3 Eylül’de altın güne yükselişle başladı
3 Eylül’de altın güne yükselişle başladı
İçeriği Görüntüle

Banka kredisi kullanmadan ev, iş yeri veya araç sahibi olmak isteyenlerin sıklıkla tercih ettiği tasarruf finansman modelinde kurallar baştan yazılıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) hazırladığı yeni düzenleme, 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren resmen uygulamaya giriyor. Hem müşterileri hem de tasarruf finansman şirketlerini yakından ilgilendiren bu kararla birlikte; aktif sözleşme sayılarına radikal sınırlamalar getirilirken, finansman limitleri milyonlarca lira artırılıyor. Ayrıca şirketlerin topladığı paraları değerlendirme yöntemleri de daha sıkı kurallara bağlanıyor. İşte 1 Ekim'de yürürlüğe girecek yeni kurallar ve tüm detaylar...

AKTİF SÖZLEŞME SAYISINA 1 KONUT VE 1 TAŞIT SINIRI GELİYOR

Yeni dönemde bir kişi veya aynı risk grubunda yer alan taraflar, aynı tasarruf finansman şirketiyle dilediği kadar sözleşme yapamayacak. 1 Ekim'den itibaren bir müşterinin aynı anda en fazla 2 aktif sözleşmesi bulunabilecek.

Sözleşme türlerine de net sınır getiriliyor. Bir kişi aynı anda en fazla;

  • 1 taşıt + 1 konut veya
  • 1 taşıt + 1 çatılı iş yeri sözleşmesine sahip olabilecek.

Bu kural sayesinde, aynı şirket üzerinden bir kişinin birden fazla otomobil için ayrı ayrı aktif sözleşme açmasının ve sistemde yoğunluk yaratmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

TAŞIT VE KONUT FİNANSMANINDA YENİ ÜST LİMİTLER

BDDK, piyasa koşullarını ve artan fiyatları göz önünde bulundurarak finansman limitlerini ciddi oranda yukarı çekti. Yeni tarifeye göre limitler şu şekilde uygulanacak:

  • Taşıt Finansmanı: Bir kişi veya risk grubu için taşıt finansmanında uygulanabilecek azami sözleşme tutarı 6 milyon 250 bin TL olacak.
  • Konut ve İş Yeri Finansmanı: Konut veya çatılı iş yeri finansmanında üst sınır 62 milyon 500 bin TL seviyesine çıkacak.
  • Toplam Limit: Bir kişi veya aynı risk grubuna ait tüm sözleşmelerin toplam tutarı da hiçbir şekilde 62 milyon 500 bin TL'yi geçemeyecek.

YÜKSEK TUTARLI SÖZLEŞMELERDE YENİ PARASAL EŞİKLER

BDDK yüksek tutarlı kabul edilen sözleşmeler için uygulanan parasal limitleri de iki katına çıkardı:

  • Genel yüksek tutarlı sözleşme eşiği 2 milyon 509 bin 800 TL'den 5 milyon TL'ye yükseliyor.
  • Konut veya çatılı iş yerlerinde ise 6 milyon 274 bin 500 TL olan yüksek tutar sınırı 12 milyon 500 bin TL olarak güncelleniyor.

ŞİRKETLERİN TOPLADIĞI PARALARA SIKI YATIRIM DENETİMİ

Yeni düzenleme sadece müşterilerin imzaladığı sözleşmeleri kapsamıyor; şirketlerin fon havuzu yönetimini de disipline ediyor. Tasarruf finansman şirketleri, müşterilerden topladıkları fon havuzundaki kaynakları artık diledikleri gibi yatırıma yönlendiremeyecek. Birikimlerin daha likit ve görece düşük riskli araçlarda korunmasını sağlamak amacıyla, paraların değerlendirilebileceği alanlar şu şekilde sınırlandırılıyor:

  • Katılım bankalarındaki Türk lirası cinsinden özel cari veya katılma hesapları,
  • Belirlenen yurt içi kira sertifikaları,
  • Risk değeri düşük, TL cinsinden katılım esaslı yatırım fonları.

Ayrıca, fon havuzlarında nemasız (faizsiz/getirisiz) bekleyen günlük bakiye oranı için de binde 2 sınırı uygulanacak.

1 MİLYON TL'LİK BİR OTOMOBİL İÇİN SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

Tasarruf finansman sisteminin işleyişi 1 milyon TL değerinde bir araç üzerinden örneklendiğinde süreç şu adımlarla ilerliyor:

  • Organizasyon Bedeli: Yüzde 7 hizmet bedeli varsayımıyla, sisteme girişte 70 bin TL hizmet bedeli ödeniyor.
  • Erken Teslim Şartı: Erken teslimat hakkı kazanmak için gereken tasarruf oranının yüzde 45 olması gerekiyor. Bu durumda müşterinin öncelikle 450 bin TL tasarruf yapması şart koşuluyor.
  • Finansman Desteği: Bu şartlar yerine getirildikten sonra geriye kalan 550 bin TL'lik kısım tasarruf finansman şirketi tarafından karşılanıyor.

Sistemde taşıt için en fazla 60 aya, konut için ise 120 aya kadar vade seçenekleri sunuluyor. Ancak sisteme yatırılan birikimlere kâr payı verilmemesi nedeniyle, özellikle uzun vadelerde enflasyon riski bulunuyor. Bu süreçte satın alınmak istenen ev veya otomobilin fiyatının yükselmesi, başlangıçta belirlenen finansman tutarının yetersiz kalmasına yol açabiliyor.

Muhabir: Haber Merkezi