HAKLI ELEŞTİRİLER
Muğla’da hafta sonunda Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay’ın ev sahipliğinde, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Valiliği desteğinde “Uluslararası Muğla Lezzet Festivali” yaşandı. Bende son zamanlarda yaygınlaşan bu “yeme içme” etkinliklerini, doğru yapılanlarını tenzih ederek bu son etkinlik üzerinden “Gastronomi turizmi mi, panayır mı, işporta mı?” başlığını taşıyan 02.09.2026 tarihli yazımda eleştirdim.
Eleştirime hak verenler çoğunlukta olmakla birlikte “Milletin şevkini kırma” diye şaka yollu tepki gösterenlerde çıktı.
Bu konuda söz edebilecek kişilerden olan Muğlalı Fotoğraf Sanatçısı Erdinç Özal o yazıma yaptığı yorumda “Kıymetli ustam bu işlerin başındaki arkadaşları bir çek edip, sonra hangi amaçla ne yaptıklarını iyi bakmak lazım. Ne yaptıklarını da anlamak mümkün değil. Başı kesilmiş tavuk gibi her köşe başından bir iş çıkarmaya çalışıyorlar. Ne yapmak istedikleri de belli değil. Ne bir temaları var ne de toplumsal bir bütünleştirmeleri. Tamam kendileri bir yerlerde bir şeylerin peşindeler ama onu da bilen yok.” demiş.
“Başı kesilmiş tavuk gibi...” sözüne bayıldım. Aynen böyle…
Sevgili Erdinç, “Öncelikte onlara önerim festival mi yaratmak istiyorlar? Yoksa kafalarındaki küçük olsun bizim olsun şekliyle panayır mı? İstiyorlar ona bir karar versinler. Gerçi birçok dost meclisinde anlatmaya çalıştıysak da onlar şişirme sanatçılarla ‘uluslararası’ kavramlarını ve ‘bir kenti kimliksiz bırakmaya’ çaba harcıyorlar. Bir zaman sonra kendileri de bu işleri de çöp olup gidecekler. Kimse de bu işleri ayağa kaldıramayacak. Çünkü inandırıcılığı kalmayacak.” diye devam etmiş…
*
AKYAKA DOĞA SPORLARI – VALİLİK İŞ BİRLİĞİ
Neyse Muğla’da “İşte budur” dedirtecek, turizmin 12 aya yayılmasına ve dolayısıyla Muğla’nın tanıtımına ekonomisine katkı yapan, gerçekten “uluslararası” etkinlikler de var.
Muğla Valiliği himayelerinde gerçekleştirilecek “2026 Türk Telekom Formula Kite Avrupa Şampiyonası” yarın “Akyaka Kite Beach” te başlıyor. 12 Eylül’e kadar sürecek olan etkinlikten önce Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, organizasyonun başında yer alan Akyaka Doğa Sporları Kulübü As Başkanı Burak Demirel ve 2026 Avrupa Şampiyonası, TYF Uçurtma ve Kanat Sörfü Komite Başkanı, Milli Sporcu Bilge Öztürk’ü kabul etti. Vali Dr. Akbıyık, Muğla’nın böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken şunları söyledi:
“Rüzgârı ve coğrafi konumuyla bir dünya markası haline gelen Akyaka’mızda düzenlenecek Türk Telekom Formula Kite Avrupa Şampiyonası, hem ülkemizin ve ilimizin tanıtımına katkı sağlayacak hem de gençlerimizin su sporlarına olan ilgisini pekiştirecek. Avrupa’nın dört bir yanından gelecek seçkin sporcuları güzel şehrimizde ağırlamaktan mutluluk duyacağız. Yarışacak sporcularımıza şimdiden başarılar diliyorum.”
*
MUĞLA’NIN ELİNDE DÜNYA VAR, BİZ HÂLÂ KOYLARI ANLATIYORUZ! “12 TURİZM” DİYE SAYIKLIYORUZ…
Muğla denilince akla ne geliyor?
Bodrum… Marmaris… Fethiye… Dalyan… Akyaka… Sonra deniz, güneş, koylar, tekneler, oteller… Yıllardır Muğla’yı böyle anlatıyoruz; Deniz, kum, güneş…
Oysa Muğla’da çok daha fazlası var. Artık bu hikâyeye yeni bir cümle eklemenin zamanı gelmiş olmalı.
Muğla’nın aynı zamanda bir “Dünya spor destinasyonu” olabileceğini görmemiz lazım. Üstelik bunu söylemek için geleceği beklememize gerek yok. Bugün elimizde bunun için fazlasıyla malzeme var ve spor futboldan ibaret değil. Konu turizm ise futboldan çok daha fazlası…
Akyaka’da Formula Kite Avrupa Şampiyonası… Bodrum’da uluslararası yelken yarışları… Marmaris’te uluslararası yat ve yelken organizasyonları… Köyceğiz’de kano ve kürek… Dünyanın en önemli yamaç paraşütü merkezlerinden biri olan Fethiye’de uluslararası hava oyunları… Bisiklet yarışları… Marmaris Rallisi… Gençler ve olimpik branşlarda, okçulukta yüzmede uluslararası başarılar…
Peki biz bütün bunları neden hâlâ tek bir hikâyenin parçaları haline getiremiyoruz?
*
AKYAKA’DA BAŞLAYAN HİKÂYE
Akyaka’da 5-12 Eylül tarihleri arasında “2026 Türk Telekom Formula Kite Avrupa Şampiyonası”na ev sahipliği yapacak olmamız çok önemli. Dünyanın başarılı Formula Kite sporcuları Muğla’nın rüzgârında Avrupa şampiyonluğu için mücadele edecek.
