Gündeme kafayı takmış bir birey olarak,
Sıkı takipteyim.
Güncel gündem de;
Muhalefetin parçalanması,
İktidar ve muhalefet gerilimi,
‘Terörsüz Türkiye’ süreci,
Ve erken secim süreçlerini alan konular kafa ağrıtmakta.
Size önemli bir soru,
Türkiye nasıl bir siyasal düzenle yoluna devam edecektir ?
İktidar cephesinde,
İktidarın geleceği tartışılırken,
Muhalefet cephesinde ciddi bir parçalanma,
Ve yeniden yapılanma yaşanıyor.
Muhalefet çevresindeki gelişmeler,
Yeni siyasi oluşumlar,
Ve muhalefetin içindeki rekabet,
Seçmenin karşısına güçlü bir alternatifle,
Çıkıp çıkamayacağı sorusunu daha da önemli hale getiriyor.
Ülkemizin temel problemi artık yalnızca,
İktidar değişikliği değildir.
Daha fazla demokrasi,
Daha fazla yasama,
Daha fazla yürütme,
Daha fazla yargı bağımsızlığı,
Ve ekonomik refah,
Hakça paylaşım,
Liyakat,
Devlet kurumlarının güvenilirliği,
Ve toplumsa birlik konusunda,
Hepimizin beklentileri büyük.
Seçmen artık sadece siyasal iktidar değişsin,
Ya da kalsın söylemleri ile ikna edilemez.
Vatandaş şunları soruyor.
‘Peki yarın ne olacak ?’
Ekonomi ne olacak ?
Enflasyon düşecek mi?
Alım gücümüz yükselişe geçecek mi?
Ekonomiyi kim düzeltecek ?
Gençlere nasıl bir gelecek sunulacak?
Devlet kurumlarına güven,
Yeniden tesis edilebilecek mi?
Terör meselesi altında,
Egemenlik haklarımız mı çiğneniyor?
Anayasanın 66 maddesini değiştirmeye cesaret edilecek mi?
Ulus devlet kimliğimiz mi yok ediliyor mu ?
Türkiyelilik kavramı sinsice mi işleniyor ?
Mustafa Kemal’in de dediği gibi,
Toplumu mayalayan ve birlikte tutan,
‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözü itibarsızlaştırılıyor mu?
‘Türkiye Cumhuriyeti’ bazılarına batıyor mu?
Etnik bölücü bir siyaset mi yapılıyor?
Siyaset kurumu gittikçe kirleniyor mu?
Siyaset zenginlerin mesleği haline mi geldi?
Siyaset kurumu içindeki,
Kirli yapılar ne zaman temizlenecek?
Bu ve buna benzer sorulara cevap verilmesini gerektirir.
Muhalefetin kafası çok karışık.
Şaşkın ördek gibi.
İktidarı eleştirmekle,
İktidara alternatif olmayı birbirine karıştırıyor.
Bir siyasi parti sürekli krizleri anlatabilir.
Ancak yalnızca kriz anlatmakla iktidar olunmaz.
İktidar olmak isteyen siyasi hareketin;
Devlet yönetme kapasitesine,
Ekonomi programına,
Üretim anlayışına,
Adil paylaşım fikrine,
Hukuk kavramına,
Milli güvenlik politikalarına bakılır
Ve sorunlara yönelik çözümlerini,
Açık bir biçimde ortaya koyması gerekir.
Son zamanlar da;
Eşit yurttaşlık,
Ana dilde eğitim,
Yerel yönetimlerin özerkliği gibi,
Bu ülkenin üniter yapısını bölecek unsurların,
Parti programına koyulması,
Adeta içimi kanattı,
Kabıma sığmayacak kadar doluyum.
Bunları sorumsuz davranışlar olarak görüyorum.
Vatanın bölünmez bütünlüğünü uçuruma sürüklemektir.
Akıl tutulması yaşanıyor.
Eşit yurttaş değil miyiz ki ?
Bu vatanda yaşayan bazı bireylere farklı uygulamalar mı yapılıyor?
Muhalefet bölücü değil toparlayıcı olmalıdır.
Muhalefet kaprisleri yüzünden,
Bölündükçe bölündü.
İktidar partisinin güçlü konumunu koruduğunu,
Muhalefet içindeki bölünmenin avantaj yaratmadığını,
Birlik ve beraberliği parçaladığını,
Gücü zayıflattığı görmekteyiz.
Güya yeniymiş
Her şeyi aldım,
Yatağımı yorganımı götürdüm,
Yeni oldum demekle olmuyor
Yeni olmak da öyle kolay değildir.
Farklı söylemek,
Projeler üretmek ile olur.
Siz yeni misiniz ki?
Kaçak inşaat yaptınız.
Nokta.
‘Terörsüz Türkiye’ meselesi..
Türkiye açısından en kritik başlıklardan biri de,
Terörle mücadele ve bunun gelecekte,
Nasıl bir siyasal çerçeveye oturtulacağıdır.
Burada iktidarın da muhalefetin de,
Sorumluluğu büyüktür.
Terörün sona ermesi ortak hedef olmalıdır.
Fakat terörle mücadele ile,
Türkiye’nin milli bütünlüğü arasında,
Bir tercih yapmak zorunda değiliz.
Vatan bölünmez bir bütündür.
Bu güzel ülkenin ihtiyacı,
Etnik kimlikler üzerinden,
Yeni fay hatları oluşturmak değil,
Vatandaşlık temelinde,
Ortak bir gelecek inşa etmektir.
Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir siyasi kavga değil,
Siyasi kalitedir.
Bağıran değil çözüm üreten,
Kutuplaştıran değil birleştiren,
Kişisel çıkarı değil,
Kamu yararını savunan,
Devleti parti çıkarlarının üstünde gören,
Milli birliği koruyan,
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen,
Vatanın bölünmez bütünlüğünü savunan,
Oy uğruna soytarılık yapmayan,
Vatan sever siyasetçilere ihtiyaç vardır.
Eşit yurttaşlık
Ana dilde eğitim,
Yerel yönetimlerin özerkliği gibi zırvalıklarla,
Ülkenin birliğini bozmaya,
Ülkenin üniter yapısını yıkmaya,
Ülkenin topraklarını parçalamaya,
Nasıl cüret edersiniz ?
Siz kötülüğe cüret ediniz bakalım.
Ve sandık günü geldiğinde,
Seçmen yalnızca adayları değil,
Onların Türkiye tasavvurunu da oylayacaktır.
Asıl hesaplaşma işte o gün başlayacaktır.
Eşit yurttaşlık,
Ana dilde eğitim,
Yerel yönetimlerin özerkliği gibi zırvalıkları,
Bu halk da yemeyecektir.
Erbil’de Türkçe tabelalar sökülüyor,
Erbil’de Türkçe tabelaları sökenler,
Kendi dillerinden tabelaları de Anadolu’da takıyorlar.
Hayırdır?
Bu işler nedir?
Elin casusu,
T.Barrak gelmiş,
Açıklama yapıyor.
Türkiye için ulus devlet modeli uygun değilmiş.
Sana mı soracağız Tom Barrak?