Muğla İl Merkezinde Menteşe/Sarnıç köyü yakınlarında 7 Eylül Cumartesi günü saat 12.50 sıralarında çıkan orman yangını önceki gün tamamen kontrol altına alındı.

Menteşe’nin mahalleleri Sarnıç köyü ve Zeytinköy ile Milas’ın mahallerinden Kultak arasında kalan Kartal Kanyonunda kontrol altına alınan ve yaklaşık 300 hektarlık bir alanda etkili olan yangında dün soğutma çalışmaları başladı.

Bugün bölgemize beklenen sağanak yağışta soğutma çalışmalarının da tamamlanmasına katkı yapacaktır.

Bizi bütün orman yangınları kaygılandırmış ve üzmüştür, ama son orman yangınlarından 18 Ağustos’ta Ula’da meydana gelen yangın ile hafta sonunda Yerkesik/Sarnıç’ta çıkan orman yangını deyim yerinde ise “yürekleri ağızlara getirdi”...

Her iki yangının da durdurulamadığını, Akyaka, Çiçekli, Karabörtlen, Kızılyaka, Akçapınar, Gölcük derkem Marmaris’e ulaştığını düşünebiliyor musunuz?

xx xx xx

HERKES SARNIÇ’TAYDI...

Çıkış nedeni henüz belirlenemeyen ve neredeyse 3 gün süren yangın ile mücadele Muğla Valisi Dr, İdris Akbıyık ile Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Genel Müdür Yardımcısı Kenan Akduman ve Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür’ün nezaretinde gerçekleştirildi.

Mücadelede Orman Genel Müdürlüğü’ne ait 6 uçak ve 15 helikopter, 1 deniz aracı, 108 iş makinesi ve araç, 120 arazöz ve su tankeri ile 608 alev savaşçısı personelden yararlanıldı.

Bu arada Muğla Büyükşehir Daire Başkanlarından Durmuş Öztürk ile Büyükşehir Başkan Vekili Fidem Barut ve Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner nezaretinde Muğla Büyükşehir İtfaiyesi ile Menteşe ve Ula Belediyelerinin ekipleri de orman içi yollar ile meskun mahallerde etkili oldular. Ki MUSKİ’nin su tankerlerinden de faydalanıldı.

Yangın söndürme helikopterlerinin su aldıkları bölgedeki ‘göletler’ doldukça vatandaşların traktöre bağlı su tankerleri de faydalı oldu. Göletlerin taşıma su ile doldurulmasında ‘süt toplama tankerlerinin’ bile işe yaradığı görüldü.

Kamu kurumları, gönüllüler ve vatandaşlar disiplinli bir dayanışma içinde elinden geleni yaptılar.

Tabii bu arada Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ile Orman Genel Müdürlüğü’nün Kütahya, Çorum, Konya, Isparta, Manisa, Balıkesir, Antalya, İzmir ve Denizli Bölge Müdürlükleri İtfaiye ekipleri de buradaydı...

xx xx xx

YANGININ ARICILARLA İLGİSİ YOK

Yukarıda “çıkış nedeni belirlenemeyen” dedim... Evet, çıkış nedeni belli değil... O gün bölgede şiddetli rüzgar söz konusuydu. Yine enerji nakil hatlarından kıvılcım atmış olabilir... Özelleştirmelerin olumsuzluğu orman yangınlarını bile tetikliyor... Tabii kesin bir şey yok... Araştırılıyor.

Bu arada son Yatağan yangınından sonra gözler “Arıcılara” da çevrilmiş durumda, ama arıcılara haksızlık etmeyelim.

Onlar ormanı, hele hele “bal ormanını” hepimizden daha çok korur... Hepimizden daha dikkatlidirler... Kesinlikle arıcılardan kaynaklı bir yangın değil bu... Şu anda onlar hepimizden daha çok üzgünler ve içleri kan ağlıyor...

Hemen her yangında olduğu gibi bu yangında da şiddetli rüzgar etkili olurken arazinin sarp kayalık ve engebeli oluşu, vadilerin karadan ulaşılmazlığı yangınla mücadeleyi zorlaştırdı.

Yine de başarılı mücadele sonucu yangın ikinci gün Milas’a bağlı Kultak ile Menteşe’ye bağlı Zeytinköy ve Sarnıç üçgeninde Kartal Kanyonu’nda tutuldu.

Ancak burada sadece havadan müdahale yapılabildi. Çünkü kanyona karadan girmek neredeyse imkansız olduğu gibi tehlikeli ve havadan müdahale için bile riskliydi.

Ancak deneyimli alev savaşçıları bu yangını da durdurdu...

xx xx xx

KİMSE MAĞDUR EDİLMEYECEK

Ya durmasaydı?

Bu sorunun yanıtı önemli.

