Değerli okuyucu 15 gün önce yazdığım yazım ile ilgili çok çok güzel geri dönüşler aldım. Yazdığım yazı bir teşekkür yada bir minnet borcu niteliğinde olmuştu. Beğenmenize ayrıca teşekkür ederim. Bu haftaki yazım sanatın insan hayatına olan dokunuşları üzerine olacak. Tıpkı dinlerken bizi bizden alan şarkıların kağıtlara yazılmış notaları gibi.

Duygusal, kibar ve kalıcı…

İnsan ömrü sınırlı ama sanat sonsuzdur. Gerçekten de öyledir. Nice bestekarların besteleri, mermere işlenmiş motifler, kağıda yazılan replikler, çekilen filmler ve tozlu raflarda kalan romanlar. Daha niceleri bizleri bizden alır bize hayatı, insan olmayı öğretir. Nezaket ve zarafet ne güzel şeylerdir insan hayatında. Bakınız bunun en güzel örneği de rahmetli Muhsin Ertuğrul, İstanbul’da şehir tiyatrolarının başındayken bir gece Dolmabahçe Sarayı’ndan gelen bir haberle büyük heyecan yaşar. Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Atatürk oyuna teşrif edeceklerdir. Bir heyecan sarar sanatçıları ve tabi ki Muhsin Ertuğrul’u. Ne de olsa yıllardır dost olan ikili yeniden bir araya gelmektedir. Bir çok kere Muhsin Bey ile Mustafa Kemal tren garlarında yada aynı anda bulundukları şehirlerde karşılaşmışlar bir çok kere... Artık Cumhuriyet kurulmuş ve ülkenin en önemli insanı akşam oyuna teşrif edecek ve sanatçılar Atatürk’ün ağzından çıkacak her sözle başarısına başarı, inancına inanç katacaktır. Lakin Muhsin Bey anlatılanlara göre çok disiplinli, provalara, oyunlara zamanında başlayan, provaya geç kalan oyuncuyu derhal uyaran; ikinci kez tekrar etmemesi konusunda ricada bulunurmuş. Provalara geç kalma devam ederse hemen yerine bir oyuncu hazırlanır ve oyun sahnelenirmiş tam zamanında.

İşte bu titizlik ve disiplinle başarılı olmuş Türk oyuncular.  İşte bu zaman disiplini konusunda hassas olan Muhsin Bey gecenin en ağır konuğunu kapıda karşılamak üzere Darülbedayinin önünde beklemeye başlamışlar oyuncularıyla birlikte. Herkes kostümlerini giymiş, tüm makyajlar yapılmış en güzel kokular sürülmüş…

Ancak oyun saati yaklaşmak üzereymiş. Herkes saatine bakıyormuş. Bir yandan Atatürk gibi büyük bir insan beklenirken diğer yandan oyunun başlama saati yaklaşıyormuş. Son dakikaya kadar beklenmiş ancak gelen giden yok. Oyun başlasın demiş Muhsin Bey. Oyun zamanında başlasın!...

Tüm kapılar kapatılmış ve oyun başlamış. Birkaç dakika sonra beklenen misafir yanındakiler ile merdivenleri çıkmaya başlamışlar ama oyun başlamış kapılar kapatılmıştır bir kere. Yıllardır arkadaşının ne kadar disiplinli ve titiz olduğunu bilen Atatürk, fuayede bir masaya oturmuş oyunun ilk perdesinin bitmesini beklemiş. Söylenmiş Atatürk’ün yanında bulunanlar bu olayın çok saygısızca olduğunu, oyun geç başlasa ne olur diyenlerin seslerini dinlemiş Atatürk. Ancak her zamanki kibarlığı ve örnek davranışı ile sessizce dinlemiş sözleri. Muhsin Beye Atatürk geldi oyunun ikinci perdesini bekliyor haberi gitmiş. Oyun arasında Atatürk ve yanındaki heyet salona girince herkes büyük kahramanı ayakta alkışlar içinde karşılamış. Herkes oyunun ikinci perdesinin başlayacağını düşünürken Muhsin Bey Atatürk’ün sanata ve sanatçıya duyduğu büyük saygıdan ve oyunu bölmeme nezaketinden dolayı oyunu baştan başlatmış. Oyun sonunda Atatürk ve Muhsin Bey ile aralarında şöyle bir diyalog geçmiş:

“Biz geç kaldık, siz doğru olanı yaptınız. Benim için oyunu geç başlatsaydınız üzülürdüm. Siz oyunu zamanında başlattınız ve bizi kırmayıp oyunu yeniden baştan oynadınız. Teşekkür ederim.”

“Nezaketiniz için asıl biz size teşekkür ederiz efendim. Dilerim piyesimizi beğenmişsinizdir.

Sizleri ve tüm sanatçılarımızı yürekten kutlarım…”

İşte sanatın, insan hayatına kattığı en güzel değerleri saygı, nezaket ve hoşgörüsü. En çok özlediğimiz ve yaşatmamız gelecek nesillere aktarmamız gereken en büyük miras bu.

Sanat adına Muğla’mızda yapılan tüm etkinlikler birbirinden güzel ve özel. Geçen hafta ve bu hafta belediyemiz tarafından yapılan konserler, devlet tiyatroların ve şehrimizdeki tiyatro ekiplerinin oyunlarına katılımın coşkusu ne kadar güzel. Her akşam bir etkinlik olmasa bile haftada 2 tane tiyatro oyunun hatta bir akşamda iki, hatta bazen üç tiyatro etkinliğinin olması da çok güzel bir zenginliktir Muğla’mız için. Daha nice güzel sanat etkinliklerinde beraber olması dileğiyle…