Birçokmeyve ve sebze yetişen güzel bir yayla köyü burası. En çok da kirazıyla meşhur.Pembe-beyaz gelinliğini giyen kiraz bahçeleri, mayıs ayının doyulmazmanzarasını iftiharla sunar her yıl. İlkbahar güneşi yaza doğru hafiften yolalırken, mevsimin ilk kirazı müşterisiyle buluşmaya hazırdır. Önce kırmızı,sonra siyaha çalan rengi, dişinizi batırmanızla birlikte duyulan "çıt" sesiyleağzınızda dağılan serinlik ve doyumsuz lezzet...
Yusuf;otuzlu yaşlarda, heyecanlı, hırslı ve geleceğe dair planları olan birçiftçidir. Gençliğin de verdiği heyecan ile detaylara pek dikkat etmez, herişini adeta üstünkörü yapar. Kendince her şeyi bilir, yapar. Ona göre enkaliteli kiraz kendi bahçesindedir ve en iyi fiyatı da o hak etmektedir.
ÖmerÇavuş ise atmışlı yaşları sürmekte olan güngörmüş biridir. İşini ölçüp tartarakyapar, sözünü usturubunca söyler. İki susar, bir konuşur. İki dinler, birsöyler. Bilgiye, bilene ve deneyime değer verir. Ekimi ve hasadı ayınhareketlerine göre yapar mesela. Budama ve ilaçlamayı teknik usullere uygun...Doğal olarak da onun bahçesi daha verimli ve bahçenin ürünleri de bir başkakalitelidir. Kırılgan ve narin kiraz ağacı en iri, parlak ve lezzetli kirazınıonun bahçesinde kendine yük eder. Tüccar da en yüksek fiyatı her zaman onateklif eder. Komşuları bu durumu kıskanmıyor değildir.
ÖmerÇavuş, bilgisi ve deneyimi ile günlük yaşamda Yusuf'a rehberlik etmeye, iyikomşu olmanın gereğince davranmaya çalışır. Kiraz yetiştirme konusunda dikkatetmesi gerekenleri usulünce Yusuf'a anlatmaya çalışsa da o her seferindebildiğini yapmaya devam eder. Ömer Çavuş bu duruma üzülse de komşusunun gönlünükırmak istemez. Fırsat buldukça doğru bildiklerini ona anlatmaya ve işinibildiği gibi yapmaya devam eder. Anlatır anlatır, sözü kâle alınmayınca dakenara çekilir.
Haziranayının sonlarına doğru, güneşini alan kiraz dalında olgunlaşıp hasat zamanıgelince tüccarlar bir bir bahçeleri dolaşmaya başlar. Çekirdeği, sapı, yaprağıve meyvesiyle şifa olan kirazın alıcısı çoktur ne de olsa. Yusuf'a teklifedilen kilogram fiyatı 20 liradır.
ÖmerÇavuş'un güzel bahçesini gören tüccar, bu kaliteli ürünü kaçırmak istemez vekilogramını 27 liradan almak ister. Ömer Çavuş, ürününün kalitesine güvenmekteve isterse daha iyi fiyata satacağını bilmektedir. Ürününe en az 30 liradanmüşteri bulması çok da zor değildir. Ancak o komşusunu da düşünmekte ve onunürünlerinin de iyi bir fiyata alıcı bulmasını istemektedir. Çünkü Yusuf'unliseyi bitiren oğlu, nasipse bu yıl üniversiteye başlayacaktır.
ÖmerÇavuş, komşusunu da düşünerek tüccara şu teklifte bulunur: "Kirazı sana 27liradan veririm ama komşumun kirazını da aynı fiyattan almak koşuluyla!"
Tüccar,biraz naz etse de Ömer Çavuş'un kirazlarını kaçırmamak için Yusuf'unkirazlarını da aynı fiyattan almayı kabul eder. Yusuf'u arayarak kirazını 27liradan alacağını, yarın akşama 20 kasa kiraz istediğini söyledikten sonra ÖmerÇavuş ile el sıkışıp bahçeden ayrılır. Ömer Çavuş da yarın akşama kadar 30 kasakiraz toplayacaktır.
Bugüzel haberi alan Yusuf, hemen komşusu Ömer Çavuş'u arayarak sevincini onunlapaylaşır. Ömer Çavuş, tüccar ile yaptığı pazarlığın bilinmesini ve komşusununmahcup olmasını istemez. Pazarlıktan haberi olmayan Yusuf'a, "Tüccar banaistediğim fiyatı vermiyor. Bir daha konuşsam acaba benim kirazı da aynı fiyataalmaz mı?" der.
Ertesisabah tüccara vereceği kirazı toplamak için erkenden bahçeye inen Yusuf,komşusu Ömer Çavuş'un da kiraz topladığını görür ve eşine, "Hanım görüyormusun; Ömer Çavuş da bizim sayemizde kirazına müşteri buldu." der.
Birniyete, bir de akıbete bakın! Bir yanda ince ruhlu, geniş gönüllü, düşünceli,nezaketli bir komşu. Hem de öyle bir komşu ki güngörmüş, iyi kalpli bir insan... Küçük hesapların büyük getirisi olmayacağını bilerek "birlikte kazanalım"anlayışıyla hareket ediyor.
Diğeryanda hayatını bodoslama yaşayan, denileni ve deneyimi dikkate almayan birbaşka insan. İyi niyeti ve çabayı görmeyerek marifeti kendinden biliyor.
İşteinsanoğlu çoğu zaman marifeti kendinden bilip onunla övünür. Oysa insan, bazenilahi bir yardım bazen de sevdiği bir insanın desteği ile sonuca ulaşır. Ama obunun farkında değildir. Onun için güzel niyetleri ve çabaları olanlar ise herşeyin farkındadır aslında. Sadece gülümseyip "Hayırlı olsun." derler. Çünkügerçekten onun hayrını isterler.
İyilikyap denize at misali... Onlar bir teşekkür ve iltifat peşinde de değildir. Onlar,kendisi için istediğini başkaları için de istemeyenin kâmil insan olamayacağınıbilir. Onlar, kendinde olanın başkalarında da olmasıyla tamamlanan dostyüreklerdir. Onlar kirazın çiçeği gibi narin ve dalı gibi kırılgandır. Aman!Bir nobranlık yapıp kardeşi-komşusu-arkadaşı-dostu için iyilikten başka bir şeyistemeyen nahif insanları kırmayalım.
Kiraz,kulağa küpe olarak ne çok yakışır değil mi?
21.12.2022