MHP Muğla İl Başkanlığı’nın 15. Olağan İl Kongresi geride kaldı.
“Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla gerçekleştirilen kongrede verilen mesajlara bakıldığında, MHP Muğla teşkilatının yeni dönemde yalnızca kendi iç yapılanmasını güçlendirmeyi değil, sahada daha görünür olmayı ve siyasi temsilini artırmayı hedeflediği görülüyor.
Uzun süre Muğla siyasetindeki görünürlüğü sınırlı kalan MHP, önce Burak Demirel döneminde, ardından Emrah Oltulu ile birlikte farklı bir hareketlilik ortaya koydu. Muğlalıların “Sarı Çocuk” dedikleri Burak Demirel döneminde başlayan saha hareketliliği, onun ardından aynı Ülkü Ocakları geleneğinden gelen Emrah Oltulu ile devam ediyor. Herkes Sarı Çocuk’tan sonra MHP’nin eski günlerine dönmesini beklerken Oltulu, deyim yerindeyse motoru soğutmadan yola devam etti.
Ve çıtayı da oldukça yukarı koydu: Muğla’dan iki milletvekili. Peki bu mümkün mü?
Kongrede ortaya çıkan tabloya bakıldığında, en azından bu sorunun artık “olmaz” denilerek geçiştirilemeyeceği görülüyor. Düne kadar Öğretmenevi salonu ve benzeri daha küçük mekânlarda kongrelerini yapan MHP’nin bu kez Muğla Üniversitesi AKM’de (Atatürk Kültür Merkezi) gerçekleştirdiği kongrede salona sığmayan kalabalığın oluşturduğu görüntüler, teşkilat açısından önemli bir psikolojik eşik anlamına geliyor…
*
AK PARTİ’DEN DİKKAT ÇEKEN KATILIM
Hafta sonunda ortaya konan kongre fotoğrafı, MHP’nin Muğla’da kendisini yeniden görünür kılmaya başladığını gösteriyor. Ama asıl mesele fotoğraf değil, bu görünürlüğün sandığa nasıl yansıyacağı.
Kongrede dikkat çeken bir başka konu da AK Parti teşkilatlarından gelen katılım olmuş. Elbette siyasi partilerin kongrelerine diğer partilerin il ve ilçe başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının nezaketen katılması olağan. Ancak kongrede yalnızca il yöneticilerinin değil, ilçelerden de AK Partililerin bulunması, ayrıca değerlendirilmesi gereken bir görüntü ortaya çıkarmış.
Bunu “Cumhur İttifakı dayanışması” olarak okumak mümkün. Fakat mesele sadece bundan ibaret olmayabilir. Çünkü Cumhur İttifakı yeni kurulmuş bir ittifak değil. AK Parti ile MHP, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortak hareket ederken, milletvekili seçimlerinde kendi siyasi kimliklerini, teşkilatlarını ve seçmen tabanlarını koruyan iki ayrı siyasi yapı.
Dolayısıyla ittifak ortaklığı, siyasi rekabetin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Tam tersine… Milletvekili listeleri, aday sıralamaları, teşkilat gücü ve sandıktaki oy dağılımı söz konusu olduğunda iki parti arasında doğal bir temsil rekabeti bulunuyor…
*
İKİ MİLLETVEKİLİ…
Muğla’da MHP’nin iki milletvekili hedefi de bu nedenle yalnızca MHP açısından önemli değil. AK Parti açısından da önemli. Çünkü burada kritik soru şu:
MHP iki milletvekili çıkaracaksa, bu oy nereden gelecek?
MHP’nin büyümesi CHP’den, yeni siyasi yapılardan veya bugün kararsız olan seçmenden gelecek yeni oylarla gerçekleşirse, ortaya başka bir tablo çıkar. Bu durumda Cumhur İttifakı’nın toplam siyasi tabanının genişlemesinden söz edilebilir. Ama MHP’nin kazanacağı oyların önemli bir bölümü AK Parti seçmeninden gelirse, o zaman başka bir tablo ortaya çıkar.
