Küresel ısınmanın iklim üzerindeki yıkıcı etkileri sürerken, Pasifik Okyanusu'nda gelişen doğal iklim döngüsü El Niño da küresel hava sistemlerini altüst etmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler bünyesindeki Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), haziran ayından bu yana aktif olan ve Latin Amerika'da kuraklık ile sellere yol açan bu devasa doğa olayının gidişatına dair en güncel tahminlerini yayımladı. Yayımlanan son rapora göre, El Niño'nun yıl sonunda zirve noktasına ulaşması ve etkilerinin en azından Şubat 2027'ye kadar sürmesi bekleniyor.
EL NİNO ETKİLERİ VE TÜRKİYE TAHMİNLERİ NELERDİR?
WMO raporu, deniz yüzey sıcaklıklarının her hafta düzenli olarak arttığını ve bu dönemin son derece şiddetli bir El Niño olayına sahne olacağını ortaya koyuyor. Normal şartlarda 2 ila 7 yılda bir tekrarlanan ve 9 ila 12 ay süren bu döngü, bu kez çok daha erken ve agresif bir şekilde güçlendi. İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Uzun Vadeli Tahminler Başkanı Prof. Adam Scaife, tahmin sistemlerinde şimdiye kadar bu denli güçlü bir El Niño sinyaline rastlamadık dördünü belirterek, Pasifik'teki Niño 3.4 bölgesinde sıcaklık anomalilerinin mevsim normallerinin 3 santigrat derece üzerine çıkabileceğini bildirdi. Bilim insanları, okyanustan atmosfere yayılan bu devasa ısı dalgası nedeniyle 2027 yılının, mevcut en sıcak yıl unvanına sahip olan 2024'ü geride bırakarak yeni bir küresel sıcaklık rekoru kıracağını öngörüyor.
BM Genel Sekreteri António Guterres, gidişata ilişkin görüntülü mesajında tehlikenin boyutunu şu sözlerle aktardı: "El Niño fenomeni gözlerimizin önünde devasa boyutlara ulaşıyor. Bilim şüpheye yer bırakmıyor: Gezegen bilinmeyen sulara, ısınmakta olan sulara doğru ilerliyor. Deniz yüzeyi sıcaklığı giderek yükseliyor, sıcaklıklar artmaya devam ediyor ve dünya şimdiden aşırı hava olaylarının tehlike bölgesinde yer alıyor."
TÜRKİYE DEV İKLİM OLAYINDAN NASIL ETKİLENECEK?
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Pasifik Okyanusu'ndaki bu doğrudan etkileşim alanından uzak görünse de iklim bilimciler ülkenin ciddi ve dolaylı risklerle karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıyor. Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Murat Türkeş ve iklim uzmanı Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, El Niño’nun Türkiye'deki temel yansımalarının doğrudan bir yağış rejimi değişikliğinden ziyade dolaylı sıcaklık artışları üzerinden gerçekleşeceğini belirtiyor.
Yapılan tahmin modellerine göre, Türkiye'yi önümüzdeki kış aylarında oldukça ılık bir kış bekliyor. Kış mevsiminin mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklarla geçmesi, ilk bakışta konforlu görünse de barajlardaki doluluk oranlarını düşürerek kış kuraklığını tetikleme riski barındırıyor. Ayrıca bu durum, uzun kuraklık dönemlerinin ardından gelebilecek ani ve şiddetli sağanak yağışlarla birleştiğinde sel riskini ve tarımsal üretim kayıplarını artırma potansiyeline sahip.
ORMAN YANGINI VE TARIMSAL GIDA RİSKLERİ KAPIDA
Küresel sıcaklıkların El Niño sebebiyle tırmanışa geçmesi, Türkiye'de yaz ve sonbahar aylarında aşırı sıcak hava dalgalarını, yüksek gece sıcaklıklarını ve buna bağlı olarak uzayan orman yangını sezonlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak hava dalgaları ile kuraklığın artık birbirinden bağımsız olmadığını; bu durumun halk sağlığı, çalışma hayatı ve su kaynakları üzerinde bütünsel bir stres yarattığını vurguluyor.
Tarımsal üretimde yaşanabilecek olası dalgalanmalar ve gıda arz güvenliğindeki aksamalar, küresel gıda enflasyonunu tetiklerken Türkiye'deki gıda fiyatları üzerinde de ek bir baskı oluşturabilir. Bu küresel iklim uyarısının ardından Türkiye'nin yerel bazda kuraklık eylem planlarını hızlandırması ve erken uyarı sistemlerini yaygınlaştırması gerektiği ifade ediliyor.
Muhabir: Haber Merkezi