“Kıblemiz önce Kabe, sonra Hukuk… Kimseden korkumuz yok...” başlığını taşıyan 26 Şubat Perşembe günkü yazımda başlıkla ilgili şu ifadem olmuştu:
“Bizim kıblemiz önce Kabe, sonra Hukuk… Kimseden korkumuz yok. Bu köşede görmezden, duymazdan gelinen, ele alınmayan konu olmaz… Hepsini ve fazlasını ele almaya devam edeceğiz. Son günlerde ‘Sakaraltı Sakarüstü’ soruşturmasında gelişmeler yaşanıyor. ‘Ne oluyor?’ diye soruyorsunuz. Merak etmeyin, onu da biz yazarız…”
Yazalım…
*
Yeni yılın Ocak ayının 26’sında kaleme aldığım yazıma “Feyk gazeteciler Asliye Ceza’da yargılanıyor” başlığı atmıştım. “Muğla’da Bir Milat” ara başlığı altında da şu ifadelerde bulunmuştum:
“Kimliksiz, kişiliksiz, ama sahibinin sesi ‘Sakaraltı Sakarüstü’ soruşturmasında yargılama aşamasına gelindi. Sonucu ne olursa olsun bu çok önemli. Çünkü bu memlekette ‘harcayamayacağı para, taşıyamadığı unvan sahibi’, seçilmişlikleri sona erdiğinde sudan çıkmış balığa dönen ‘kirli ve kifayetsiz politikacıların’ burnunu her yere sokması sonucu ne dosyalar daha açılmadan kapandı… Aslında bu dosyalar hiç olmadı. Bildiğimiz kadarıyla şikayet eden de çıkmadı.
Evet bu dosya; Aylarca klavye arkasından siyaset, bürokrasi ve medya alanında kafasını kaldıranı taşlayan, siyasette hak etmedikleri yerlerde olanlar ve çarklarına çomak sokulanlar için ‘mıntıka temizliği’ yapan, bunu yaparken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bile dil uzatma cüretini gösterebilen, yancıları ‘Saffet Karaman’ ve ‘Agah Beyoğlu’ ile ‘Sakaraltı Sakarüstü’ dosyası artık açılmakla kalmayıp bir ‘dava konusu’ haline gelmiştir.
Bu Muğla’da bir milat…”
*
Şu anda yaşanmakta olan “Sakaraltı Sakarüstü Dosyası” süreci Muğla’da gerçekten bir milat…
Aslında “Türkiye’de bir milat” demek daha doğru olacaktır.
Ülkemizde son yıllarda hemen her alanda bir kirlenme, bir çürüme yaşanıyor. Son zamanlarda yaşanan “ünlü operasyonları” da bunu gösteriyor. Bu kirlenme ve çürümenin en ağır yaşandığı alan ise maalesef isteyenin kendisini rahatlıkla “gazeteci” ilan edebildiği ve bu onurlu mesleğin karanlık ellerde kirletildiği, her türlü kirli ve kötü emel için kullanılabildiği bizim alanımız; “iletişim” alanı…
Ve bu alan temizlenip, arındırılmadıkça, bu alana yasal düzenlemeler getirilemediği sürece internet ortamında “gazetecilik oynayanların” yaptıkları yanlarına kalmaya devam edecektir!
Bundan en büyük zararı da “siyasi yaşam” ve dolayısıyla ülkemiz, bizim insanımız görecektir…
Bu anlamda Muğla’da yaşanan bir “milattır”, ama 26 Ocak’ta yazdığım gibi, dosyada “yargılama aşamasına” gelinmemiştir.
Yeni ve şaşırtıcı olmakla birlikte mesleğimizin geleceği için umut verici gelişmeler yaşanmakta.
Sakar Altı-Sakar Üstü dosyasında şüphelilerin yargılanması beklenirken, tsunami gibi gelen 2. Dalga da 8 gözaltı yapıldı. Aralarında Milletvekili Kadem Mete’nin Danışmanı olduğu söylenen Muğla Jimnastik Kulübü Başkanı Mertcan Güngör ve MHP’nin önceki İl Başkanı Oğuz Akarfırat gibi önemli isimlerin bulunduğu 8 şüpheli dün sabah emniyetteki işlemleri tamamlanarak Muğla Adliyesi’ne sevk edildi…
*
Bilindiği gibi ilk dalgada başta “Sakaraltı Sakarüstü” olmak üzere feyk hesaplar üzerinden başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın, MHP İl Başkanı Burak Demirel, AK Parti Muğla İl Teşkilat Başkanı Emre Güçlü, Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Duygu Pınar Marçalı Doğru, İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, AK Parti'li bazı yöneticiler ile birçok kamu görevlisi ve gazeteci hakkında gerçek dışı, hayali haberler üretip yayınlayarak itibar suikastı yaptıkları iddia edilen şüpheliler Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Muğla Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kaçakçılık ve Organize Şube ( KOM) ekipleri tarafından Bodrum, Marmaris, Fethiye, Seydikemer ve Menteşe ilçelerinde eş zamanlı operasyonla gözaltına alınmıştı.
Sorgulamaları tamamlandıktan sonra Savcılıkça Muğla Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen şüphelilerden, Kürşat Keskin ve Cemal Demirtaş tutuklanıp cezaevine gönderilirken, bakıma muhtaç çocuğu olduğuna dikkat çeken Serap Ülkü Özdemir hakkında tutuklanacakken ev hapsi kararı verilmiş ve diğer şüpheliler “yurt dışı çıkış yasağı” da konarak adli kontrol kaydıyla serbest bırakılmıştı…
*
Siber Suçlar ve KOM ekiplerinin 23 Şubat gecesi Menteşe, Milas, Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirdikleri beklenmedik 2. Dalga operasyonda Milletvekili Danışmanı Mertcan Güngör, MHP eski il başkanı Oğuz Akarfırat, Uğur Kara, Habip Demir, Hasan Telli, Mustafa Tunç ile ilk dalgada gözaltına alınıp tutuksuz yargılanmak üzere salıverilen Cinci Hoca lakaplı Serdar Cemal Süreroğlu ve Sefa Kara tekraren gözaltına alındılar.
