Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, doğumdan sonra değil anne karnında başlayan bir süreç olarak ele alınmalı. Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. İncilay Üstündağ, fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimin bir bütün olduğunu belirterek, gebelik döneminden ergenliğe kadar her aşamada doğru alışkanlıkların kazandırılmasının hem bireyin yaşam kalitesini hem de toplumun geleceğini etkilediğini söyledi. Üstündağ, dengeli beslenmeden ekran kullanımına, spor alışkanlığından aile içi iletişime kadar birçok konuda ebeveynlere önemli önerilerde bulundu.
Sağlıklı gelişimin temeli gebelik döneminde atılıyor
Uz. Dr. İncilay Üstündağ, çocuğun gelişim sürecinin anne karnında başladığını belirterek, anne adayının yaşam tarzının bebeğin gelişimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti.
Gebelikte dengeli beslenme, düzenli yaşam alışkanlıkları ve stresin kontrol altında tutulmasının bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklediğini belirten Üstündağ, doğum sonrasında ise sevgi ve güven ortamının öne çıktığını söyledi. Özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukların kendilerini güvende hissetmelerinin, duygusal dayanıklılık ve sağlıklı kişilik gelişimi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Beslenme, uyku ve hareket birlikte değerlendirilmeli
Çocuk sağlığının yalnızca hastalıklardan korunmak anlamına gelmediğini ifade eden Üstündağ, sağlıklı büyümenin günlük yaşam alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olduğunu söyledi.
Sebze, meyve, tam tahıllar, süt ürünleri, yumurta ve kaliteli protein kaynaklarını içeren dengeli bir beslenme düzeninin büyüme çağındaki çocuklar için önem taşıdığını belirten Üstündağ, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılması gerektiğini dile getirdi. Düzenli uyku ve yaşa uygun fiziksel aktivitenin de bağışıklık sistemini desteklediğini, öğrenme kapasitesi ile zihinsel performansa olumlu katkı sağladığını ifade etti.
Spor çocukların yalnızca bedenini değil özgüvenini de geliştiriyor
Teknolojinin günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte çocukların hareket etme sürelerinin azaldığına dikkat çeken Üstündağ, açık havada geçirilen zamanın ve sporun çok yönlü faydalar sağladığını söyledi.
Düzenli fiziksel aktivitenin kas ve iskelet gelişimini desteklemenin yanı sıra özgüven, disiplin, takım çalışması ve stresle başa çıkma becerilerini de geliştirdiğini belirten Üstündağ, çocukların yaşlarına uygun spor dallarına yönlendirilmesini önerdi. Oyun oynamanın da fiziksel gelişim kadar sosyal becerilerin kazanılmasında önemli rol üstlendiğini kaydetti.
Dijital ekran kullanımı kontrollü olmalı
Çocukların günümüzde akademik baskı, sosyal medya etkisi, akran zorbalığı ve gelecek kaygısı gibi farklı stres kaynaklarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Üstündağ, aile içi iletişimin bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.
Çocukların duygu ve düşüncelerini rahatça paylaşabilecekleri güvenli bir aile ortamının oluşturulması gerektiğini vurgulayan Üstündağ, sürekli eleştirilen veya duyguları önemsenmeyen çocuklarda özgüven sorunları ve kaygı bozukluklarının gelişebileceğini söyledi.
Dijital dünyanın tamamen hayatın dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını belirten Üstündağ, kontrolsüz ekran kullanımının dikkat dağınıklığı, sosyal izolasyon ve uyku problemlerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Ailelerin birlikte kitap okuması, masa oyunları oynaması, doğa etkinliklerine katılması ve çocukları sanat faaliyetlerine yönlendirmesinin dijital yaşam ile sosyal yaşam arasında daha sağlıklı bir denge kurulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Ergenlik döneminde iletişim daha da önem kazanıyor
Ergenlik döneminin kimlik gelişiminin şekillendiği hassas bir süreç olduğunu belirten Üstündağ, bu dönemde ailelerin baskıcı tutumlardan kaçınması gerektiğini söyledi.
Anlayışlı, destekleyici ve iletişime açık bir yaklaşımın gençlerin sorunlarını aileleriyle paylaşmasını kolaylaştıracağını ifade eden Üstündağ, güçlü aile bağlarının çocukların ilerleyen yaşamlarında daha sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına katkı sunduğunu belirtti.
Sağlıklı beslenme, düzenli hareket, güçlü aile iletişimi ve duygusal destekle büyüyen çocukların hem bireysel hem de toplumsal yaşamda daha güçlü bireyler olarak yer aldığını dile getiren Üstündağ, sağlıklı nesillerin yetişmesi için ailelerin çocukların gelişim süreçlerine bilinçli ve bütüncül bir yaklaşımla eşlik etmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA