TANDOĞAN UYSAL’IN GÖNÜLLERDEN GEÇEN YAZISI

Tandoğan Uysal arkadaşımızın Bodrum Gündem’de kaleme aldığı yazıları bazen şaşırtıcı oluyor. “Bodrumspor Kaybetti Ama Bodrum Kazandı” başlıklı yazısı da öyle oldu. O yazıda Uysal Skor 2-1’di Ama Bodrum Tribünde Kazandı. Bodrum’da siyaset bu kez kürsülerden değil, tribünden konuştu. Yüksek sesle değil; yan yana durarak, omuz omuza yürüyerek…” ifadesinde bulunmuş.

Sonra şöyle devam etmiş:

Bodrumspor-Manisa FK karşılaşması öncesinde Bodrum Futbol Stadı’nda ortaya çıkan tablo, sıradan bir maç günü fotoğrafı değildi. O görüntü, Bodrum’da siyasetin sertleşmeden, ayrıştırmadan, ortak bir zeminde buluşabileceğini gösteren güçlü bir mesajdı.

Şimdi oldu… “buluşulabileceğini” sözcüğü durumu kurtarmış.

Ben Tandoğan Uysal’ın ‘olanı’ değil, ‘olması gerekeni’ ya da gönlünden, gönüllerden geçeni ifade ettiğini düşünüyorum…

*

https://www.bodrumgundem.com/.../bodrumspor-kaybetti-ama.../ Tandoğan Uysal’ın yazısının tamamını merak edenler linki tıklayabilir…

Tandoğan Uysal’a bu satırları yazdıran fotoğraflardan birinde Vali Dr. İdris Akbıyık ile Büyükşehir Başkanı Ahmet Aras yer alırken, bir başkasında CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın ile yerel muhalefet partilerinin yöneticileri yer alıyordu.

Sevgili Uysal buradan “Her şey Bodrum işçin” mesajı çıkarmaya çalışmış.

Benzer durum iki haftada bir il merkezinde Atatürk Stadyumu’nun şeref tribününde yaşanıyor. Muğla Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı, kulüp başkanı ile yanlarında CHP, MHP, AK Parti İl Başkanları veya yöneticileri birlikte, bazen de Milletvekilleri Kadem Mete, Cumhur Uzun ve Gizem Özcan destekli fotoğraflar veriliyor.

Ancak oradaki “ortak heyecanın” stadın dışına taştığı da pek görülmüş değil…!

Nedense Tandoğan Uysal’ın yazısını okurken dilime önce Şenay’ın “Hayat Bayram Olsa…” şarkısının sözleri dolanırken, sonra da Kayahan’ın ünlü şarkısından “Kıyametler kopuyor zavallı yüreğimde / Tükendim tükendim tükendim artık…” dizeleri yapıştı kaldı…

*

“TARAFTAR” TRİBÜNLERİNİN DIŞINDA KIYAMET KOPUYOR!

Bodrum İlçe Stadyumu’nun ve Muğla Atatürk Stadyumu’nun dışında kıyametler kopuyor!

MuğlalılarKendi gözündeki merteği görmeyen elin gözündeki çöpü görür” derler, bir de “Boklu çamurluya gülermiş” derler, biraz o hesap oldu…

AK Parti kaç gündür Milas’ta kesilen 27 zeytin ağacı ile CHP’nin Ortaca’da ‘tefecilikle’ suçlanan bir ilçe başkanına sahip çıkmasının üzerinde tepiniyor…

Öyle ki bu 27 zeytin ağacının kesimi TBMM genel kuruluna kadar taşınırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Milas’taki durumu Cemre Vakfı Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada “zeytin ağacı kıyımı” olarak nitelendirdi. Erdoğan, konuşmasında yerel yönetimlerin hizmet kalitesine de değinerek “Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanlar, yönettikleri şehirleri çöpe ve çukura mahkum ettiler. Biz bu zihniyetin cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmesine asla fırsat vermeyeceğiz.” İfadesinde bulundu…

Bunlar yaşanırken CHP Muğla örgütleri de “çalıştaylarla” iktidar yürüyüşü yapıyor…

Sanırım Milas ve Ortaca kazanı kaynamaya bir süre daha devam edecektir, yarına bırakabilişriz. Bugün çalıştayların ilki Menteşe’ye bakalım…

*

ÇALIŞTAYLALRIN AMACI CHP PROGRAMINI HALKA ANLATMAK

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yenilenen ve bir bakıma CHP’nin olası erken seçimden başarıyla çıkıp iktidarında sorunları nasıl çözeceğinin, eğitimi, sağlığı nasıl ele alacağını ve insanların yaşamını nasıl kolaylaştıracağının, işsizliğin ve enflasyonun önünü nasıl alacağının, demokratikleşmeyi nasıl sağlayacağının anlatıldığı “seçim beyannamesi” niteliğindeki yeni Parti Programı’nın ilin en ücra köşesine kadar ulaştırılabilmesi ve anlatılabilmesi için daha önce CHP Muğla İl Başkanlığı tarafından her ilçede çalıştay yapılması kararı alınmıştı.

