Alnımızın akıyla, hak ederek yükseldiğimiz Trendyol 1. Lig’de 7. haftayı geride bıraktık. Zorlu Sivasspor deplasmanından bir puanla dönen Muğlaspor, topladığı 10 puanla haftayı 9. sırada tamamladı.
Sivasspor ligde zor günler geçiriyor olsa da profesyonel liglerdeki tecrübesi ve iç saha avantajı nedeniyle bu karşılaşma Muğlaspor açısından kritik bir sınavdı. İnişli çıkışlı bir performans sergilediğimiz, önemli pozisyonlardan yararlanamadığımız ve zaman zaman basit hatalar yaptığımız mücadeleden bir puan çıkarmayı bildik.
Karşılaşmayı başından sonuna kadar değerlendirdiğimizde, iki devrede birbirinden farklı bir Muğlaspor izledik. Son haftalarda özellikle ikinci yarılara etkili başlayan takımımız, ilk yarılarda aynı oyunu ve mücadele gücünü sahaya yansıtmakta zorlanıyor. Özellikle karşılaşmaların ilk 15 dakikasında rakibin baskı kurmasına izin veren bir Muğlaspor görüyoruz. Nitekim son iki haftada bu baskının bedelini, maçların henüz başında kalemizde gördüğümüz gollerle ödemeye başladık.
Oysa 2. Lig’de bu durum tam tersiydi. Karşılaşmaların ilk 15 dakikasında topu zaman zaman rakibe bıraksak da hızlı hücumlarla bulduğumuz gol ya da gollerle önemli bir üstünlük kuruyor, bu üstünlüğü maçın sonuna kadar rakibimize hissettiriyorduk. Ancak 1. Lig’de geride kalan 7 haftanın genelinde, maçların ilk bölümünde kalemizde gördüğümüz gollerle kendi kendimizi strese sokuyoruz. Üstelik bu baskıyı karşılaşmanın sonuna kadar üzerimizden atmakta zorlanıyoruz. Taktik savaşlarının yaşandığı futbol müsabakalarında alışkanlık hâline getirmeye başladığımız bu durumdan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Zira Vanspor ve Sivasspor karşılaşmalarının ilk 15 dakikasında kalemizde gördüğümüz goller, gerekli önlemler alınmadığı takdirde ilerleyen haftalarda başımıza daha büyük işler açabilir.
İlk yarıda, özellikle ilk 15 dakikalık bölümde sahada iyi bir Muğlaspor yoktu. Yaptığımız top kayıpları dikkat çekerken bunların önemli bir bölümünün Mamady Diarra’dan gelmesi üzerine Teknik Direktör Yalçın Koşukavak, ikinci yarının hemen başında oyuna müdahale ederek doğru bir karar verdi. Kalemizde ilk golü 8. dakikada görsek de bu gol geçersiz sayıldı. Ancak aradan 5 dakika bile geçmeden meşin yuvarlak bir kez daha ağlarımızla buluştu. Atağa çıkmak isterken kaptırdığımız topun ardından Sivasspor golü buldu.
Her ne hikmetse bu golden sonra, siz deyin Sivasspor geriye çekildi, ben diyeyim Muğlaspor kendine geldi. Sahadaki varlığımızı hissettirmeye ve rakip kalede baskımızı artırmaya başladık. Aradığımız golü ise 34. dakikada bulduk. Oğuzhan’ın ısrarlı mücadelesiyle devam eden atağımız golle sonuçlandı. Beraberlik golünün ardından oyun dengelenirken orta saha mücadelesine sahne olan ilk yarı 1-1 sona erdi.
İkinci yarıya oldukça baskılı başladık. Çok sayıda pozisyona girdik ancak bu fırsatları cömertçe harcadık. Rakibimiz de önemli pozisyonlar yakaladı. Biraz da şansımızın yardımıyla bu zorlu karşılaşmadan bir puanla ayrıldık. Ancak 88. dakikada Sissoko’nun değerlendiremediği pozisyonun iki puanı sahada bırakmamıza neden olduğunu söyleyebilirim.
Ağustos ayında kadromuza kattığımız Sissoko, performansını en fazla merak ettiğim futbolcular arasında yer alıyor. Muğlaspor’un 30 yaşındaki, 1,92 metre boyundaki ve güçlü fiziğiyle dikkat çeken forvetinin sahada nasıl bir karşılık vereceğini merak ediyorum. Henüz karşılaşmalara ilk 11’de başlamasa da Teknik Direktör Yalçın Koşukavak, özellikle ikinci yarılarda Sissoko’ya fırsat veriyor. Ancak şu ana kadar beklenen karşılığın alınamadığı görülüyor.
