Bodrum’dan Ahmet Değirmenci “Siyaset ilkeler üzerinden yapılırsa değer kazanır” diyor.

Haklı... Peki ilkeler üzerinden siyaset yapan var mı?

Siz ne dersiniz bilmiyorum, bence üç beş kişi var.

İlkeli siyaset neredeyse hiçbir parti de yok.

Değirmenci şöyle devam etmiş:

Kişiler üzerinden siyaset yapanlar tarihin karanlık sayfalarında kaybolur. Biz 100 yıllık partiyiz, kurtuluş ve kuruluşun partisiyiz, diyerek başlar bizde konuşmacılar. Cumhuriyetin değerleri, Altı okun ilkelerini, Mustafa Kemal Atatürk'ün aydınlık yolundan çağdaş uygarlık yolunda ilerlediğini vurgular, Demokrasiden çokça bahseder, Partimizin gücünü halkından, Kuva-yi Milliyenin torunu olduğundan bahseder.

Sıkça ortak değerlerimize atıfta bulunur. Katılımcı, çoğulculuktan da bahseder. Ama...

İş adaylık sürecinde değişir. Ne etik ne de kural tanır bizimkiler.

Muğla siyaseti bilmeli ki!, Parti içi çekişmeler ayrışmalar, kurultay sürecinden bu yana yaptığınız yanlışların tezahürüdür. Ve hala yanlış yapmaya devam ediyorsunuz, bilin ki! Örgüt nezdinde kredinizi bitirdiniz...

Şimdi bu sözlerin üstüne ben de bir çift söz edip, Ahmet Değirmenci’nin kime kimlere hitap ettiğini de yazardım da nedense kendisini sütten çıkmış ak kaşık sananlar bana saldırıyor (şimdilik) yazmayacağım...

xx xx xx

Cumhuriyet Halk Partisi açıklanmayan ilçe belediye başkanı adaylarını dün açıklayacaktı. Muhtemelen açıklanmıştır. Ancak ben bu yazıyı adaylar açıklanmadan önce kaleme aldım. Açıklananları açıklanmayanları yarın ele alırız.

CHP Muğla’da 4 Şubat Pazar günü Bodrum ve Menteşe’de belediye meclis üyesi adaylarının belirlenmesi için üyelerle ön seçim yapılıyor.

Milas’ta da Milas Belediyesi Başkan adayı ön seçimle belirlenirken birlikte meclis üyeleri de belirlendi.

Öteki ilçelerde meclis üyesi adayları atama yoluyla, bir başka deyişle ortaya çıkan belediye başkanı adayları tarafından bizzat belirlenecek. Eğer dün Bodrum ve Menteşe adayları belirlendiyse onlarda Pazar günü anahtar liste uygularlar.

Peki burada ilke var mı?

Bu ilkesizliğin mimarı da CHP İl Başkanı Zekican Balcı’dan başkası olabilir mi?

Güya her yerde üyelerle ön seçim yapılacaktı...!

xx xx xx

İlkesizlik bir tane iki tane de değil...

Menteşe’de daha önce 72 kişi belediye meclis üyesi olmak için CHP Menteşe İlçe Başkanlığına başvuruda bulunmuş. Ortaya ön seçim sandığı gelince 72 başvuru sahibinden 24’ü “atama kabul ettiklerini” bildiren dilekçe vermiş.

Buna ne dersiniz? İlkesizliğin dik alası...

O ilkesizleri de çok merak ediyorum.

Bu durumda Pazar günü Menteşe’de 48 kişi sandığa giriyor. Bu 48 kişinin 8’i de kadınmış.

O kadın adaylardan biri de bana özelden “Bize o kadar kısa bir süre bırakıldı ki 5 bin 6 bin üyenin hangisine tek tek ulaşacağımı bilemiyorum. O yüzden tanıdıklarım vasıtasıyla böyle yapıyorum. Meclis üyesi seçiminde de kadınlar azınlıkta. Bununla ilgili vurguda yaparsanız çok sevinirim, teşekkürler ve saygılar.” diye yazdı.

Ben CHP Üyesi değilim. Olsaydım o kadın adaya oy verirdim. Yine de ben Pazar günü oy kullanacak CHP Üyelerine “Oy pusulanızda kadın adayların hiç değilse yarısına yer verin” demiş olayım.

Tabii 8’ine de yer verseniz güzel olur...

xx xx xx

Ön seçim öncesi CHP Menteşe İlçe Başkanlığından “4 Şubat 2024 Pazar günü gerçekleşecek CHP Menteşe Belediye Meclis Üyeliği aday belirleme Örgüt Denetiminde Ön Seçimi için çalışmalarımıza başladık. 10 yıl sonra ilçe üyelerimiz ile birlikte yaşanacak bu demokrasi şölenini en iyi şekilde taçlandıracağımızdan eminiz.” diye  paylaşım yapıldı.

Doğru bir tanımlama. Gerçekten de parti üyeleri ile ön seçim bir demokrasi şölenidir.

Keşke Menteşe Belediye Başkanı adayı da ön seçim ile belirlenmiş olsaydı. İşte o zaman gerçek bir şölenden söz edilebilirdi.

Tabii Menteşe’de meclis üyesi adaylarının ön seçimle belirlenmesi de güzel.

Bunun taçlandırılması da önemli.