İttifakın toplam oyu büyümeyebilir. Sadece ittifak içerisindeki oy dağılımı değişebilir. İşte Emrah Oltulu’nun “iki milletvekili” hedefini önemli kılan asıl nokta burada. Çünkü mesele yalnızca MHP’nin kaç oy alacağı değil. MHP’nin alacağı oyun hangi siyasi havuzdan çıkacağı.
Cumhur İttifakı’nın iki ana aktörü açısından bakıldığında, önümüzdeki dönemde Muğla’daki siyasi hareketliliğin bu nedenle yakından izlenmesi şaşırtıcı olmayacak.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy veren bir seçmenin, milletvekili seçiminde otomatik olarak AK Parti adayına oy vereceğinin garantisi var mı?
*
SAHADA OLMAK…
Seçmen davranışı, özellikle milletvekili seçimlerinde adaylara, liste sıralamasına, yerel ilişkilere ve dönemsel siyasi atmosfere göre değişebiliyor. Dolayısıyla MHP’nin “iki milletvekili” hedefi, aynı zamanda Cumhur İttifakı içerisindeki temsil dengesinin de tartışılmasını beraberinde getiriyor… Oltulu’nun kongredeki “iki milletvekili” mesajı kadar önemli bir başka mesajı daha vardı: “Sahada olacağız.”
Aslında MHP Muğla’da bir süredir sahada. Burak Demirel döneminde başlayan hareketliliğin Emrah Oltulu döneminde de sürdüğü görülüyor. Ancak Oltulu’nun ortaya koyduğu hedef, bu saha çalışmasının daha sistematik hale getirileceğini gösteriyor.
Kapı kapı, mahalle mahalle, köy köy çalışma… Esnaf ziyaretleri… Gençlerle temas… Kadınlarla çalışmalar… Çiftçiler, turizmciler ve üreticilerle buluşmalar…
Bunların tamamı önemli. Çünkü Muğla siyaseti yalnızca il merkezinde veya sosyal medya üzerinden şekillenen bir siyaset değil; Bodrum başka, Fethiye başka. Marmaris başka, Milas başka. Seydikemer başka, Yatağan başka. Kıyı ilçeleriyle iç kesimlerin ekonomik, sosyal ve siyasi dinamikleri birbirinden farklı. Bu nedenle 13 ilçenin tamamında aynı siyasi söylemle sonuç almak kolay değil.
MHP’nin iki milletvekili hedefi varsa, bu hedefin yolu gerçekten de sahadan geçiyor…
*
MHP KONUMUYLA YETİNMEK İSTEMİYOR
Kongrede ortaya çıkan bir başka dikkat çekici tablo ise siyasi aktörlerin çeşitliliği olmuş.
AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün yanı sıra YENİ Parti Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve Seydikemer Belediye Başkanı Bayram Önder Akdenizli’nin kongrede yer alması, Muğla siyasetindeki ilişkilerin yalnızca klasik iktidar-muhalefet çizgisi üzerinden okunamayacağını gösteriyor.
Muğla uzun yıllardır CHP’nin güçlü olduğu illerden biridir. “CHP’nin Kalesi” bile denirdi.
Ancak bugünkü siyasi tablo yalnızca CHP-AK Parti-MHP üçgeninden ibaret değil. Yeni siyasi oluşumlar, parti değiştiren yerel aktörler, belediye başkanları ve meclis üyelerinin farklı siyasi yapılara yönelmesi, seçmenin tercihlerini etkileyebilecek yeni ilişkiler oluşturuyor.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde siyasi partiler yalnızca kendi mevcut seçmenlerini korumaya değil, birbirinden farklı seçmen gruplarına ulaşmaya da çalışacak. MHP’nin kongrede verdiği mesajları da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.
