Kânûnî SultanSüleyman ,Osmanlı deniz ticaretini engelleyen ve Akdeniz'de korsanlık yaparak güvenliksizbir bölge olmasına yol açan Rodos şövalyelerine haddini bildirmek istiyordu.Tahta geçtikten sonra önce, Balkanlardaki asayişi tehdit eden Sırplarahadlerini bildirmek üzere, Belgrad seferi düzenledi ve Belgrad'ı feth ettiktensonra yönünü Rodos adasına yöneldi. 1522 yılının Haziran başında Rodos'a seferbaşladı ve 43 gün sonra büyük ordu önce Gökova-Köyceğiz arasında birleşti ve sonra Marmaris 'edoğru hareket etti. Kânûnî , 24Temmuz günü Muğla 'da, 26 Temmuz günüde Marmaris 'te idi. Birkaç gün süren hazırlıktan sonra sultan Yeşil Melek adlı gemi ile Rodos'ageçti.
Kânûnî , Muğla vecivarında birkaç yere otağ kurup konakladı ama 25 civarında hikâye bıraktı dagitti. Gibye, Yerkesik gibi yeradları hikâyeleri, Pisi Dede, Hamursuz,Şahidî ve Sarı Ana efsaneleriile yörede iz bırakan Kânûnî, peşinde pek çok efsane ile beraber, Rodos ve Egeadaları ile birlikte Bodrum topraklarını da Osmanlı topraklarına katarak Ocak 1523 başlarında geri döndü.
Zekâi Eroğlu , 1937'deyayınlanan Muğla Tarihi adlıeserinde Kânûnî'nin Rodos seferini de anlatır ve sultanın Muğla konaklamalarıhakkında bilgi verdikten sonra "O günden sonra Muğla'ya hiçbir devlet büyüğügelmemiştir." der.
Kânûnî'ninotağ-ı hümayunu Çine 'yi geçip Gökbel dağlarından sonra Gibye (Yeşilbağcılar) önlerindeki sulakyerde ( Südüş dere? ) konaklayıparkasından Bözüyük 'te otağ kurduktansonra otağ Muğla Karabağla r'da kuruluyor.Anlaşılan bugünlerde yörenin o zaman göre "kanaat önderi" olan şahsiyetlerdenolan Pisili Abdurrahman, Şahidî İbrahimDede ve Hamursuz Dede ilegörüşüyor ve her birisiyle yaşadığı olay, 2022 yılında bile efsane olarakanlatılmaya devam ediyor.
Ben Manisa-Turgutluluyum . Şehzadelerşehri Manisalı olduğum halde, Turgutlu'da bırakın sultanları, şehzadeler ileilgili bile tek hikâye bile yoktur. Sonra 12 sene Elazığ'da çalıştım; orada datek bir sultan hikâyesi duymadım ama 1994 yılında Muğla'ya geldiğimde duyduğumilk hikâyeler hep Kânûnî hikâyesi idi. Konunun halk katında önemini görünce,"Neler var?" diye üzerine eğildik. Sonrakonuyu anlatmaya geldi iş. Halk da hazırdı, niye anlatmayalımdı?
Önce26 Temmuz 1996'da Marmaris kalesinde KânûnîSultan Süleyman Marmaris'te Konferansı.
Arkasında Menteşe Grubu 'nda Rodos Seferi sohbeti.
Aynızamanlarda Marmaris Kalesi önündeki meydana Kânûnî heykeli dikilmesi fikri vehayata geçirilme gayretleri.
Heykeltraş Necmettin Yağcı ile irtibata geçipheykeli yaptırma çalışmaları.
Döneminvalisi Ahmet Cemil Serhadlı 'nınsponsor bulma gayretleri ve Fuat Miras 'ındesteği.
Enson olarak da 2015'te sevgili Prof. Dr.Adnan Çevik 'in konuya yeniden el atması ve GEKA 'nın desteklediği Kanuni Yolu Projesi 'nin hayata geçmesi.
Neyse.Uzatmayayım.
2021ortalarından beri de Muğla basınının da desteği ile Kânûnî'nin Rodos seferinin 500. Yılı kutlamaları için kollarısıvadık.
Kollarısıvadık ama iş kollarımızı sıvamakla kaldı!...
Kültürsüzbir müdür, devletin verdiği güçle, yüksek bürokrasiyi etkilemiş ve 500 yıl ileilgili hiçbir şey yapılmadan yıl bitmek üzereydi ki Rodos, İstanköy ve On iki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde , Kültür ve Turizm Bakanlığı , Atatürk Kültür, Dil ve Tarih YüksekKurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 'nin(Demek ki rektör değişince zihniyet de değişiyormuş.) iş birliği ile bir sempozyumgerçekleştirilmesi kararı verildi. Sempozyum, fethin gerçekleştiği 22 Aralıkgünü başlayacak ve 23 Aralık günü devam edecek. Toplantıda 33 akademisyenkonuyla ilgili tespitlerini sunacak.
Kânûnî'ninMuğla'dan geçişini Muğla yöneticileri unutmuştu ama taaa İzmir'deki bir dernekunutmamış. Tabii bir de Pelin Çift unutmamış. Pelin hanım, 17 Aralık 2022 Cumartesi gecesi TRT1 televizyonunda Gündem Ötesi programında konuyu gündemegetirdi ve konuyu Prof. Dr. Mehmet YaşarErtaş ile konuştu. Mehmet Yaşar hoca, konuyu pek çok yönüyle ele aldı,kendisine teşekkür ederiz.
BizMuğlalılar, bu seferin Muğla boyutunun da öne çıkarılmasını isteriz. Çünkü"Muhteşem Süleyman" 6 ay Muğla Sancağı'nda kalmış ve 6 ay devleti buradanyönetmiştir. Sefer başarısı ile beraber arkasında pek çok hikâye bırakarak Muğlahalkının hafızasında sürekli anlatılan ve devirden devire nakledilen birhatıralar zinciri emanet etmiştir. Sanırım payitahtlar (Bursa, Edirne,İstanbul) dışında bu kadar sultan hikâyesi yoktur.
Muğla'nın"başarılı" yöneticileri, Muğla'ya işte bunu unutturmuştu. Pelin Çift ve Rodos,İstanköy ve On iki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği konuyu yılbitmeden gündeme getirdi de Muğla bir hafıza tazeledi.
Buhafta, Perşembe-Cuma günleri, üniversite salonlarında Rodos seferi hafızatazeleme toplantıları var; herkesi bekleriz.