Bu karar çerçevesinde ilk çalıştay “Şimdi İktidar Zamanı” mottosuyla hafta sonunda Menteşe’de yapıldı. Anladığım kadarıyla daha önce alınan karar çerçevesinde “muhtarlar”, “STK’lar” gibi oluşturulan komisyonlar çalıştaylarda aldıkları ‘eğitim’ ile alana dağılıp, kendi alanlarında halkla temasa geçecekler ve yenilenen parti programının anlatılmasını ve anlaşılmasını sağlayacaklar.

CHP Muğla örgütlerinin geliştirip uygulamaya koyduğu ve Bodrum’dan Parti Eğitmeni Çiğdem Erko’nun parmağının olduğunu düşündüğüm bu çalıştay çalışmasının başarılı olması halinde Muğla’nın hazırladığı kitapçıklarla Türkiye’nin bütün illerinde benzer çalışmalar gerçekleştirilecek. Yani Muğlamodel” olacak…

Çalıştayların sonunda alana inilip, kapılar çalınabilirse bu da olacaktır sanırım…

Peki bu özgün çalışma CHP’nin Milas ve Ortaca basiretsizliklerini ortadan kaldırır mı?

İşte onu bilemem. Dediğim gibi bu konuya yarın bakacağız…

Esma Turan arkadaşımız hafta sonunda Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen çalıştay ile ilgili haberine “CHP Menteşe İlçe Başkanlığı tarafından ‘Şimdi İktidar Zamanı’ Çalıştayı düzenlendi. Çalıştayın amacından bahseden İlçe Başkanı Arzu Doğruel, ‘Sadece eleştiren değil, çözüm üreten bir ilçe örgütü olmak. Sadece tepki veren değil, yön gösteren bir yapı kurmak. Sadece konuşan değil; raporlayan, öneren, uygulayan ve geliştiren bir ekip olmak’ dedi.” diye başlamış. Güzel sözler…

CHP bunları yapabilirse hiç umudum yok ama bakarsınız iktidara da gelir…

Tabii bir de basiretsizlik ve gaf yapmayacaksınız, yerel yönetimlerde şeffaflığı öne çıkarıp, “ben yaptım oldu” diyen “ortak akılsızlığı” terk edeceksiniz…

Gündem olmayıp gündem belirleyen olacaksınız. En önemlisi güven vereceksiniz…

*

ORTAK AKIL HER YERDE…

Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen çalıştaya; CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, başka illerde de benzer çalışmalara katılıyor mu bilmiyorum CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Remzi Kazmaz, Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, önceki dönem belediye başkanları Osman Gürün ve Bahattin Gümüş ile geçmiş dönem milletvekilleri, ilçe başkanları ve partililer katılmış.

Çalıştayda YDK Üyesi Remzi Kazmaz, parti programının yenilenmesinin zorunlu hale geldiğini belirterek, “Parti programı 18 yıldan beri aşındı. Yeni bir parti programı yapma elzem oldu. Ben burada dil konusuyla, inanç konusuyla, din konusuyla ilgili parti programında bir not varsa Kars’taki de onu konuşacak. Çünkü biz bir aileyiz. Aynı dili kullanmak zorundayız. Bunun adına da parti programı, parti manifestosu diyorlar” derken, çalıştayın ana temasının, parti programının sadece özümsenmesi değil, seçmene doğru yöntemle aktarılması olduğuna dikkat çeken Milletvekili Cumhur Uzun şu ifadelerde bulunmuş:

Eğer biz bunu yapabilirsek, iki milyon seçmeni üç milyona çıkarsak bile seçim almak için yeterli olacak bir sayı olmadığından; seçmen nezdinde onların ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir hale geldiğimizi ve her kesimin kendisine ait sorunun Cumhuriyet Halk Partisi’nde ve onun programında bir karşılığının olduğunu, o nedenle iktidara geldiğinde çözüm üretebilecek hazırlıkta ve donanımda olduğunu görebilmesi gerekiyor

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ta “Toplumsal bilinç birbirinden uzaklaştı” diye doğru bir tespitte bulunmuş. Başkan Aras, “Bu çalıştaylarda işin kılcal damarlarına kadar inmek durumundayız. İnsanların taleplerini, ihtiyaçlarını öğrenmek zorundayız. Bireysel olarak artık herkesin derdi kendine. Zaten insanları ayrıştırdılar. Toplumsal bilinç birbirinden uzaklaştı. Kültürel birlikteliğimiz gerçekten büyük zarar gördü. Yaşam mücadelesi, ekonomik mücadele çok zorlaştı. O yüzden insanlara gerçekten birey olarak oturup dertlerini sormamız lazım.” diye konuşmuş.

