Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Aras, 13 Ağustos 2026 günü MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği bir toplantıda “Kötekli Cephe Sağlıklılaştırma Projesi”ni tanıttı.
Toplantıdan birkaç hafta önce esnaf arasında “Belediye dükkân tabelalarımızı tek tip hâline getirecekmiş.” diye konuşulduğunu duymuş ve ne yalan söyleyeyim, pek ciddiye almamıştım. Bu devirde “tek tipleştirme” zihniyetinin geçerli olmayacağını zannediyordum. Meğer doğruymuş. Sayın Başkan, 13 Ağustos günü gerçekleştirdiği toplantıda, “tek tipleştirme”nin adını da “cephe sağlıklılaştırma” olarak koymuş ve toplantıda güzel güzel izah etmiş. Projeye göre dükkânların Sıtkı Koçman caddesine bakan cephelerinde “görüntü kirliliği”ni ortadan kaldırmak üzere düzenlemeler yapılacak; iş yerlerinin tabelaları tep tip hâle getirilecek; evlerin de caddeye bakan yüzleri tek renk boya ile boyanıp “renk karmaşası” ortadan kaldırılacakmış.
Ben felsefî olarak tek tipleştirmeye baştan karşıyım. Bu konuyu sonraya bırakalım ve konunun doğrudan muhatabı esnafın “sağlıklılaştırma” konusunda ne düşündüklerine bakalım.
Ben proje ile ilgili doküman peşine düştüm ama sorduğum esnafın tamamı kapıldıkları öfkeden dolayı projenin tanıtım projesini yırtıp atmış. Tabii esnafın konuya yaklaşımı masraf açısından. Esnafın tamamına yakını, “Zaten binlerce lira masraf edip hazırlattığımız tabelalarımız var. Tek tipleştirirken yeni bir masrafa gireceğiz. Zaten işler kesat. Kötekli’de süren yol yapımı işlerimizi olumsuz etkiledi. Şimdi bir de tabelaya mı para ayıralım?” diyor. Gerçi belediye üç ay içinde tabelasını değiştirene yüzde 50 destek çıkacakmış ama esnaf bugünlerde, hiç hesapta olmayan ve ereksiz olarak gördüğü böyle bir şeye 1 kuruş bile harcamayı düşünmüyor.
SÜPER MARKETLER NE YAPAR?
Esnaf, tabela ve belki ön cephe için para harcamaya hiç de niyetli değil; süper marketler bu konuda ne düşünürler, bilmem. Çünkü süper marketlerin adları ve renkleri, tamamen uluslararası standart özellikler taşır. Falanca market sarı renge ağırlık verirken, bir diğeri mavi, öteki de kırmızı renge ağırlık vererek bir tercihte bulunuyor. Ayrıca her birinin adlarının kompozisyonu bile bir marka değeri taşır. Uluslararası literatürde “trade mark”; yani “ticarî marka” özelliği taşıyan bu marketler, Kötekli’de kaligrafik ve sembolik değeri olan “marka adları”ndan vaz geçip belediyenin düzenlediği tek tip tabelaları mı kullanacak? Hadi süper marketler bu işten muaf tutulsun, gariban esnafa yapılan dayatma bir haksızlık olmayacak mı?
TEKTİPLEŞTİRME YANLIŞTIR
Modern zamanlarda insanlık, tek tipleştirme dayatmalarına hep karşı çıkmıştır. Tek tipleştirmeye bir tür üniforma gözüyle bakan modern zaman insanları, farklılaşan ve farklılıkla zenginleşen bir insanî değer silsilesi yaratma peşinde koşmaktadır. Tek tipleştirme, farklılıkların birbirlerini etkileyerek yeni şeyler doğurulmasını (diyalektik veya tez, antitez, sentez) ortadan kaldırır ve toplumsal bir tekdüzeliği egemen kılar. Farklılık ne kadar çok ise, toplumsal doğurganlık oranı o kadar artar; farklılık yoksa o toplum kısır bir döngüye girer ve renksiz, neşesiz, heyecansız bir toplum haline gelir.
Şimdi Kötekli’de 1.845 metrelik Sıtkı Koçman Caddesine gireceksiniz ve 3 nolu 112 istasyonundan Yörük Market’e kadar ev ve iş yerlerinin renginin hepsinin aynı olduğunu göre göre ilerleyeceksiniz. Valla sizi bilmem ama ben ilk 500 metrede sıkılırım; hafakanlar basar. Düşünsenize bütün cadde boyunca aynı renk cepheler, aynı renk ve tipte doğramalar, aynı tipte iş yeri levhaları!.... Öfff!. Yazarken bile sıkıcı geldi!...
Projenin adına bakınca iyi ve güzel bir şey yapılacağı zehabına kapılıyorsunuz. Belki heyecanlanır ve umutlanırsınız bile… Baksanıza “cephe sağlıklılaştırma”!... Sağlıklılaştırmanın kime ve neye zararı olur? Di mi ama?...
İyi de her “sağlıklılaştırma” iyi ve güzel olmuyor işte!... Son zamanlarda yapılan bazı restorasyonlardaki garabeti hatırlayın. 2000 yıllık mermerler arasına yapıştırılmış “appacık” taşlarla ortaya çıkan sakil görüntüler… Uzağa gitmeyin… Datça Cumalı Mahallesi Çeşmeköy camisinin 2022’de biten restorasyonunu hatırlayın. O güzelim cami, restorasyondan sonra Meksika kiliselerine dönmüştü de hep alay konusu olmuştu… Zaten Kötekli kaldırımları beyaz mermerle (İscehisar genç mermerleri) kaplanıp bir “beyaz kirliliği” oluştu ve Yoğurtçu Parkı’nın yarısı mermere boğuldu.
Belediyeye tavsiyem Kötekli’yi tekdüzeleştirecek tek tipleştirmeden vaz geçmesi ve yol inşaatı esnasında 90 kadar gülibrişim ve akasya ağacının kesildiği Sıtkı Koçman Caddesini çiçekli ağaçlarla (gülibrişim, erguvan, akasya, sakura vs) ve çiçeklerle boydan boya şenlendirmesi ve pazar yerinin üstünün kapatılıp sosyal amaçlı bir meydan haline bir an önce getirilmesi… 300. sokak ve devamı ile beraber 232. sokakların araç kullanımında nitelikli hale getirilmesi, yamuk-yumuk parke taşlarının düzeltilmesi, çiçeklerle kaplanması… En az 20.000 üniversite öğrencisinin olduğu bir yerin kültür, sanat ve spor merkezi olması, açık alanların rekreatif bir şekilde düzenlenmesi…
Uzun lafın kısası; Kötekli tek tip ve tek renkliliğe değil, ileride Türkiye’yi ve dünyayı yönetecek vizyonel insanların yetiştiği çok tip ve rengârenkliliğe layık bir yer.