Dünkü yazımda “AK Parti kaç gündür Milas’ta kesilen 27 zeytin ağacı ile CHP’nin Ortaca’da ‘tefecilikle’ suçlanan bir ilçe başkanına sahip çıkmasının üzerinde tepiniyor… Sanırım Milas ve Ortaca kazanı kaynamaya bir süre daha devam edecektir, yarına bırakabiliriz. Bugün çalıştayların ilki Menteşe’ye bakalım…” diye ifadem olmuştu.
Eh bu günde dünden kalanlara bakalım…
Dünkü yazımda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Milas mitingine de değinen CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın “Mitinge gelince de evet, belki Muğla tarihinin en büyük mitinglerinden birini yaptık.” derken, “Ama miting yöresinde bazı talihsiz olaylar da yaşadık. Bir kriz yaşandı ve o krizi de en kısa zamanda çözüme kavuşturduk. Bu mitingde destek veren belediye başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza ve il örgütümüze çok teşekkür etmek istiyorum.” ifadesi de yer almıştı…
Arayıp soranlar oldu, “Kriz en kısa zamanda nasıl çözüme kavuşturulmuş?” diye…
Ben bilmiyorum, bilenler varsa paylaşırız…
*
Ne güzel teşekkürler havada uçuşuyor. Nail Kızıl O’na teşekkür etmemiş, ama CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Remzi Kazmaz, İl Başkanı Kızıl’a teşekkür etmiş…
Nerelerde yayınlanıyor bilmiyorum, ama YDK Üyesi Kazmaz sağ olsun yaptığı her açıklamayı bana da gönderiyor. “Teşekkürler Muğla… Teşekkürler Milas…” başlıklı açıklamasında “Sayın Özgür Özel’in Muğla mitingi, yalnızca Muğla’da değil, tüm Türkiye’de güçlü bir yankı uyandırmıştır.” demiş.
Eee koskoca İl Başkanı “Muğla tarihinin en büyük mitinglerinden birini yaptık.” derse, Rizeli çevreci Av. Remzi Kazmaz da Muğla’nın geçmişteki görkemli mitinglerine tanıklık da etmediğinden “Türkiye’de güçlü bir yankı uyandırmıştır.” diyebilir…
Eee tabii haksızda sayılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bile konu olduk… Erdoğan, Özel’in Muğla konuşmasına “Ahmet Kılbey’in zeytin ağacı kıyımı” ile yanıt verdi!
Hadi Remzi Kazmaz ‘Rizeli’ bilmez, Nail Kızıl’ın bilmesi gerekir, Muğla’nın maden ve enerji işçilerinin kaç yıl önce aynı meydanda “santrallerin özelleştirilmesine” karşı yaptıkları miting çok daha kalabalıktı…
*
Remzi Kazmaz da “Bu tarihi mitingin hazırlanmasında ve başarıyla gerçekleşmesinde emeği geçen; başta İl Başkanımız Nail Kızıl olmak üzere İl Yönetimimize, Kadın ve Gençlik Kollarımıza, Tüm İlçe Başkanlarımıza ve İlçe Yönetimlerimize, İlçe Kadın ve Gençlik Kollarımıza, Başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras olmak üzere tüm ilçe belediye başkanlarımıza ve belediye meclis üyelerimize…” diye uzayıp giden bir teşekkür de bulunmuş… İl başkanı gibi!...
Sayın Kazmaz açıklamasını “Unuttuklarımız, ismini tek tek yazamadıklarımız, adını gönlümüzde sakladığımız tüm dostlarımız bilsin ki; bu başarı hepimizindir.” diye sonlandırmış, ama hangi başarı, ne başarısı?!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Akbelen merkezli” bir miting yapmak için geldiği Milas’ta partisinin ilçe başkanın “zeytin ağacı kıyımı” ile karşılaşıyor. Üstelik Sayın Özel’in kendisinin müdahalesi olmasa, Niyazi Atare vakasında gösterdiği refleksi gösteremeyen il yönetimine kalsa seçim otobüsünün üzerinde Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu il başkanı değil de az kalsın Milas İlçe Başkanı okumaya çalışıyor olabilirdi…
*
Kestiği zeytin ağaçları ve bir de “vekalet kandırıkcılığı” yaparak partisini zor durumda bırakan Milas’ın istifa eden İlçe Başkanı Ahmet Kılbey önceki gün Sedat Kaya arkadaşımızın “Datça’nın Sesi” gazetesine “Sonuna kadar CHP’li ve çevreciyim” diye açıklama yapmış.
Yapar tabii… Adam partiden atılmadı ki… Disipline bile verilmedi… Ve partisinden değil, ilçe başkanlığından istifa etti…
Kılbey yaptığı yazılı açıklamada “Ben bu yaşa geldim ne ağaç kestim ne de kestirdim. Adıma kayıtlı üç dönüm zeytinlik tarlayı kızıma vermiştim. Damat, kuruyan meyve ağaçlarını ve 10 yıl önce ektiğim, toprağı sevmediği için bir türlü gelişmeyen ve meyve vermeyen zeytin ağaçlarını kestirmiş. Amacımız araziye incir, kayısı, erik gibi farklı meyve ağaçları dikmekti. Hepsi bu.” demiş.
İster inanın ister inanmayın, Sayın Kılbey böyle diyor. Ardından da “AKP’li troller kumpas kurdu” diyerek şu ifadede bulunmuş:
“AKP’li troller gizlice resim ve video çekip servis etmişler. Ağaçlar Ocak ayı içerisinde kesilmiş, bekletmişler; mitingden iki gün önce tüm basın ve medyada paylaşmışlar. Tapu devrini henüz yapmadığım için kabak bana patladı.”