Elbette bir siyasi parti il başkanının “iki milletvekili çıkaracağız” demesi öncelikle bir siyasi hedeftir. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bugünden söylemek mümkün değil. Çünkü seçim tarihi, aday listeleri, partilerin seçim stratejileri, ittifakların nasıl şekilleneceği, aday profilleri ve seçmen davranışı gibi çok sayıda değişken var. Ancak hedefin kendisi bile önemli bir siyasi mesaj taşıyor:
MHP Muğla’daki konumuyla yetinmek istemiyor…
*
YENİ DÖNEMİN ANA BAŞLIĞI
Teşkilatı 13 ilçede daha aktif hale getirmek, sahadaki görünürlüğünü artırmak ve Ankara’daki temsil gücünü yükseltmek istiyor. Bu açıdan Oltulu’nun “iki milletvekili” açıklaması yalnızca bir seçim hedefi değil, aynı zamanda yeni dönemin teşkilat stratejisinin ana başlığı.
Oltulu, sanki asıl sınavı sandıktan önce vermek istiyor. Çünkü iki milletvekili hedefini ortaya koymak kolay. Asıl mesele, bu hedefi taşıyacak teşkilat yapısını oluşturmak. Muğla seçmeninin gündeminde ise yalnızca parti siyasetinin kendi iç dengeleri yok.
Turizm var. Tarım var. Su var. Ormanlar ve kıyıların korunması var. Ulaşım var. Konut fiyatları ve barınma sorunu var. Gençlerin iş imkanları var. Yerel yönetimlerin hizmet kapasitesi var.
Seçim döneminde siyasi partilerin bu başlıklara ne söylediği, hangi adaylarla sahaya çıktığı ve seçmenle ne kadar doğrudan temas kurduğu belirleyici olacak. Dolayısıyla MHP’nin önündeki sınav sadece “iki milletvekili çıkarabilir miyiz?” sorusundan ibaret değil. Asıl sınav:
13 ilçede bu hedefin karşılığını oluşturabilecek mi?
Buradan Cumhur İttifakı açısından daha geniş bir soru da çıkıyor:
AK Parti ve MHP Muğla’da birbirlerinin rakibi mi olacak, yoksa farklı seçmen gruplarına ulaşarak birbirlerini tamamlayan iki siyasi yapı mı?
Bunun cevabını bugünden vermek mümkün değil. Fakat MHP’nin iki milletvekili hedefi bu soruyu daha görünür hale getirdi. Çünkü iki milletvekilliği hedefi, ister istemez ittifak içerisindeki sandalye ve oy dağılımı tartışmasını da beraberinde getirecektir…
*
SON SÖZ…
Öte yandan MHP’nin büyümesi Cumhur İttifakı’nın toplam seçmen tabanını genişletirse, iki parti açısından farklı bir tablo ortaya çıkabilir. Yani mesele yalnızca: “MHP kaç milletvekili çıkaracak?”
değil; aynı zamanda “Cumhur İttifakı Muğla’da toplamda ne kadar büyüyebilecek?” sorusudur.
Ve belki de bundan daha önemlisi: “MHP bu iki milletvekilliğini kimin oyuyla alacak?” …
MHP Muğla İl Kongresi’nde verilen mesajların ortak noktası oldukça net: Teşkilat sahaya inecek. 13 ilçede çalışma yoğunlaşacak. Vatandaşla daha fazla temas kurulacak. Ve hedef, Muğla’dan TBMM’ye iki milletvekili göndermek.
Şimdi söz teşkilatlarda. Ama asıl söz, seçim günü sandıkta olacak. O güne kadar MHP’nin sahadaki performansı, AK Parti ile ilişkisi, diğer siyasi partilerle arasındaki oy hareketleri, aday profilleri ve Muğla’nın farklı ilçelerinde oluşturacağı karşılık izlenecek. Çünkü Muğla’nın önümüzdeki dönemdeki siyasi hikâyesi yalnızca “kim kaç milletvekili çıkaracak?” sorusundan ibaret olmayacak. Asıl hikâye, ittifakların kendi içindeki dengeyi nasıl yöneteceği ve değişen seçmen davranışını hangi siyasi yapıların okuyabileceği üzerinden yazılacak.
MHP’nin kongresinde verilen siyasi mesaj ise şimdiden net: “Muğla’dan iki milletvekili.”…
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Sürekli vicdan muhasebesi yapanlar yalnızca dürüstlerdi. --Italo Calvino