ÜMİT ÖZDAĞ VE MUHTARLIKLAR
“Demokrasi Muhtarlıkla Başlar.”
Doğru söz… Dün Muğla’dan ayrılan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Marmaris’te bu ifadede bulunmuş. Yerel demokrasinin sağlıklı işlemesi için muhtarlık kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özdağ, muhtarlıkları “devlet ile toplumun birleştiği sinir uçları” olarak tanımlamış.
Muhtarların elbette sağcısı solcusu vardır. Ama muhtarların bir partinin adayı olmadıkları gibi bir “genel merkezin atamasıyla” seçilmezler. Aday gösterilmezler…
Çıkarlar aday olurlar, kapı kapı dolaşıp kendilerini anlatırlar, anlatabilen, inandırıcı olan; yakışan seçilir…
Sizce belediye meclis üyelerinin kaçı oraya yakışıyor?
Meclis üyeleri de muhtarlar gibi aday olsalar tamamına yakını seçilemez!
Muğla’yı bilmeyen, Muğlalıyı tanımayan biri meclis üyesi seçilir mi? Seçilir, belediye başkanı bile seçiliyor! Mahallesini, mahallelisini tanımayan biri muhtar seçilebilir mi?
*
“HİZMET AŞKI” VE STK’LAR!
Seçilmişlerimiz hep “vatana, memlekete, millete hizmet aşkıyla yanıp tutuşanlardır.” … Öyle olduklarını söylerler. Oysa çoğu kendilerine hizmet aşkıyla yanıp tutuşmaktadır!
Oysa yaşadığınız mahalleye, şehre veya ülkenize hizmet etmek için, faydalı olabilmek için ille de bir partinin milletvekili, belediye başkanı ve hatta belediye meclis üyesi olmanıza gerek yok.
Bunu genellikle yerel yönetimlerin arka bahçesi olan Kent Konseyleri ile STK denilen meslek odalarında, vakıflarda, sendikalarda, derneklerde yapmanız da mümkün.
Hepsi saygın ve “kutsiyeti” olan yapılar, ama ben hep tamamen “gönüllülük” esasına dayalı platformları çok daha saygın bulmuşumdur.
Tabii ayda bir evden uzaklaşma ve iki tek atma amaçlı platformlar olduğu gibi, “sosyal statü” veya “siyasette bir yerlere gelebilmenin” trampleni olarak kullanılanları “saygı duygularımın” dışında tutuyorum.
Benim için kutsiyet taşıyan ve saygınlık uyandıran platformlar Muğla’nın havası, toprağı, suyu için mücadele veren Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ve bazı kadın hareketleri ile “Muğla Gelişim Platformu” gibi tamamen “güç birliği ve dayanışma” amaçlı platformlardır…
*
HİPODROM VE TOPLUMSAL RANT
Kurucu Başkanlığını Burak Nizamoğlu’nun yaptığı ve yaş ortalaması 30-40 ekseninde kendi alanlarında başarılı olmuş kadınlı erkekli, her partiden iş ve meslek (Avukat, Mühendis, Mimar, Gazeteci, Müteahhit, Mermerci, Tüccar, İhracatçı vd.) sahibi Muğlalı ve “Muğlalı olmuş” insanların yanyanalığı ile oluşmuş bir platform; Muğla Gelişim Platformu…
Gerçekten sözde değil, özde Muğla sevdalısı bu gençleri Prof. Dr. Aydın Ayaydın ile beni de konuk ettikleri bir olağan toplantılarında tanıma olanağı buldum. Hatta kendilerinden söz ettiğim bir yazımda, bir “Muğla Ortak Akıl Platformu” üyesi de olarak “Bu platformu kıskandım” ifadem olmuştu.
O buluşma ve tanışmamızda kendilerini bize açmışlar, büyük bir heyecan ve coşku içinde yaptıklarını, yapacaklarını, projelerini anlatmışlardı. En büyük projeleri de Muğla’ya bir uluslararası “Hipodrom” kazandırmaktı.
O buluşmada Aydın Ayaydın Hoca da hocaydı ha… Anlattıkları benim için de “ders” niteliğindeydi. Aydın Hoca mesela “Çocuklar ‘rant’ öyle anlatıldığı ve her yerde her şeyde birilerinin anlattı gibi kötü bir şey değildir. Kişisel rantın savunulacak hiçbir yanı yoktur. Toplumsal rant diye de bir şey vardır. Bu anlamda kişiye değil, kentine rant yaratan yerel yönetimler başarılıdır” diyordu…
Elbette Devlet ve yerel yönetimler desteği ile bu “genç platformcuların” girişimleri sayesinde Türkiye’de at yarışlarını düzenleyen ve yöneten resmi kuruluşu olan Türkiye Jokey Kulübü (TJK) tarafından gerçekleştirilecek proje Muğla’da bir “toplumsal ranta” yol açacaktır…
Ben bunun gerçekleşeceğine inanıyorum.