İnşallah parti üyeleri de “Kin ve nefret duyguları ve sevgi bağlarıyla”, yani ahbap çavuş ilişkisi ile değil de ilkeli bir davranış sergileyerek seçim yaparlar. Ortaya çıkacak meclis aday listesi kadın ağırlıklı, ilkeli kişilerden oluşur...

xx xx xx

İşte o 48 aday adayı:

Arif Bişen, Mahmut Bişen, Gökhan Biter, Hayri Bozyer, Ali Deniz Çırak, Yüksel Çolak, Özgür Demiralay, Yusuf Demirtaş, Mehmet Dinçer, Mehmet Dişçigil, Mustafa Dur, Emrah Eren, Tolga Ergin, Ahmet Ertem, Berna Evkuran, Mehmet Gültekin Genek, Mehmet Göztepe, Seylan Gültekin, Bahattin Gür, Mehmet Güven, Sema Hisar, Yurdanur Işık, Fethi İnci, Fatma Betül Karabıyık, Batuhan Kıloğlu, Şahin Kırkan, Erdem Koç, Aysun Korkut, Oktay Korkut, Rafet Orhan, Salih Ovacık, Mehmet Özavcı, Mahsun Özmen, Refia Uçar Şahin, Cenk Taşkesen, Saim Tezcan, Nesrin Türkel, Refik Efe Uslu, Oktay Uyar, Hasan Uysal, Tahir Ünsal, Uğur Ürper, Selim Yanaral, Dinçer Yıldız, Cihan Akbaş, Orhan Ertuğrul Aladağ, Önder Oktay Arslan...

xx xx xx

Bu konudaki yazılarımdan birinde şu ifadelerim olmuştu:

“Belediye Meclislerine önceki yazılarımda da dikkat çektim.

Özellikle belediye başkanlığını kazanma şansı olmayan partilere ‘Belediye Meclisi Üyelerini belediye ile işi olmayanlardan seçin. Yerel yönetimin yanlış yapmaması, iyi bir muhalefet yapılabilmesi için bilgili, birikimli, ağzı laf yapan ‘belediye başkanı kalibresinde’ üyeler belirleyin’ çağrısında bulunmuştum...

Belediye Başkanlığını kazanma potansiyeline sahip partilerde ‘Başkanla uyumlu çalışacak meclis’ gerekçesiyle ‘ Altın günü arkadaşlığı’ yapar gibi bir meclis de oluşturmamalılar... İşte o zaman Menteşe Belediyesi gibi ‘Ben yaptım oldu’ diyen, “Çimentocu” bir belediye yönetimi ortaya çıkabiliyor!

Yerel yönetimde iktidar olan partinin meclis üyelerinin de belediye ile işi olmamalı ve her biri belediye başkanı kalibresinde, başkanı yönlendirebilecek, desteklediği gibi yanlışlarda, olumsuzluklarda köstekleyebilecek, frenleyebilecek ‘başkanın hıh deyicisi olmayacak’ deneyimli, birikimli kişilerden olmasında büyük yarar var.

Unutmayalım ki belediyeleri ‘başkanlar’ yönetmekle birlikte onların başarıları ve başarısızlıkları meclis üyelerine bağlıdır...”

Bu sözlerim elbette hala geçerli...

xx xx xx

Pazar günü oylanacak olanlar içinde Osman Gürün’ün Başkan Vekili Cumhur Çoban’ı göremedim... Oysa başvuruları vardı, ünlü olduklarından unutmadım. Demek ki atama bekliyorlar... Yöneticilere bak...

Bana sorarsanız, daha önce de yazdım aday adaylarından Mehmet Özavcı, Refik Ege Uslu, Tahir Ünsal, Egemen Gülhan, Orhan Ertuğrul Aladağ, Berna Evkuran, Seylan Gültekin, Sema Hisar, Yurdanur Işık, Fatma Betül Karabıyık, Rafet Orhan, Refia Uçar Şahin, Nesrin Türkel, Uğur Ürper, Dinçer Yıldız, Ahmet Ertem... uygun olabilir...

xx xx xx

Kulis bilgileri ne kadar doğru bilmiyorum, Muğla’da iki gündür bir başka ilkesizlik yaşanıyor. Oğlum kadar sevdiğim 27. Dönem Muğla Milletvekili Burak Erbay seçilebilir bir yerden; Bodrum, Marmaris, Fethiye’den aday gösterilmek istemiş... Evet buralar seçilebilir yerler de Burak Erbay buralarda seçim alabilir mi? Çok zor... Üstelik usta siyasetçi olarak bunu kendisinde bilmesi gerekir. Keşke Ortaca veya Köyceğiz’i talep etseydi. Kazanırsa kahraman olurdu... Umarım bu bilgiler doğru değildir. 

Çünkü, boşuna dememişler, siyasette kimse kimseyi bitiremez, herkes kendi kendini bitirir...

Ahmet Değirmenci “ilkesizlik” ile ilgili şu öneriyi de getirmiş:

Tüzük komisyonu artık daha etkin görev yapmalı. Parti içi demokrasi, Etik kurallar, Parti terbiyesi, Delege yapısı, Siyasi ahlak, Başkanlık süresi, Kotalar ve Adaylık Kriterleri artık tüm kurullarda tartışılmalı...

Ne dersiniz?

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Eğer birisi seni aldatmışsa, bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur. --Tuncel Kurtiz