1946 Türkiye genel seçimleri , 21 Temmuz 1946 tarihinde 8.dönem milletvekillerini belirlemekiçin yapılan genel seçimlerdir. 5 Haziran'da Milletvekili Seçim Yasasıdeğiştirilmiş ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa tek dereceli seçim esasındagerçekleştirilmiştir.
Cumhuriyet HalkPartisi 397, Demokrat Parti 61 ve Bağımsızlar 7 Milletvekilliği kazandı.
TürkiyeCumhuriyeti'nin ilk çok partili genelseçimi olan bu seçim adli denetim dışında, açık oy, gizli sayım ve listeusulü çoğunluk sistemi esasınagöre yapıldı. (açık oy - gizli tasnif) Bu usulsüzlüklerinden dolayı "şaibeliseçim" şeklinde de anılmıştır. Bu genel seçim ile TBMM 8. dönem milletvekilleri seçilmiştir.
Seçimlerde ilk kez aday esaslı blok oy sistemiuygulanmıştır. Bu sistemle beraber her vilayetin bir de seçim çevresiolmaktadır. Her 40 bin yurttaş için bir milletvekili seçilirken, herhangi birilin nüfusunun 40 binin altında olması halinde o ile bir milletvekilliği tahsisedilmekteydi. Nüfusu 40 binin üzerindeki iller için milletvekili sayıları iseşöyle belirtilmişti:
* Nüfusu 55.000'e kadar olan iller: 1 milletvekili
* Nüfusu 55.001-95.000 arası: 2 milletvekili
* Nüfusu 95.001-135.000 arası: 3 milletvekili
* Nüfusu 135.001-175.000 arası: 4 milletvekili
Bu seçimden sonra mecliste 61 milletvekili ile ülkeninher yerinde, orduda ve adalette önemli değişiklikler olacağının müjdesiveriliyordu.
Meclis toplantılarında, Anadolu gezilerinde her yerdebir ferahlama ve büyük ümitler veriliyordu. O tarihler de Muğla'ya gelen AdnanMenderes eski adı kıraathane denilen yerde karşılayan milletimiz, alkıştan,bravo seslerinden hatip zor Konuşuyordu ve zor duyuluyordu.
Sıra ile Muğla'ya gelen Celal Bayar ve ekip çok büyükilgi görüyordu. Nitekim bu gelişme ile girilen 1950 seçimi tahminin çok üstündeçoğunlukla iktidar olan demokrat parti; muhalefet yıllarında millete verdiğisözleri madde madde yerine getiriyordu.
1950 seçiminde ben asker idim. Etimesgut'da zırhlıbirliğe ait muhabere bölüğünde telsiz-telefon kısmında eğitiliyorduk.
Seçim günü sahra da yani arazide teftiş ediliyorduk.Teftiş heyeti paşa ve yüksek rütbeli komutanlar idi. Bizim telsizler Ankararadyosunu veriyordu, bizler heyecan ile her yerde demokrat partinin çok öndegittiğini duyunca heyecandan zıplayıp oynamaya başlamadan baktık bizimetrafımızı paşalar sarmış onlarda radyoyu dinliyordu, biz hemen telsizi kapatmayateşebbüs edince hepsi birden hayır dinleyin dediler. Anladık ki ordu milletlebir olmuş.