*
PLATFORMDAN DERNEĞE VE MUĞLALI OLMUŞ KEREM ALKAN…
O toplantıda Aydın Ayaydın Hoca “Gençler bu işleri devlet katında gerçekleştirebilmeniz için tüzel kişilik olmanız gerekir” demişti de ben de ‘Hipodrom’ için “Vakıf kurabilirler” demiştim. Sanıyorum Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık da benzer öneride bulunmuş “Dernekleşin” demiş.
Dernekleştiler… Önceki gün o derneğin, yani “Muğla Gelişim Derneği”nin tanıtımı yapıldı.
Tanıtım Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Konferans Salonu’nda, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık Akbelen’de zeytin fidanı etkinliğinde bulunduğu için Muğla Valiliğini temsilen Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, CHP İl Başkanı Nail Kızıl, MHP İl Başkanı Emrah Oltulu, CHP İlçe Başkanı Arzu Doğruel, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Algan, MHP İlçe Başkanı Kadir Türk, Menteşe Kent Konseyi Başkanı Egemen Balaban, MGC Başkanı Süleyman Akbulut, Menteşe Başhekimi Şadi Ballı, Muğlaspor Başkanı Menaf Kıyanç ve belediye meclis üyeleri, MUTSO Yöneticileri, Kamu Kurumu Yöneticileri katılımı ile yapıldı.
Tanıtım toplantısının onur konuğu ise Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkan’dı… Alkan şu ifadelerde bulundu:
“Muğla'da olmaktan çok keyif alıyorum. Gurur duyuyorum. Muğla'yı çok sevdim ama Muğla'nın duygularını daha çok sevdim. Muğla'da bu işin olması için mücadele eden bir bireyim. Türkiye Jokey Kulübü’nü temsil ediyorum ama bu işe inanmış durumda buraya geldik ve bu yola çıktık. Muğla Gelişim Derneği'ne yeni yolunda başarılar diliyorum. Ben Muğla Gelişim Derneği'nin her tuttuğu projeyi koparacağına inandım. Umarım sizler de inanmışsınızdır. Türkiye Jokey Kulübü kamu yararına bir dernek. Hiçbir parasal kaygısı olmadan Türkiye adına almış ve Türkiye Varlık Fonu'na hizmet veren bir kurum. Amacımız devletimize hizmet ve bu yolda at ve atçılığı dünya seviyesine çıkartıp elimizden geldiğince Muğla'yı da dünya hipodromlarından biri yapmak. Muğla Hipodromu'nun düşüncelerimizdeki yeri çok farklı.”
Sayın Kerem Alkan’ın bu ifadeleri kesinlikle Burak Nizamoğlu ve arkadaşlarını heyecanlandırmıştır. Ki ben de dinlerken heyecanlanmıştım… Muğlalılık böyle bir şey. Sayın Alkan da Muğlalı olmuş…
*
BAŞARILI BİR ORGANİZASYONDU
Ben Muğla Gelişim Derneği Başkanı Burak Nizamoğlu’nun açış konuşmasından sonra izlediğimiz 7 dakikalık tanıtım videosunu izlerken de heyecanlandım. Menteşe’den çıkıp Karabağlar Yaylası irimlerinden, Akyaka Azmaklarından ve Akçapınar Sevgi Yolundan ardında müjdeci leylekle geçip salondaki davetlileri Muğla’yı dolaştırıp bir antik dönem Hipodromu’nda ortaya çıkan Muğla’nın rahvan atı nedense bana Gladyatör filmini anımsattı…
Doğrusu dernek üyelerinin ortak üretimi video başarılı bir tanıtım videosu olmuş. İzlerken nefesimi tuttum. İnanıyorum ki Hipodrom da Muğla’da 12 ay turizm yapılmasına büyük katkı yapacaktır.
İkram edilen doğal limonatanın dernek üyelerinden birinin üretimi olduğu belirtilirken, masalara bırakılmış olan çerçevelenmiş kurutulmuş çiçeklerin üyelerin elleriyle davetlilere anı hediye olarak üretildiğinin duyurulması hoş bir sürpriz oldu.