Bu görüntü yalnızca bir spor müsabakası değil. Aslında Muğla’nın sahip olduğu doğal spor altyapısının dünyaya gösterilmesi. Çünkü burada ilginç bir durum var, Muğla’nın en büyük avantajı burada; Yeni dev stadyumlar inşa etmek zorunda değiliz. Her yere beton dökmek zorunda değiliz. Çünkü elimizde zaten dünyanın hayran olduğu doğal alanlar var.
Deniz zaten burada. Dağ zaten burada. Göl zaten burada. Mesele bunları bir spor vizyonu içerisinde birleştirebilmek. Akyaka’da kiteboardcular rüzgârın peşinden giderken, Bodrum ve Marmaris’te yelkenliler denizin üzerinde yarışıyor. Bodrum, yıllardır uluslararası yelken organizasyonlarının önemli adreslerinden biri. Genç sporcuların mücadele ettiği uluslararası yarışlardan büyük yat yarışlarına kadar çok farklı organizasyonlar burada gerçekleştiriliyor. Marmaris ise uluslararası yat yarışları ve yarış haftalarıyla zaten yelken dünyasının tanıdığı bir merkez.
Yani Muğla’da yalnızca bir noktada spor yapılmıyor. Bütün kıyı şeridi adeta doğal bir yarış parkuru. Bodrum’dan Marmaris’e, Marmaris’ten Akyaka’ya uzanan bir deniz sporları koridoru düşünün. Bunun dünyada pazarlanabilecek bir marka değeri yok mu?
Elbette var. Hatta fazlasıyla var…
Sonra Köyceğiz’e gidiyoruz. Bu kez karşımıza göl çıkıyor. Ve Dalyan Kanalı…
Kano ve kürek sporları için önemli bir doğal alan. Üstelik artık yalnızca organizasyonlarla değil, yetiştirdiği sporcularla da konuşuluyor. Köyceğizli milli sporcu Rahmi Kaan Karahan’ın dünya şampiyonluğu, bunun en çarpıcı örneklerinden biri.
Sonra yönümüzü Fethiye’ye çeviriyoruz. Bu kez spor sahamız gökyüzü. Babadağ’dan havalanan yamaç paraşütçüleri… Dünyanın dört bir yanından gelen sporcular… Uluslararası organizasyonlar…
Bir şehir düşünün ki aynı il sınırları içerisinde denizde, gölde, havada ve karada dünya çapında spor yapabiliyor. İşte Muğla tam olarak böyle bir yer…
*
PEKİ BİZ BUNUN FARKINDA MIYIZ?
İşte benim asıl sorum bu. Çünkü Muğla’nın sorunu spor potansiyelinin olmaması değil. Tam tersine. Sorun, sahip olduğumuz potansiyelin parçalı kalması.
Muğla’nın ihtiyacı yeni bir marka… Ki turizmde Muğla’nın zaten güçlü bir markası var. Ama turizm artık yalnızca yaz sezonuna bırakılabilecek bir alan değil. Muğla’nın asıl ihtiyacı, 12 ay yaşayan bir destinasyon modeli. Spor bunun anahtarlarından biri olabilir.
Çünkü sporcu yalnız gelmez. Takımıyla gelir. Antrenörüyle gelir. Teknik ekibiyle gelir. Ailesiyle gelir. Hatta seyircisiyle gelir… Ve çoğu zaman klasik turistten çok daha uzun süre kalır.
Bir organizasyon için gelen sporcu, yarın kamp için tekrar gelebilir. Bir takım, sezon öncesi hazırlığını Muğla’da yapabilir. Bir federasyon, yıllık takvimine Muğla’yı yazabilir. İşte o zaman spor turizmi gerçek anlamda ekonomik değere dönüşür…
*
MUĞLA ARTIK KENDİSİNE DAHA BÜYÜK BİR HEDEF KOYMALI; ARTIK “TURİZM CENNETİ” DEMEK YETMEZ
Muğla’yı sadece “turizm cenneti” diye anlatmak artık bu şehre haksızlık. Çünkü Muğla bundan çok daha fazlası. Burası bir spor sahası. Bir doğal antrenman merkezi. Bir yarış parkuru. Bir kamp destinasyonu. Ve doğru planlamayla dünyanın önemli spor merkezlerinden biri olabilir.
SON SÖZ
Muğla’nın önünde tarihi bir fırsat var. Ama fırsatlar kendiliğinden marka olmaz.
Marka yaratılır. Organizasyon yapılır. Takvim oluşturulur. Sporcu yetiştirilir. Altyapı kurulur.
Dünya ile iletişim kurulur. İşte “2026 Türk Telekom Formula Kite Avrupa Şampiyonası”, iletişimin kanallarından birisi… Şampiyon okçularımız var, neden uluslararası bir okçuluk organizasyonu yapamıyoruz?
Vizyonumuz yok… Bütün bunlar tek bir vizyon altında birleştirilir.
Akyaka’da yarın rüzgâr esecek. Dünyanın önemli Formula Kite sporcuları o rüzgârın peşinden gidecek.
Bodrum’da yelkenler açılacak. Marmaris’te yatlar yarışacak. Köyceğiz’de kürekler suya vuracak. Fethiye’de sporcular gökyüzüne yükselecek. Bütün bunlar “Dünya Şehri” olma hedefi olan aynı şehirde olacak. Artık fuarlarda şu çağrıyı yapabilmeliyiz:
“Muğla’ya tatile gelmeyin sadece… Yarışmaya, kamp yapmaya, spor yapmaya da gelin.”
Çünkü Muğla’nın elinde gerçekten dünya var. Mesele, artık bunun farkına varmak.
Teşekkürler Burak Demirel, teşekkürler Bilge Öztürk…
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Çok az kişi sonuna gelmeden yolun onları nereye götüreceğini görebilir. --J.R.R. Tolkien