Özellikle Sivasspor karşılaşmasının son bölümünde yakaladığı net pozisyonda ağır kalması ve istediği vuruşu yapamaması bizi galibiyetten etti. Sissoko, sahadaki performansıyla yalnızca takıma değil, gördüğümüz kadarıyla Türk futboluna da henüz tam anlamıyla uyum sağlayabilmiş değil. Bu uyumun bir an önce sağlanması için teknik heyete büyük görev düşüyor.
Sivasspor karşılaşmasında 10 köşe vuruşu kazandığımızı göz önünde bulundurursak, bundan sonraki karşılaşmalarda 1,92 metrelik boyuyla Sissoko’nun hava toplarındaki etkinliğinden daha fazla yararlanmamız gerekiyor. Bu oyuncuyu ceza sahası içinde daha etkili kullanabilirsek gol yollarındaki başarı grafiğimizi de yukarı taşıyabiliriz.
Gelelim Sivasspor-Muğlaspor maçındaki tartışmalı kararlara. Sivasspor camiası, karşılaşmanın ardından “Türk futbolu için adalet istiyoruz” başlığıyla bazı pozisyonlara tepki gösterdi. Bunlardan biri, Rey Manaj’ın 8. dakikada iptal edilen golüydü.
Pozisyonda Manaj, topu kontrol ederken arkasındaki Yiğit Fidan’ın yüzüne dirseğiyle temas ediyor. Rakibin yüzüne yapılan bu tür müdahaleler fauldür. Bu nedenle orta hakem Fatih Tokail’in golü iptal etmesi bize göre doğru bir karardır.
Bir diğer tartışma ise beraberlik golümüzün öncesinde yaşanan pozisyondu. Oğuzhan Matur, rakibiyle birlikte yere kayarak topa müdahale etti. Bu sırada faulü gerektirecek bir hareket yoktu. Oğuzhan ayağa kalkarken yaşanan fiziksel temasın rakibinin kalkmasını engellediği öne sürüldü.
Ancak ortada iki oyuncunun da yerde kaldığı doğal bir ikili mücadele vardı. Oğuzhan rakibinden daha hızlı davranarak ayağa kalktı ve atağı sürdürdü. Rakibi yerde kalırken Oğuzhan hızlı davrandı. Bize göre pozisyon temizdi ve oyunun devam ettirilmesi doğru karardı.
Karşılaşmanın en tartışmalı anı ise ikinci yarının sonlarına doğru topun savunma oyuncumuzun koluna temas ettiği pozisyondu. Elle oynama tartışmalarına neden olan müdahalenin ceza sahası içinde mi yoksa dışında mı gerçekleştiği görüntülerden net olarak anlaşılamadı. Maçın kırılma anlarından biri olabilecek bu pozisyonda hakem takdir hakkını oyunun devamından yana kullandı.
Ancak bu karar üzerinden Muğlaspor’un korunup kollandığı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılması doğru değil. Ligin ikinci haftasında oynadığımız Bandırmaspor karşılaşmasının 90. dakikasında aleyhimize verilen penaltının görüntüleri yeniden izlendiğinde, yaratılmak istenen bu algının ne kadar yersiz olduğu açıkça görülecektir. Karşılaşmadaki tartışmalı pozisyonlara ilişkin bizim söyleyeceklerimiz de bunlar.
Uzun bir yazı olduğunun farkındayım. Gelelim başlıktaki sorunun cevabına. Muğlaspor play-off’a göz mü kırpıyor?
Ligin henüz başında olmamız nedeniyle bu soruya kesin bir cevap vermek zor. Ancak ligi 3 ile 7. sıralar arasında tamamlayan 5 takımın play-off mücadelesi vereceği sistemde şu anda 9. sıradayız. Üstelik sıfırdan kurulan takımımızda uyum süreci henüz tamamlanmış değil.
Takım uyumunu kısa sürede sağlar, basit hatalardan ders çıkarır ve henüz beklenen katkıyı veremeyen oyuncularımızdan istediğimiz verimi almaya başlarsak play-off hedefi hiç de uzak değil. Bu ligde yenilmeyecek takım yok. Bunun en güzel örneğini, lig lideri Batman Petrolspor’u sahasında 4-0 mağlup eden diğer temsilcimiz Bodrumspor gösterdi.
Muğlaspor bugün itibarıyla play-off’un en güçlü adaylarından biri olmayabilir ancak ortaya koyduğu mücadeleyle o kapının uzağında olmadığını gösteriyor. Takım uyumu sağlanır, basit hatalar azaltılır ve yeni transferlerden beklenen katkı alınırsa bu soruya sezon ilerledikçe daha güçlü bir şekilde “Neden olmasın?” diyebiliriz…