Anne veya baba, hayattayken sahibi olduğu taşınmazı çocuklarından birine satabilir ya da bağışlayabilir. Ancak işlem diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmışsa veya saklı payları zedeliyorsa, ölümün ardından tapu iptali ya da tenkis davası gündeme gelebilir.

Bir anne veya babanın evini, arsasını ya da tarlasını çocuklarından yalnızca birine devretmesi, diğer çocukların miras haklarının ortadan kalkıp kalkmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Mal sahibi, hayattayken mal varlığı üzerinde kural olarak tasarrufta bulunabiliyor. Bu nedenle bir taşınmazın yalnızca bir çocuğa verilmiş olması işlemi kendiliğinden geçersiz hale getirmiyor. Davanın sonucu, devrin gerçek amacı, satış bedelinin ödenip ödenmediği ve diğer mirasçıların saklı paylarının zarar görüp görmediğine göre değişiyor.

Anne veya baba malını istediği çocuğuna verebilir mi?

Bir kişi, hayattayken sahip olduğu evi, arsayı veya tarlayı çocuklarından birine satabilir ya da bağışlayabilir. Diğer çocukların, ebeveyn hayattayken yalnızca gelecekte mirasçı olacakları gerekçesiyle bu işleme doğrudan müdahale etmesi genel olarak mümkün değil.

Ancak görünüşte satış olarak yapılan işlemin gerçekte bağış olması ve amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunun belirlenmesi halinde ölümden sonra dava açılabiliyor.

Hukuk uygulamasında bu durum “muris muvazaası” olarak adlandırılıyor.

Baba Malını Bir Çocuğuna Verirse Diğerleri Dava Açabilir Mi (4)

Tapuda satış gösterilmesi tek başına yeterli değil

Taşınmazın tapuda satış olarak devredilmiş olması, işlemin gerçekten satış olduğu anlamına gelmeyebilir. Mahkeme, satış bedelinin ödenip ödenmediğini ve tarafların gerçek iradesini araştırabiliyor.

Değerlendirmede şu noktalar önem taşıyor:

  • Tapuda gösterilen satış bedeli
  • Taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri
  • Taşınmazı alan çocuğun ödeme gücü
  • Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği
  • Anne veya babanın mal satmasını gerektiren bir ihtiyacının bulunup bulunmadığı
  • Aile içindeki ilişkiler
  • Miras bırakanın makul ve haklı bir nedeninin olup olmadığı
  • Devirden sonra taşınmazı kimin kullanmaya devam ettiği

Örneğin taşınmazını sattığı belirtilen kişinin devirden sonra aynı evde yaşamayı sürdürmesi, satış bedelinin ödendiğine dair kayıt bulunmaması ve alıcı çocuğun ekonomik gücünün yetersiz olması mahkeme tarafından birlikte değerlendirilebilir.

Mirastan mal kaçırma belirlenirse ne olur?

Mahkeme, tapudaki satışın gerçekte bağış olduğunu ve işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını belirlerse tapu kaydının miras payları oranında iptali ve mirasçılar adına tescili gündeme gelebilir.

Üç ilde elektrik kesintisi 7 saate kadar sürecek!
Üç ilde elektrik kesintisi 7 saate kadar sürecek!
İçeriği Görüntüle

Ancak her düşük bedelli satış veya her tek çocuğa yapılan devir, otomatik olarak mirastan mal kaçırma sayılmaz. İşlemin muvazaalı olduğunu ileri süren tarafın iddiasını delillerle desteklemesi gerekiyor.

Tanık anlatımları, banka hareketleri, tapu kayıtları, taşınmazın gerçek değeri ve tarafların ekonomik durumları delil olarak incelenebiliyor.

Gerçek bağış yapılmışsa dava açılamaz mı?

Anne veya baba taşınmazını açıkça bağış yoluyla bir çocuğuna devretmiş olabilir. Gerçek bir bağış işlemi, yalnızca diğer çocuklar bu durumdan memnun olmadığı için iptal edilmiyor.

Ancak yapılan bağış, diğer mirasçıların kanunla korunan saklı paylarını zedeliyorsa miras bırakanın ölümünün ardından tenkis davası açılabiliyor.

Tenkis davasıyla bağışın tamamının iptali değil, saklı payı ihlal eden bölümün yasal sınıra indirilmesi amaçlanıyor.

Baba Malını Bir Çocuğuna Verirse Diğerleri Dava Açabilir Mi (1)

Saklı pay ne anlama geliyor?

Saklı pay, miras bırakanın bazı mirasçılar bakımından ortadan kaldıramayacağı yasal miras hakkı bölümünü ifade ediyor.

