Garip zamanlarda yaşıyoruz. Belki de eskilerin “ahir zaman” dediği… Her şeyin ters yüz olduğu; başların ayak, ayakların baş edildiği zamanlar… İktidarın değiştiği zamanlar…
Ruh yenildi, bedenin iktidarı geldi.
Makyaj yetersiz kalınca cerrahi operasyonlara maruz kalan, marka ürünler ile kamufle edilen ve hazzın/keyfin vasatı bedenin iktidarındayız.
Hayat yenildi, yaşantının iktidarı geldi.
Yaşanan, görülen, duyulan sıradan anlardan müteşekkil; insana bir şeyler katmaktan uzak, sıradan zamanların iktidarındayız.
Hikmet yenildi, bilginin iktidarı geldi.
İçinde sezgi, idrak, görgü, sağduyu ve içgörü olmayan; kendini yalnızca akli süreçlerle sınırlayan ve yalnızca kendine hizmet eden bilginin iktidarındayız.
Bilgi yenildi, malumatın iktidarı geldi.
Bir şekilde öğrenilmiş, yüzeysel, derinlikten uzak, kişiye değer katmayan, entelektüel gevezeliğin iktidarındayız.
Nitelik yenildi, vasatın iktidarı geldi.
Sıradanlığı, acemiliği, “Ne iş olsa yaparım.” fikrini öne çıkaran, liyakati referansa boğduran, “serbest meslek” sahibi bir vasatlığın iktidarındayız.
Gerçek yenildi, sanalın iktidarı geldi.
Pürüzsüz ekranın, sosyal medyanın arkasındaki hayatın gerçeklerinden ve değerlerinden uzak sanal dünyanın iktidarındayız.
Öz yenildi, görüntü iktidara geldi.
Kendini olduğundan farklı gösterme, pazarlama ve karşısındakinin gözünü boyama gayesine hizmet eden imajın iktidarındayız
Sadelik yenildi, basitliğin iktidarı geldi.
Derinliksiz, her iyiliğe minnet yükleyen; sadeliğin dinginliğinden, estetiğinden uzak ve sadeliği fakirlik gören bir basitliğin iktidarındayız.
Vakar yenildi, kibrin iktidarı geldi.
Hoşgörüsüzlüğün, bulunduğu yeri hak etmeyenlerin, sahip olduğu maddi şeylerden başka bir özelliği olmayanların sığınağı olan kibrin iktidarındayız.
Samimiyet yenildi, laubaliliğin iktidarı geldi.
Saygı ve sevginin seviyesini koruyamayan sen’li ben’liliğin, rahatsızlık veren rahatlığın, hadsizleşen laubaliliğin iktidarındayız.
Efendilik yenildi, şımarıklığın iktidarı geldi.
Yerini, muhatabını, ortamını dikkate almadan bildiği gibi davranan; başkasını dikkate almadan olduğu gibi hareket eden şımarıklığın iktidarındayız.
Gayret yenildi, başarının iktidarı geldi.
Gayreti, yolda olmayı, mücadele etmeyi değil; her ne pahasına olursa olsun hedefe ulaşmayı önemseyen, “değer”i kendisine bağlayan, notla ölçülen bir başarının iktidarındayız.
Kural yenildi, başıboşluğun/kuralsızlığın iktidarı geldi.
Kuralı ve düzeni özgürlüğün önündeki engeller, çağa uymayan sınırlamalar; disiplinli yaşamı ise “askeri düzen”i devam ettirmek olarak gören ve özgürlüğü her şeyi yapmak olarak kabul eden, içinden geldiği gibi olmayı öne çıkaran bir başıboşluğun/kuralsızlığın iktidarındayız.
Değer yenildi, fiyatın/etiketin iktidarı geldi.
Fedakârlığı enayilik, dürüstlüğü saflık, faydayı çıkar/menfaat, ilerlemeyi ekonomik kalkınma, saflığı aptallık/bönlük, geçmişi CV, geleceği kariyer olarak gören etiketin iktidarındayız.
Allah, sonumuzu hayretsin.
25.12.2024