Birçok insanın yazmak üzerine planları var. “Aslında ben de yazmak istiyorum.” diye başlayan nice sohbet hep aynı yerde bitiyor: Müsait bir zaman…

Sadece yazmak ile ilgili değil, yapmak istediğimiz birçok önemli işin tıkandığı nokta aynı yer. Tutunduğumuz bahane aynı: Müsait bir vakit…

Önemli işler ancak buna uygun zamanlarda, alelade günlük işlerin gölgesinde kalmayan vakitlerde, başkaca meşgalenin olmadığı, kimsenin gereksiz yere meşgul etmediği zamanlarda yapılır.

Yalnızca o işe, bir işe odaklanıp planımız doğrultusunda çalışabileceğimiz ve olumsuz tüm dış ve iç etkenlerden uzak bir vakit.

Böyle bir vaktin gelmesi biraz zor.

Böyle bir fiziki ve psikolojik ortam ile doğru vaktin çakışması pek mümkün değil.

Yarının, sonraki haftanın, sonraki ayın bugünden daha müsait ve yarının koşullarının bugünden daha uygun olacağını düşünmek hayatın gerçeklerine hiç de uygun değil. 

Çünkü insan, sadece “şimdi”ye hâkim. Sahip olduğu tek şey “şimdi”.

Gücümüz ancak “şimdi”ye yetiyor yani hayat “şimdi”lerin toplamı.

Her işin bir “şimdi”si var. O “şimdi”yi kaçırdığımızda, yarına ertelediğimizde iş işten geçmiş olabilir. Biz de “şimdi”yi ıskaladığımızın farkına varmadan beklemeye devam ederiz.

Erteleme hastalığının sorumluluklarımızı, hayallerimizi, hedeflerimizi, zehirlemesine fırsat vermemek gerekiyor.

Bu iş ise farkındalıkla mümkün. Şimdiye dair bir farkındalık…

Güçlü irade ve öz denetim…

Zaman yönetimi ve planlı çalışma…

Duygu yönetimi ve kontrolü…

Tabi ki sağlık…

Bütün bu konulardaki farkındalık ve buna bağlı kişide ortaya çıkan öz denetim, oto kontrol. Niyet ve iradenin buluşmasıyla ortaya çıkan enerji ve “Bismillah…” deyip işe koyulmak.

Hemen şimdi… Ertelemeden, koşulların uygunluğunu beklemeden… Dahası koşulların bize uymasını temin ederek…

Bize bedavaya gelmesini beklemeden ve bedel ödeyerek…

Unutmamak gerekir ki her şeyin bir bedeli var. Oysa insan oğlu bir bedel ödemeden, kolayından, vakit harcamadan, emek vermeden, zorlanmadan yapmak ve başarmak istiyor.

Sevilmek istiyor ama sorumluluk istemiyor.

İlgi istiyor ama kendisi istediği zaman…

Sevgili/eş istiyor ama kendisi gibi olan…

İş istiyor ama onu yormayan fakat çok kazandıran…

Oysa bir yaşam kuralı olarak ve doğası gereği her şey, hayatta bir başka şeye bağlanmış durumda. Yaşam doğuma, başarı çalışmaya, kazanma alın terine, sahip olma vermeye, sefa cefaya… Yani bir şeyi isteyen, ona dair faturayı/bedeli ödemek zorunda.

Yapmak, elde etmek, başarmak isteyen de “şimdi” başlamak zorunda. Erteleme hastalığının sorumluluklarını, hayallerini, hedeflerini zehirlemesine fırsat vermeden “şimdi” yola çıkmak zorunda.

“Sonra”ya bırakmadan…

17.04. 2024