Bu arada polis sorgulamasında bazı şüphelilerin çözüldüğü ve “organize” bir şekilde Devlet Büyükleri ve bazı siyasileri feyk hesaplarla itibar suikastı yapıldığını, “Sakaraltı Sakarüstü” isimli feyk hesabı yöneten kişilerin ve bunlara finansman desteği verenlerin kimler olduğunu anlatarak, ayrıca yeni isimler verdikleri söylenmekte. Şüphelilerden bazılarının sürecin ne zaman ve nasıl başladığı yolunda bilgi verdikleri, işleyişin nasıl yönetildiği, talimatın kim veya kimlerden geldiği yönünde beyanları olduğu kaydedilmekte…
*
Anlayacağınız Sakaraltı Sakarüstü Dosyası giderek kabarıyor…
Ocak ayında yaşanan ilk dalgada, “Bu kadar mı?” diyenler olduğu gibi, iki kişinin tutuklanıp diğerlerinin salıverilmesi karşısında “Bu dosya böylece kapanır gider” diyenler olmuştu.
Meğer o kadar değilmiş ve sanki dosya daha yeni açılıyor!
Peki ilk dalgadan sonra yargılama beklenirken, soruşturma neden bu kadar büyüdü?
Tandoğan Uysal arkadaşımızın Bodrum Gündem’deki yazısına bakılırsa, “Soruşturma iddialarıyla çok yönlü olarak sürdürülüyor.” … Yine O’nun tabiriyle mesele sadece ‘yazıldı, çizildi meselesi’ değil; niyet, yöntem ve organizasyon sorgulanıyor… Tandoğan Uysal, Bodrum Gündem de “Sakaraltı – Sakarüstü Dosyası Büyüyor” başlıklı yazısını şöyle noktalıyordu:
“Muğla’da imar konuşulurken herkes temkinli, ama sosyal medyada herkes müteahhit gibi kat çıkmış. Sahte hesaplar rahattı, ama gerçek isimler şimdi ifade sırasında. İroni acı ama net. Bu operasyonlar bakalım burada mı duracak, yoksa başka isimlere mi uzanacak? İkinci dalga şunu açıkça gösteriyor: Bu operasyon bitmedi, dosya kapanmadı, liste tamamlanmadı. Muğla kamuoyu artık sadece ‘kim gözaltında?’yı değil, ‘bu zincirin ucu nereye dayanacak?’ sorusunu izliyor. Gelişmeler oldukça, bu dosya daha çok konuşulacak. Biz de takipçisi olacağız.”
*
Bu arada daha önce Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmalarına karar verilen Kürşat Keskin ve Cemal Demirtaş için “tutukluluklarının kaldırılması” yönünde yapılan talebin reddedildiği ve tutuklu sanıkların Denizli T Tipi Cezaevine nakledildikleri öğrenildi.
Bu da dosyanın ciddiyetini ortaya koyarken, saat 17.30 sıralarında 8 şüpheliden Milletvekili Kadem Mete’nin danışmanı olduğu söylenen Mertcan Güngör ve Serap Ülkü’nün iş ortağı Cinci Hoca lakaplı Serdar Cemal Süreroğlu ile Habip Demir sevk edildikleri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde Savcılık talebiyle dün geç saatlerde tutuklandı. Böylece Sakaraltı Sakarüstü Dosyası’nda tutuklu sayısı 5’e çıktı. İkinci Dalga’nın öteki şüphelileri MHP'nin Muğla İl Başkanlığı görevinden aldığı Oğuz Akarfırat ile Mustafa Tunç, Hasan Telli, Sefa Kara ve Uğur Kara adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
*
Her iki dalgada gözaltına alınanlarla ilgili iddialar ciddi… Sokaktaki söylentiler daha fazla…
Tabii biz “gazeteciler” söylentilerin değil, gerçeğin peşindeyiz. Hukuka güvenimiz sonsuz.
Beklentimiz bu dalgaların; Muğla’da yaşanan kirlenme ve çürümenin sona ermesi, gazetecilik mesleğinin adı sanı adresi belli gazeteciler tarafından icra edilmesine, para ile lehte aleyhte haber yapılmasının, dezenformasyon ve itibar suikastının önüne geçilmesine, onurlu mesleğimizin ve bu mesleği insan gibi yapanların itibarının iade edilmesine katkı yapacak kararlarla sonuçlanmasıdır.
Adı geçen şüphelilerin çoğunu tanımıyoruz… Hiçbiri ile ilgili iddiamız ve kanaatimiz olamaz. Biz Hukuka ve savcılığımızla polisimize güveniyoruz.
Bu aşamada “3. Dalga Olur mu?” diye soranlar da oluyor. Bilemeyiz. Ki 2. Dalgayı da beklemiyorduk. Yargı bilir… Şüphelilerin veya yeni itirafçıların vereceği ifadeler sonrası gerek görülmesi halinde yeni bazı kişilere yönelik 3. Dalga Operasyonun da yapılabileceği iddialarında bulunanlar var…
Ancak dediğim gibi biz bilemeyiz. Umarım yaşananlar Türkiye’de bir milattır veya miladın habercisidir…
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Açılamayacak kapı yok! Düzeltilemeyecek yanlış, söylenemeyecek şarkı yok! Ne ulaşılamaz amaçlar var, ne de kurtarılamaz ruhlar... --John Steinbeck