Geçen hafta Muğla güzel spor karşılaşmalarına sahne oldu ama hiç kimsenin haberi olmadı. Sadece ilgililerin duyduğu ve onların da pek ilgilenmediği Okul Sporları Çim Hokeyi Türkiye Finali, geçen hafta şehrimizde gerçekleşti.
Çim hokeyi, aslında Türklerin yabancısı olmadığı bir spor dalı. Eskiden Asya toplumlarında at üzerinde oynanan “gûy u çevgân” oyununu, batılılar atsız şekline “çim hokeyi” diyerek oynadılar. Buz üzerinde oynayıp “buz hokeyi” de dediler. Gûy” “top” demektir, “çevgân” da “sopa”… Top ve sopa ile oynandığından “gûy u çevgân” demişler. Batıda “polo” denmiştir.
Elin oğlu bizim kadim kültürlerimizde bilinen bir oyunu yeniden düzenleyip insanlığa sunuyor ve kendi malı gibi pazarlıyor.
Günümüzde “gûy u çevgân” oyununu bilen var mı bilmiyorum ama bilen olduğunu sanmıyorum. Bizler de edebiyattaki “gûy u çevgân” mesnevilerinden ve minyatürlerde çizilen gûy u çevgân sahnelerinden hatırlıyoruz. Eski Türk, İran ve Hind minyatürlerinde çok işlenen bir sahnedir bu oyun. Tabii ki hep at üzerinde oynandığı resmedilmiş; süslü mini kaleleriyle dikkat çekmiştir.
Gûy u çevgân ile ilgili bilgileri internette bulabilirsiniz; biz şehrimizde gerçekleşen çim hokeyi finallerine dönelim…
Şimdi çoğunuz; yok hepiniz “Muğla’da çim hokeyi alanı mı var?” diyeceksiniz. Ben de finalleri duyunca öyle dedim. Sonra tahkik ettim… Oyunlar Kötekli’nin sonunda, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nün spor tesislerinde oynanmış.
Bu tesisler evime yakın olduğu için arada görürdüm… İnşaat halini… Amatörlerin spor karşılaşmalarını… Gönüllülerin spor faaliyetlerini…
Tabii ortada “çim saha” falan yok. Yapay çimle kaplanmış bir zemin var ve daha çok halı saha gibi kullanılan bir tesis burası. “tesis” dediysek, tam teşekküllü bir tesis değil maalesef. İki tribün, bir soyunma odaları binası… Sosyal tesis falan hak getire…
Geçen hafta Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen çim hokeyi takımları burada “Okul Sporları Çim Hokeyi Finalleri”ni oynadılar. Yani bütün Türkiye’de okul sporlarıyla ilgilenenlerin dikkatleri şehrimizde idi.
Herkesin gözü şehrimizde idi de şehir halkımız olaydan haberdar mıydı?
Yerel gazetelere bir göz atın. Gazetelerde haber varsa, halkımız da haberdar olmuş demektir.
***
Şahsen spor hayatına inanan ve bunun felsefesini yapmaktan haz alan biriyim ve gençlerin kollar, kulüpler ve topluluklar aracılığıyla kültürel ve sportif faaliyetler yapmalarını hep isteyen ve rektör yardımcılığım esnasında bu konuda öğrencileri hep bu tür faaliyetler için teşvik eden biriyimdir. Çünkü öğrenciler, bu tür faaliyetlerle sosyalleşirler ve ekip halinde iş başarmayı öğrenirler. Buna bir de Türkiye çapında olması eklenince, Muğla’nın marka değerine katkıda bulunma fırsatlarından biri daha yakalanmış olur. Sadece sahil turizmiyle bilinen ilimizde turistik çeşitliliğin artmasını sağlamak yöneticilerimizin başlıca görevlerindendir. Çeşitlilik için en uygun alanlardan birisi de spordur ama alt yapı olmadan sportif cazibe de olmaz. Yapay çimli sahada çim hokeyi oynarsanız, şehrinizin turistik değerine katkıda bulunamazsınız. Muhtemelen çim hokeyi finalleri için de ilgili müdürlüğün yetkilileri, tesis yetersizliğinin farkındadırlar ve gerekli uyarıyı muhtemelen baştan yapmışlardır ama Ankara’ya dinletememişlerdir. Yoksa bu tesiste cazibesi yüksek bir oyun sergilenmeyeceğini herkes bilir.
Konunun halkla ilişkiler yönüne hiç girmeyelim. Hangi devlet kuruluşunda halkla ilişkiler iyi gidiyor ki?