Bu yangın ve Ula yangını durdurulamasaydı “Çam balı” karaborsaya düşerdi.

Anzer Balı gibi mezatta satılırdı...

Muğla Tarım Orman İl Müdürü Barış Saylak ile görüştüm.

Bölgede “Hasar tespit çalışmalarına” başlamışlar.

İl Müdürü Barış Saylak, “Arkadaşlarımız çalışmalarını hassasiyetle yürütüyor. Kimse mağdur olmaz. Çok şükür can kaybı yok diyecek değiliz. Hiç can kaybı olmasa arı kaybımız var. Bölge ‘Bal Ormanı’ denilen bir bölge. Elbette börtü böcek, pek canlı ve canlıların yaşam olanı kül oldu. Yine de şükredelim, yerleşim alanları zarar görmedi. Bir iki bağ evi ile çok sayıda bal kovanı kaybımız var. Çalışma tamamlanınca sonucu paylaşırız. Ancak kimse merak etmesin, kimse mağdur edilmez.” ifadesinde bulundu...

xx xx xx

BÜYÜKŞEHİR’DEN ARICILARA DESTEK

Bu arada dün Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklama ile yangından etkilenen arıcılara destek olunacağı bildirildi. Görevlilerce bölgede yapılan çalışmada yangında 710 arı kovanının zarar gördüğü saptanırken, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras şu ifadelerde bulundu:

Orman varlığı ile ülkemizin en şanslı illerinden biri olan Muğlamızda yaşadığımız yangınlarda ciğerlerimiz olan ağaçlarımızı ve canlı yaşamını kaybediyoruz. Aynı zamanda ekmeğini bu ormanların nimetlerinden çıkaran üreticilerimiz de bu yangınlarda kovanlarını, arılarını kaybediyor. Muğla dünya çam balı üretiminde zirvede olan bir şehir. Bu nedenle yangınlardan etkilenen arıcılarımıza kovan ve arıcılık malzemesi desteği sağlayacağız. Bir nebze olsun yaralarını saracağız. Geleceğimiz ormanlarımız, mirasımız ağaçlarımız için tüm vatandaşlarımızı bir kez daha yangınlar konusunda daha dikkatli ve hassas olmaya davet ediyorum.

xx xx xx

YANGINLARDA YERLEŞMELER KAYBEDİLEBİLİR!

Ula ve Sarnıç yangınları ya durdurulamasaydı?

Bu sorunun yanıtını verirken Barış Saylak gibi “Yine de şükredelim, yerleşim alanları zarar görmedi.”diye söze başlayalım.

Ula yangını durdurulamasaydı Çiçekli’yi, Karabörtlen’i, Akçapınar’ı, Gölcük’ü geçip Aksaz’a ulaştığı gibi karayolunun sağına geçmesi halinde Okluk’a kadar giderdi...

Hafta sonunda Sarnıç’ta çıkan yangın Zeytinköy’e doğru değil de, Kıran, Kuyucak, Sakartepe’ye doğru yönelseydi çok değil iki saatte Akyaka’yı içine alırdı...

Söylerken bile insanın içi ürperiyor...

Şükür...

Üç gün Sarnıç yangını ile mücadele eden herkese teşekkür ederiz...

xx xx xx

Bu yangınlardan bir ders çıkarmalıyız.

Kim ne, nasıl ders çıkarır, çıkarır mı bilemem, ama bu yangınlarda bir gün bir yerleşim alanını kaybedersek şaşırmam...

Son zamanlarda bu yangınlarla birlikte “Ormanlar şehirlere girdi” gibi cümleler kurulur oldu.

Hayır efendim, şehirler ormana girdi. Hatta İstanbul gibi yerlerde ormanlar yok oldu!

İstanbul kadar hızlı değil, ama Muğla’da da yok oluyor. Kim ne söylerse söylesin, kim ne protesto eylemi yaparsa yapsın Muğla’da şehirler ormana girmeye devam edecek görünüyor.

O zaman gelin Göcek ve Akyaka’dan başlayarak “kıyı yerleşim alanlarında” yamaçlara, sırtlara açılması için ısıya duyarlı veya otomatlarla açılan “yangın muslukları” koyalım.Bu musluklara denizden su pompalanan küçük depolar yapalım... Allah göstermesin, Akyaka yakınlarında bir yangın yaşandığında bu musluklardan havaya fışkıran suların bir anda aşağıya su aktığını düşünebiliyor musunuz... Belki bir iki ev küçük sellenmelerden zarar görür ama o kadar da olsun...

Bunu Büyükşehir Belediyesi yapabilir. Muğla Valiliği de desteklerse şık olur.

Ne dersiniz?

Belki fazla ütopik bulabilirsiniz ama bir şey yapmalı...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Zeki bir insana en büyük işkence, cahillerin tercih ettiği düzende yaşamaktır. --George Orwell