Zaman susmayı değil daha çok söylemeyigerektiriyor. İçinde bulunduğumuz zamanlar insan ve insanlık için bir kırılma sürecininyaşandığını artık net biçimde gösteriyor. Söylenen sözlerin kıymeti olmasıgerektiğini de düşünce sahibi her insan idrak etmelidir. İşte ben de bu idraklekıymetli kapıdan girdim.
Huzurlu ve dingin bir haziran günündeAkyaka'nın dolambaçlı yollarını inerken yazarımız İsmail Zorba'yla yine yakıcısorunlar üzerine konuşuyorduk, zamanın nasıl geçtiğini bilemedik. Heybetliokaliptüs ağacının altına park ettiğimizde sakin şehrin havasını içimizeçekmeye başlamıştık. İçinde bulunduğumuz ayı göz önünde bulundurursak etrafınsükuneti çok zaman geçmeden bozulacağa benziyordu. Şimdilik sükunetin kıymetinibilerek ahşap kapıdan girdik. HamleGazetesi Yazı İşleri Müdürümüz Hafize Hanım bizi samimiyetle karşıladı. Çiçeğe,çimene bezenmiş dingin bir bahçede oturduk. Kısa bir tanışmadan sonra az öncebir kenara bıraktığımız yakıcı sorunlar yeniden masamıza gelmişti. Eğitimdedik. Üzerine derin derin düşünülmesi gereken konu üzerine fikirlerimizibelirttik. Yaşadığımız çağın yıkıcı sorunlarını bertaraf edebilecek yegâne çözümancak eğitimle mümkün olur, noktasında birleştik.
Yaşadığımız çağ ve öncesini düşündüğümüzdesamimi bir tahlil yaparsak yitip giden maddi ve manevi değerlerin ne kadarbüyük olduğunu kolaylıkla tespit ederiz. Hep dillerde bir ah vardır. Nasıl da yitipgitti. Nasıl koruyamadık. Bazen sorgularız neleri kaybettik, yerine nelerikoyduk. Maalesef üzücü bir gerçek vardır ki ne yitip gidenler için büyükmücadele vermişizdir ne de sorgulamalarımızın nihayete erdiği bir çözüm içinyeterli katkı vermişizdir.
Üç dertli insan bir masada buluşuncarengarenk açan bahar çiçeği gibi içim tomurcuklanmadı değil. Masada an be anyükselen fikir deryasını gördükçe kendimi daha iyi hissettim. Yarınlar içindaha umutlu oldum. O an içimden insan dert sahibi olmalı dedim. Bilirim kiderdi olmayan insanın derman için arayışı da olmaz. Memleket benim, senin,bizim; o zaman hepimiz bir ucundan tutmak zorundayız. Eğitim de dert sahibiolmamız gereken alanlardan birisi olarak hep önümüzde duruyor. Zaten hemenbaşlamıştık dile gelmeye. Zira zaman durağan değil, akıp giden bir süreç. İnsanömrü de onun yolcusu Nesiller de doğal olarak bu yolculukla birlikte değişecek.Geleceğin varlığına -çocuklara- sahip çıkmak adına bugün söylenecek veyapılacak her şey çok kıymetli.
Muhabbetin sonuna gelirken girdiğim kapıdailerleyen günlerde kalemimle daha çok dile gelmek için söz verdim. Bu güzel vekısa muhabbet bir başlangıçtı. Bu imkânı sağlayan Hafize Hanım'a teşekkürediyorum. 47 yıllık köklü mazisiyle hem Muğla'nın hem de Türkiye'ninyolculuğuna tanıklık eden Hamle Gazetesi'nden hepinize bir merhaba diyorum.Şeyh Galip ne güzel demiş: "Geçti gün ferdâyı ko sâat bu sâat dem bu dem." Şimdi susmak değil daha çok şey söylemekzamanıdır.