Altsoy olarak adlandırılan çocuklar ve torunların saklı payı, yasal miras paylarının yarısıdır. Sağ kalan eşin saklı pay oranı ise birlikte mirasçı olduğu kişilere göre değişebiliyor.

Bir çocuğun diğerlerinden daha fazla mal alması tek başına dava sonucunu belirlemiyor. Öncelikle terekenin tamamı, borçlar, diğer bağışlar ve her mirasçının yasal payı hesaplanıyor.

Dava anne veya baba hayattayken açılabilir mi?

Miras hakkı ölümle doğduğu için muris muvazaası ve tenkis davaları kural olarak miras bırakanın ölümünden sonra açılıyor.

Anne veya baba hayattayken çocukların henüz kesinleşmiş miras payları bulunmuyor. Bu nedenle “İleride mirastan pay alamayacağım” düşüncesiyle doğrudan miras davası açılması genel olarak mümkün değil.

Ancak kişinin ehliyetsiz olduğu, kandırıldığı veya baskı altında işlem yaptığı iddiaları varsa farklı hukuki yollar gündeme gelebilir. Bu davaları açabilecek kişiler ve uygulanacak süreler, olayın özelliklerine göre değişiyor.

Tenkis davasında süre bulunuyor

Saklı payı zarar gören mirasçının tenkis davası açma süresi sınırsız değil.

Türk Medeni Kanunu’na göre tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde kullanılması gerekiyor. Her durumda vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılma tarihinden itibaren on yıllık süre bulunuyor.

Bu sürelerin geçirilmesi hak kaybına yol açabileceği için mirasçıların işlemi öğrendikten sonra gecikmeden hukuki değerlendirme yaptırması önem taşıyor.

Muris muvazaası davasında durum farklı

Mirastan mal kaçırma iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davaları, tenkis davasından farklı hukuki şartlara sahip.

Bu davalarda görünüşteki satış işleminin gerçekte bağış olduğu ve diğer mirasçıları miras hakkından yoksun bırakma amacı taşıdığı ileri sürülüyor. İşlemin tarafları, devir tarihi, taşınmazın daha sonra başka kişilere satılıp satılmadığı ve tapu siciline güven ilkesi davanın sonucunu etkileyebiliyor.

Taşınmazın daha sonra iyi niyetli üçüncü kişiye devredilmesi halinde tapu iptali yerine tazminat gibi farklı talepler gündeme gelebiliyor.

Bakım karşılığı yapılan devir geçerli olabilir

Anne veya baba, kendisine uzun süre bakan çocuğuna taşınmaz devretmiş olabilir. Devrin gerçek bir bakım borcunun karşılığı olması ve edimler arasında makul denge bulunması halinde işlem geçerli kabul edilebilir.

Ancak “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” adı kullanılması işlemi tek başına geçerli hale getirmiyor. Mahkeme, gerçekten bakım yapılıp yapılmadığını ve sözleşmenin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla düzenlenip düzenlenmediğini araştırabiliyor.

Kız ve erkek çocuk arasında fark var mı?

Türk Medeni Kanunu’na göre kız ve erkek çocukların yasal miras payları eşit. Miras bırakanın yalnızca oğluna veya yalnızca kızına taşınmaz devretmiş olması, diğer çocukların yasal haklarını cinsiyetleri nedeniyle ortadan kaldırmıyor.

Ancak dava açılabilmesi için sadece eşitsiz paylaşım iddiası yeterli olmayabilir. Muvazaa, saklı pay ihlali veya işlemin geçersizliğine yol açan başka bir hukuki neden ortaya konulmalı.

Her devir iptal edilmez

Bir anne veya babanın çocuğuna yaptığı her satış veya bağışın iptal edileceği düşüncesi doğru değil. İşlemin gerçek bir satış olması, bedelin ödenmesi veya devrin haklı ve makul bir nedene dayanması halinde dava reddedilebilir.

Sonuç üzerinde şu ayrım belirleyici oluyor:

  • Gerçek satış yapılmışsa işlem kural olarak geçerli
  • Görünüşte satış, gerçekte gizli bağış varsa muris muvazaası incelenebilir
  • Açık bağış saklı payı zedeliyorsa tenkis davası gündeme gelebilir
  • Bakım karşılığı devirde sözleşmenin gerçek amacı araştırılır
  • Ehliyetsizlik veya baskı iddiasında farklı dava nedenleri uygulanabilir

Her dosyada devir biçimi, tapu kayıtları, banka hareketleri, mirasçıların durumu ve zamanaşımı süreleri farklılık gösterebildiği için dava açılmadan önce somut belgelerin incelenmesi önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi