel adetlerimiz varmış eski zamanlarda. Gelinin çeyizinde mutlaka ayna bulunur ve gelin evine önce ayna götürülürmüş. Böylelikle de anne-baba kızına, “Her fırsatta aynaya bak, hata ve kusurlarını düzelt.” mesajı verirmiş.
Ayna insanlar için önemli bir araç ve ihtiyaç. Çünkü aynaya bakarak halimizi-ahvalimizi görür, nasıl olduğumuzu anlarız.
Dost, ayna gibidir. Dostluğun kişinin tüm iyi ve kötü meziyetlerini, ahlaki zaaf ve erdemlerini yansıtmak gibi bir özelliği vardır.
Dostluğu değerli kılan haslet de kişilerin birbirinin aynası olmasıdır. Kendine aynada bakan kişi, dostuna bakar gibidir. Kişi kendisini karşısındaki aynada görebilir. Bu dostuna ayna olma durumu, doğal olarak birbirini tanıma ve tamamlama sürecini de başlatır.
Eğer camı düzgün, sırrı sağlam ise ve yamuk da değilse aynalar yalan söylemez.
Dost da böyledir. Düz ve sağlam ayna gibidir.
İnsan dostunun yüzüne baktıkça, onda hatalarını ve kusurlarını görüyorsa; utanır, ondan vazgeçmeye ve kendisine çeki-düzen vermeye çalışır.
İnsan dostunun yüzüne baktıkça, iyilik ve güzellikleri görüyorsa; mutlu olur ve bu güzelliği arttırmak için daha çok gayret gösterir.
01.05. 2024