Çiğdem Erko, Cumhur Uzun, Ahmet Aras, Duran Öztürk, Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici, Coşkun Efendioğlu, İbrahim Uzun, Nail Kızıl, Özcan Özgür, Aydın Doğer, Arif Ali Cangı, Ahmet Kılbey, İskender Doğer, Abdullah Gürgün…
İçinde benim de bulunduğum bu isimleri “SU” başlığı altında yaptığı paylaşımda Milas / Kıyıkışlacık “Iasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı” ve Türk İskoç Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Scobie etiketlemiş.
Scobie “DSİ’nin Dalaman Çayı’ndan Milas–Bodrum hattı için istenen 50 milyon m³ içme suyu tahsisini reddetmesi, Muğla’da büyük tepki yarattı. Aynı havzadan Aydın’a 220 milyon m³su verilirken, yaz aylarında aylarca susuz kalan Milas ve Bodrum halkının en temel yaşam hakkı yok sayılıyor. Su, şirketlerin kâr hesabına bırakılamaz. Su ticari değil, yaşamsal bir haktır.” diyor.
*
DSİ 21. Bölge Müdürlüğü tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne gönderilen su talebinin ret edildiğine yönelik yazıda “Akköprü Barajı'nda son yıllarda yaşanan seviye düşmesi sebebiyle mansap su ihtiyaçları için ölü hacimden su alındığı göz önüne alındığında, barajın yapılan planlama çalışmalarına uygun olarak işletilebilmesi için yüksek terfi ve isale hattı inşası gerektiren Bodrum'a İçme suyu maksadıyla Akköprü Barajı'ndan 50 hm/yıl ham su tahsisine yönelik talep uygun görülmemekte olup ham su temini için alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” deniliyor.
Neymiş, Dalaman Akköprü Barajı’nda son yıllarda seviye düşmesi yaşanıyormuş. O nedenle Muğla’nın talebi karşılanamıyormuş!
Madem böyle sıkıntılı bir durum var, Aydın’ın talebi neden ve hangi hakla karşılanıyor?
Anlaşılır ve akıl alır gibi değil, dalga mı geçiliyor yoksa adam mı seçiliyor?
*
Peki buna Muğlalılar ne diyor?
Muğlalıların haberi olduğunu sanmıyorum. Ki Hülya Scobie haberdar edip uyarmasa, bilgilendirmese biz gazetecilerin bile haberi yoktu!
Kaç aydır yazıyoruz, Muğlalılar duyup, haberdar olup ayağa kalktı mı?
Mutlaka yazılanlara bir yerlerde denk gelmişler, okumuşlardır, ama ben Scobie ile Ahmet Aras Başkan dışında ayağa kalkanı görmedim. Elbette Milas’ta ve daha çok Bodrum’da ayağa kalkanlar olmuştur. Scobie gibileri özellikle Bodrum’da çokça var.
Zaten Scobie’nin etiketlediği isimlerin yarıdan fazlası Bodrum’dan…
Ne var ki Muğla, Bodrum’dan, Milas’tan ibaret olmadığı gibi Muğla ayağa kalkmış olsaydı DSİ’den Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na o saçma sapan yanıt gelmezdi.
Çok merak ediyorum, MUPA (Muğla Planlama Ajansı) bir anket yapsa Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde bu “su gaspından” kaç personelin haberi vardır? Hatta ayağa kalkan olmuş mudur?!!
*
Hülya Scobie’nin paylaşımının ekinde Bodrum gazetelerinden ‘Arena Haber’de yayının kalemlerinden CHP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Duran Öztürk imzasını taşıyan “DSİ’nin Dalaman Çayı Kararı Muğla’da Tepkiye Yol Açtı” başlıklı haber yer almış.
Muğla’da tepki… CHP’de? Öteki partilerde?
Duran Öztürk haberinde “Yaz aylarında aylarca susuz kalan Bodrum ve Kıyıkışlacık, Dalaman Çayı’nın suyunu Aydın’a kaptırınca Muğlalı sert tepki verdi.” spotuyla şu ifadelerde bulunmuş:
“Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ), Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin Dalaman Çayı üzerindeki Akköprü Barajı’ndan Milas–Bodrum hattı için talep ettiği yıllık 50 milyon metreküp içme ve kullanma suyu tahsisini reddetmesi, Muğla genelinde sert tepkilere yol açtı.
DSİ’nin kararına ilk güçlü itirazlardan biri, İasos Mahalle Meclisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Milas Kent Konseyi Çevre ve Enerji Grubu Sözcüsü ve CHP Muğla İl Başkanlığı Çevre, Ekoloji ve İklim Değişikliği Komisyonu üyesi Hülya Scobie’den geldi. Scobie, Dalaman Çayı’ndan Aydın’a yıllık 220 milyon m³ sulama suyu tahsisi yapılırken, Muğla’nın ve yaz aylarında nüfusu katlanarak artan Milas–Bodrum hattının en temel ihtiyacı olan içme suyuna yalnızca 50 milyon m³ için ‘uygun değildir’ denilmesini bilimsel, vicdani ve kamusal yarar ilkeleriyle bağdaşmayan bir karar olarak nitelendirdi.”