Bak şimdi olmadı… Ben gazeteciyim, Ocak ayında Özgür Özel’in Şubat ayında hem de Milas’ta miting yapacağından haberim yok, ama elin trollerinin var ve mitingden önce “Zeytin ağacı kesen yakalayalım” diye nöbete başlamışlar ve Ahmet Kılbey’i ‘suçüstü’ yakalamışlar. Üstelik bir de “gizlice” çekim yapmışlar… Çok ayıp! İzin almadan Sayın Özel’in gelmesine yakın paylaşmışlar… Vay kalleşler vay… diyeceğim ama beni bi gülmek aldı…
*
Şimdilerde herkes hacca gidiyor. Hacca gidemezse Umreye gidip ortalıkta “Hacıyım” diye dolanıyor… Bizim Meryem Ana’ya veya Mevlana’ya gidip “Yarım hacı oldum” diye kendimizi kandırdığımız gibi…
Eskiden birsi Hacca gitmeye niyetlendi mi çevresindeki büyükleri “Taşıyabilecek misin?” diye sorarlardı. Sormakla kalmayıp “Hacı olduktan sonra şunları bunları yapamazsın, şunlardan vazgeçeceksin” diye uyarırlardı. Ki bu uyarılar sonucu Hac farizasını yerine getirmeyi erteleyen pek çok kişi gördüm. Hatta “Taşıyamama” endişesiyle hiç gitmeyenleri de bilirim…
Şimdi “Aynı şey mi?” diyenler de olacaktır, ama siyasette böyle bir şey… Siyasete girip il, ilçe başkanı, belediye başkanı, meclis üyesi, milletvekili ve hatta kendinize olmasa da partinize zarar verebilecek durumlar olabileceğinden parti üyesi olduğunuzda yapmamanız, uzak durmanız gereken haller vardır.
Üstelik bu mensubu olduğunuz partiye göre ağırlaşır veya hafiflerde…
Mesela CHP’de alkol alırsınız da AK Parti’de alırsanız yandınız… AK Partili biri bahçesindeki zeytin ağaçlarını kesse belki komşusu bir yerlere şikâyet eder de kimse oralı olmaz. Siyasi malzeme yapılmaz…
Ya aklı başında bir ilçe başkanı genel başkanı “zeytin mitingi” yapmaya gelirken zeytin keser mi? Bari mitinden sonra kesseydin… Bir de AK Partili, CHP’li arkadaşlar artık şu “Benim hırsızım iyidir” anlayışını ne olur terk edin…
*
Yapmayacaksınız… Yaptığınız da kötü emsal veya olmadık emsal göstermeyeceksiniz…
Dün bir haber Muğla siyaset meydanına bomba gibi düştü.
Bodrum ‘Sıcak Haber’ de Kübra Doğan yazmış orada gördüm. “Ahmet Aras'a 5 ay hapis cezası” başlıklı habere göre, sinema sanatçısı Müjde Ar ve komşularının şikâyetiyle geçen sene Bodrum Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava dün sonuçlanmış ve Ahmet Aras Başkan, Bodrum Belediye Başkanlığı’ndaki bir uygulaması nedeniyle “görevi ihmal” suçundan 5 ay hapis cezası almış.
Sinema sanatçısı Müjde Ar ve komşularının, yaşadıkları bölgede rahatsız edici düzeyde aşırı gürültü yapan bir kişi hakkında defalarca Bodrum Belediyesi’ne şikâyette bulunmalarına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasıyla dava açılmıştı. Bodrum Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada dönemin Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’a 5 ay hapis cezası, Zabıta Müdürlüğünden sorumlu E. D’ya ise 2 ay 15 gün hapis cezası verdi. Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetlerinin bulunmaması nedeniyle her iki isim hakkında da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildi.
Dün bu konuda görüşmek için Ahmet Aras Başkana ulaşmadım. Bunun üzerine Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Yiğit’e ulaşmaya çalıştım, olmadı…
*
Ahmet Aras Başkanın Bodrum Belediye Başkanlığındaki bir “ihmali” nedeniyle aldığı askıya alınmış hapis cezasını paylaşmanın ne gereği var diyenler de olacaktır.
Kusura bakmasınlar bir belediye başkanının, ki bu il veya ilçe başkanı da olur; bir gün dahi hapis cezası almış olması veya hiç ceza almamış olsa da yargılanmış olmasının “haber değeri” vardır. Yani bazı unvanları taşımak “Hacı” unvanını taşımak kadar zordur ve fedakarlık, sorumluluk gerektirir…
Malum bir süredir CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Güzel’in “Tefecilik” suçundan kesinleşmiş cezası bulunduğu ve bu nedenle ilçe başkanlığından istifa etmesi gerektiği tartışılıyor.
Nedir kardeşim bu partinin ilçe başkanlarından çektiği…
Ahmet Kılbey “Partim zarar görmesin diye istifa ettim” diyor… Mehmet Güzel bu durumda “Partisine zarar verir” duruma düşmüyor mu?
Olacak çok zamanda olmuyor tabii, şimdi Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Güzel, Büyükşehir Başkanının aldığı cezayı emsal gösterip, “Bakın O istifa etmiyor, ben neden edeyim?” der mi?
Bilemiyorum…
Yerimde kalmadı. Öteki konulara da gelemedik. Yarın Remzi Kazmaz’ın açıklamaları ve Milas-Ortaca ile devam ederiz…
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Demokrasi Su ise, testisi LAİKLİKTİR. Testi kırıldı mı bu toplumu kimse bir arda tutamaz... --Prof. Dr. Erdal İNÖNÜ