Her yeni güne İsrail’in Türkiye’ye karşı bir söylemi veya eylemi ile uyanıyoruz. Bunlar artık normalleşti. Çünkü İsrail’in belli bir ajandası var ve bu doğrultuda ilerliyor. Tehlikenin ne kadar somut hale geldiğini görebilmek adına şimdi üç kısa bilgiyi buraya aktaralım.

Yazar Yahya Bostan’ın yazısından alıntı “Axios’ta okudum. Kaynaklarımdan teyit ettim. Netenyahu Trump ile görüşürken bir Suriye haritası açıyor, ‘Türkler Suriye’nin yüzde 5’ini İsrail ise yüzde 0.1’ini kontrol ediyor.’ diyor. Amerikalılar da diyor ki... ‘Türkiye orada Şam’ın davetiyle duruyor.’ Netenyahu geri adım atmıyor. ‘Cihatçı tehdit devam ettiği sürece Suriye’den çekilmeyeceğiz.’ diyor. İsrail Türkiye’nin oluşturmaya çalıştığı istikrar havzasını tehdit etmeyi sürdürecek. Bunu bozmak için vekil güçlerle temasını yoğunlaştıracak. Risktir.

Bir diğer haber ise Haber 7 sitesine ait. Haberin başlığı ise şöyle:

“Lüle saçlı toprak hırsızları' Suriye'ye sızmış: Siyonistler kapımızda”

“İsrailli radikal işgalci grupların, Yahudi yerleşim yerleri kurmak amacıyla Suriye'nin güneyine sızmaya başladığı ortaya çıktı. Soykırımcı İsrail ordusunun doğruladığı olay, bölgedeki demografik müdahale planlarını gözler önüne seriyor.”

Üçüncü haber ise bir ortamda sahaya yakın olan görüştüğüm kişi İsrail devletinin Suriye’nin güneyinde hem inşa faaliyetine hem de askeri yapılanmayı yoğunlaştırdığını ifade etti. Türk ordusu da Suriye’nin özellikle sınır hattında yoğun biçimde faaliyet gösterdiğini belirtti. İstihbarat çalışmalarının tesbitine göre Daeş terör örgütü de belirli alanlarda sansasyonel faaliyetler yürütme çabasındaymış. Söylenen de şu: Bu işlerin ardında İsrail var. Öyle veya böyle İsrail devleti ile karşı karşıya geleceğiz.

Şimdi üç aktarımdan sonra şu soruları sorarak düşünmeye başlayalım.

Soru-1: İsrail ile Suriye topraklarında mı yoksa GKRY- Yunan ortaklığı vekaleti paravanı altında mı karşılaşacağız?

Soru-2: İsrail ile ne zaman karşılaşacağız?