*
Duran Öztürk’ün Hülya Scobie ile ilgili ifadelerine katılmamak mümkün değil. Scobie, İasos’tan (Kıyıkışlacık) sesini yükseltmemiş olsa gerçekten haberimiz yoktu. Elbette haberimiz olurdu, ama o zamana kadar da yapılacak bir şey kalmayabilirdi…
Scobie’nin etiketlediği isimler içinde CHP Yönetim Kurulu Üyesi Duran Öztürk ile yine Bodrum’dan CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Erko ve hatta CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl da bulunmakta. Hatta ve hatta Ahmet Aras Başkan ile biri Bodrumlu CHP PM Üyesi, 3 CHP Milletvekili de ekli…
Şahsen ben görmedim, ama madem “Muğlalılar sert tepki vermiş” ve de “ayaktalar” bu tepki verilirken, ayağa kalkılırken başta İl Başkanı Nail Kızıl olmak üzere CHP Muğla örgütleri ayağa kalkmak için neyi bekliyor?
Üstelik bu sorun Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve CHP’lilerin sorunu olduğu kadar Muğla Milletvekillerinin tamamının ve bütün partilerin sorunudur.
Bu sorun, CHP İl Başkanı Nail Kızıl ile AK Parti İl Başkanı Cengizhan Güngör, MHP İl Başkanı Burak Demirel ve İYİ Parti İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe’yi de ilgilendirir.
Senelerdir Bodrum başta Muğla’nın su meselesinde omuz omuza veremediniz, bari şimdi Dalaman Akköprü Barajı’ndan Aydın için gasp edilen su meselesinde omuz omuza vermeyi bilin…
Bilmiyorsanız, Aydın’ın milletvekilleri il başkanları biliyor, onlara sorun.
Suyun siyaseti olmaz, olmamalıdır.
Ama suyun adaleti, hakkaniyeti vardır… Biri içer biri bakarsa kıyamet ondan kopar…
*
DSİ’nin Muğla’nın talebine ret gerekçeleri arasında; Dalaman’da mevcut HES’lerin ihtiyaçları, Akköprü Barajı’nın özelleştirme süreci, baraj gölünde faaliyet gösteren balık üretim firmalarının olası hak kayıpları ve kamu–özel sektör arasında yaşanabilecek ihtilafları öne sürülmüş.
Bu gerekçeler, insanların içme suyuna erişim hakkının, açık biçimde özel şirketlerin ticari çıkarlarının gerisine itildiği yönünde eleştirilere neden olacaktır. Henüz cılız olmakla birlikte olmaktadır da…
Üstelik DSİ yetkilileri farkındalar mı bilmem Dalaman Akköprü Barajı adı üzerinde Dalaman’da, Muğla’dadır, Aydın’da değil… Adama “Kimin suyunu kime veriyorsunuz?” diye sorarlar.
Biz komşu hakkını da gözeten Muğlalılarızdır; bari sormadan aldığınız suyu Muğla ile pay edin…
*
DSİ’nin kendi mevzuatına göre; “İçme ve kullanma suyu tahsisinin, tüm diğer kullanımların önünde olduğunu ve ayrıca ‘Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği’nin, içme suyu rezervuarlarında balık yetiştiriciliğini açıkça yasakladığı” anımsatan Milas / Kıyıkışlacık “Iasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı”, Türk İskoç Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve “Çevre, Ekoloji ve İklim Değişikliği Komisyonu” Üyesi Hülya Scobie, buna karşılık Dalaman Çayı gibi bir yüzey suyu üzerinde kurulu barajda yoğun balık üretimine izin verilmiş olması ile birlikte bugün içme suyu ihtiyacı gündeme geldiğinde DSİ’nin kendi yarattığı çelişkiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek şu ifadelerde bulunuyor:
“Bu kararla Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ güç durumda bırakıldı. Yani Muğla güç durumda… Su krizinin yükü yerel yönetimlerin omuzlarına yüklenmemelidir. Muğla’nın talebi net: ‘Kendi topraklarımızdaki, kendi havzamızdaki suyu istiyoruz.’… Cumhurbaşkanlığı kararıyla önü açılan havzalar arası su transferi kapsamında Dalaman’dan Aydın’a su verilebiliyorsa, öncelikle Dalaman Havzası içindeki yerleşimlerin içme suyu ihtiyacının eksiksiz karşılanması gerekir. Ondan sonra başka havzalara transfer tartışılır. İklim krizi artık öngörü değil, yaşanan bir gerçektir. Su stresi altındaki Muğla’da içme suyu ihtiyacının hâlâ bütüncül bir planlamayla ele alınmaması ciddi bir yönetim ve planlama eksikliğine işaret etmektedir. Bu eksikliğin bedelini ise yaz aylarında musluklarından günlerce su akmayan her partiden yurttaşlar ödemektedir. Su ticari bir meta değil, yaşamsal bir haktır. Suyumuzu istiyoruz.”
*
Gelinen noktada DSİ’nin kararı ile ilgili “yürütmenin durdurulması” talebiyle İdare Mahkemesi’nde dava açılmalıdır. Hukuk çözer. Hatta bu dava il başkanları tarafından açılmalıdır.
CHP İl Başkanı Nail Kızıl ile AK Parti İl Başkanı Cengizhan Güngör, MHP İl Başkanı Burak Demirel ve İYİ Parti İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe bu hususta ne düşünüyorlar acaba?
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: Hayatta rövanş yoktur. Acı günlük ekmeğimizdir. --Ahmet Hamdi Tanpınar