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da açıklanan parti programının yürüttükleri çalışmalarla örtüştüğünü belirtirken, yönetime geldiklerinde “Demokrasi, Yönetim ve Adalet”, “Kalkınma ve Ekonomi Politikaları”, “Sosyal Politikalar” “Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik” başlıklarına sahip olduklarını anlatarak “Zaten baştan beri ortak akıl diyoruz. Burada da üreteceğimiz şey ortak akıl. Ama bir yandan da aklın yolu bir. Parti programı henüz açıklanmamışken bile hepimiz bu program çerçevesinde çalışmaya başlamıştık” diye iddialı bir konuşma yapmış.

CHP Menteşe İlçe Başkanı Arzu Doğruel de çalıştayın amacını “birlikte düşünmek, üretmek ve yol haritası çıkarmak” diye anlatırken, “Amacımız şudur: Sadece eleştiren değil, çözüm üreten bir ilçe örgütü olmak. Sadece tepki veren değil, yön gösteren bir yapı kurmak. Sadece konuşan değil; raporlayan, öneren, uygulayan ve geliştiren bir ekip olmak. Bugün masalarda yapacağımız çalışmalar bizim için son derece kıymetlidir. Her birinizin deneyimi, mesleki bilgisi, saha gözlemi ve önerisi bu yapının temel taşını oluşturacaktır” diye kaydetmiş…

*

NAİL KIZIL’IN ŞAŞIRTICI KONUŞMASI

Daha sonra söz alan CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl ise 39. Kurultay’da açıklanan yeni parti programının il ve ilçe danışma kurullarında ayrıntılı biçimde ele alındığını anımsatarak, artık sahada uygulama sürecine geçildiğini anlatmış. İl Başkanı Kızıl, “Partimizin çok önem verdiği konulardan birisi de hepimizi ilgilendiren en önemli konulardan biri olan sandık çalışmalarıdır. Bununla ilgili de yeni yazılar gelecek ve bununla ilgili yeni çalışmalar ve eğitimler yapacağız” ifadesinde bulunmuş.

Konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Milas mitingine de değinen İl Başkanı Kızıl, “Mitinge gelince de evet, belki Muğla tarihinin en büyük mitinglerinden birini yaptık.” diyerek şöyle devam etmiş:

Ama miting yöresinde bazı talihsiz olaylar da yaşadık. Bir kriz yaşandı ve o krizi de en kısa zamanda çözüme kavuşturduk. Bu mitingde destek veren belediye başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza ve il örgütümüze çok teşekkür etmek istiyorum. Sonra dediler ki, ‘Otobüslerle insan taşımışlar Aydın’dan, İzmir’den.’… Kaçırdıkları bir nokta var. Geçen hafta sonu Milas’ta Türkiye’nin birinci partisinin genel başkanı vardı. Yoldaşları için, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu için sokağa çıkmıştı. Muğla’nın çevresi için, suyu için, doğası için oradaydı. Tabii ki de insanlar gelecekler. Türkiye’nin birinci partisinin genel başkanını tabii ki de koştura koştura, seve seve gelip dinleyecekler. Orada yoklama alınmadı. İnsanlar koşa koşa geldi

Başkan Kızıl ayrıca bazı basın yayın organlarında seçmenlere yönelik “koyun” ifadesi kullanıldığını belirterek, hiçbir seçmenin aşağılayıcı bir söylemle anılamayacağını da belirtmiş… “Söz konusu söylemlerin CHP’yi iktidar hedefinden vazgeçiremeyeceğini” de ifade etmiş…

İl Başkanı Kızıl’ın konuşması nedense bana eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Yedili Masa'nın ortak cumhurbaşkanı adayı olduğunda, 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesinde seçmeni için sarf ettiği “Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz. Oyunuzu kullanacaksınız.” İfadelerini anımsattı…

--------------- ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Aklın ve ilmin üç büyük düşmanı vardır: Kötülük, bilgisizlik ve tembellik. --Ernst Haeckel