Girişteki üniversite öğrencileri oldukları belli yaylı sazlar üçlüsü de oldukça başarılıydı… Başarılı bir organizasyondu. Keşke konuşmalar bittiğinde “Toplantımız bitmiştir” yerine “Resmi bölüm sona ermiştir, iimdi kanepelerin tadına bakalım” denilse, davetlilerin selamlaşmalarına, hatta “kulis yapmalarına” imkan verilse daha da güzel olabilirdi…
*
Konuşmasına “11 yıl önce güzel bir arkadaş grubu olarak başladık bu hikâyeye.” diye başlayan Dernek Başkanı Burak Nizamoğlu hikâyeyi özetle şöyle anlattı:
“Kendi hayatlarımızla alakalı mücadelelerimiz, kaygılarımız vardı. Muğla için neler yapabiliriz diye de düşünüyorduk. Zaman içerisinde farklı kurum ve sektörlerden üyelerle büyüdük güçlendik ve kendi projelerimizi geliştirme noktasına geldik. Muğla Gelişim Platformu olduk. Bugün burada resmi ve tüzel kimliğimiz olan Muğla Gelişim Derneği’ni tanıtmak için bir aradayız. Çok mutluyuz.
Bizler siyaset ve ticaret üstü bir topluluğuz. Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz. Olaylara daha geniş bakabiliyor ve daha kapsamlı çalışabiliyoruz. Bununla çok övünüyorum. Muğla'nın bir özelliği, bütün toplulukların lakapları var. Bize de ‘Hipodromcular’ diyorlar. Bu bizim için lakaptan ziyade kazanılmış bir unvan gibi oldu. Bir gün de belki ‘hipodromu gerçekleştirenler’ diyecekler. Hayalimiz, en büyük projemiz bu… Muğla'nın hemen hemen bütün problemlerine cevap niteliğinde bir proje olarak görüyoruz biz bu projeyi…”
*
AHMET ARAS’IN SİTEM VE ÖVGÜSÜ
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da belediye başkanı olarak Muğla Gelişim Platformu’nun yakın tanıklarından olduğunu belirtip, “Hep ‘Muğla için ne yapabiliriz?’ diye sordular. Muğla kırsalı ile ilgili öneri ve projeler de getirdiler. Artık çok daha kurumsal, çok daha güçlü, ayakları çok daha yere basan ve sürdürülebilir bir zemine taşınıyorlar, Muğla Gelişim Derneği olarak... Muğla’mıza, Menteşemize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Muğla Gelişim Derneği Muğla'mızın kültürel, ekonomik, sosyal gelişimine çok büyük destekler sağlayacak fikirleri, projeleri, katkıları ile bundan sonra da kentimizin sahnesinde çok daha aktif olacaklardır” derken, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras şu ifadelerde bulundu:
“Burada siyasetçi olarak değil, tamamen bir nefer olarak konuşmak istiyorum. Muğla Gelişim Derneği’nin faaliyetlerini 2 yıldır takip ediyorum. Ben de arkadaşlarımın emrinde olduğumu buradan ifade etmek isterim. Çünkü şöyle bir şey var ki hep bizden istenir, birçok dernek, vakıf sürekli bizden talepte bulunur. Şimdiye kadar talepte bulunmayan bir tek Sevgili Burak Nizamoğlu Bey ve yönetimi oldu. Hep ‘Biz neler yapabiliriz?’ diye sordu. Her alana el atmıyorlar. Kendilerine bir hedef seçmişler ve oraya doğru bütün güçleriyle başarmak için yürüyorlar. Gerçekten kalıcı ve geleceğe bırakabilecek böyle saman alevi gibi uçup gitmeyen projelerle uğraşmak zorundayız. Bizim işimizin bu olması lazım. Sivil toplum, örgütlenmeli güç birliği yaratmalı, üretmeli, kooperatifleşmeli. Üyelerini, üye sayılarını arttırmalı. Ne merkezi yönetim tek başına ne yerel yönetim tek başına başarılı olamaz. Sivil toplum kuruluşları olduğu sürece toplumumuz daha ileri gider.”
*
Bugün Vali Dr. İdris Akbıyık’ın Akbelen ziyaretini de ele alacaktık, yerim kalmadı. Yarın bakarız…
--------------- -------------
GÜNÜN SÖZÜ: İmkânsız diye bir şey yoktur; yalnızca denemekten vazgeçenler vardır. --Miguel de Cervantes