Fethiye’de bir tören yapıldı. Bakan geldi, projeler anlatıldı, teşekkürler edildi, bol bol fotoğraf çekildi. Ama tören bittiğinde geriye en çok konuşulması gereken projelerden ziyade, sorular kaldı.

Üstelik bu soruların bir bölümü muhalefetten değil, bizzat Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın sözlerinden doğdu.

Başkan Aras, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Hem de öyle sıradan bir teşekkür değil. MUSKİ’nin su yatırımları için Erdoğan’a, çevre projeleri için Emine Erdoğan’a ve Bakan Murat Kurum’a uzun uzun teşekkür etti. Ardından da rakamı ortaya koydu:

112,5 milyon euro62,5 milyon euro su kayıp ve kaçaklarının önlenmesi için... 50 milyon euro da Bodrum’un su sorununun çözümü için... Demek ki Bodrum’un su sorunu hala çözülmemiş!

İlk bakışta insanın aklına şu geliyor:

“Muğla’ya 112,5 milyon euro geldi.” Ama işte tam burada durmak gerekiyor. Geldi mi? Yoksa kullanılmasının önü mü açıldı?

Çünkü bu ikisi aynı şey değil…

*

112,5 MİLYON EURO GERÇEKTEN “KAYNAK” MI?

62,5 milyon euro konusunda tabloyu artık biliyoruz. Bu para dış finansman. Yani ortada geri ödemesi bulunan bir kredi mekanizması var. Cumhurbaşkanı’nın onay vermesi elbette önemli. Ama bir kredinin onaylanması, o kredinin hibe olduğu anlamına gelmiyor. Dolayısıyla mesele Erdoğan’ın imza atıp atmaması değil.

Asıl mesele: Muğla bunun karşılığında ne kadar geri ödeme yapacak?

İşte bu sorunun cevabı kamuoyuna rakamıyla birlikte anlatılmalı. Çünkü bugün “62,5 milyon euro kaynak” diye anlatılan şey, yarın belediye bütçesinden ödenecekse, bunun vatandaş açısından bir finansman maliyeti vardır.

Ahmet Aras Başkan “50 milyon euro daha istedik, onu da Sayın Cumhurbaşkanımız imzaladı.” diyor. Güzel… Peki sonra? Para nereden geliyor? Hibe mi? Kredi mi? Kim verecek? Faizi ne? Vadesi kaç yıl? Hazine garantisi var mı? Geri ödemeyi kim yapacak? MUSKİ mi? Büyükşehir Belediyesi mi? Ve daha önemlisi:

Bu borcun faturası sonunda kime çıkacak?

*

TEŞEKKÜR SİYASETİN NERESİNDE?

Bu soruları Bodrum Haber de Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ da sordu. Fethiye’de yapılan teşekkür ve açıklamadan haberi olan vatandaşlarda soracaktır. İşte bu soruların cevabı olmadan “112,5 milyon euro kaynak sağlandı” demek, rakamı söyleyip maliyetini söylememek anlamına gelmez mi? Ki vatandaşın artık sadece rakam duymaya değil, hesap görmeye ihtiyacı var.

Gelelim işin siyasi tarafına...

Konuşması ile AK Partilileri bile gölgede bırakan Ahmet Aras’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik teşekkürlerinin tonu, YENİ Parti’ye geçmesi beklenen CHP’li bir büyükşehir belediye başkanının merkezi iktidarla kurduğu ilişki açısından elbette dikkat çekici olacaktır.

Ahmet Aras’ın bu teşekkürü ilkinde olduğu gibi olay oldu. Bu sefer basına “CHP’li Başkan Ezber Bozdu” başlığı ile yansıdı.

Bunun üzerine “Ahmet Aras AK Parti’ye göz kırpıyor” yorumları yapılması da şaşırtıcı olur mu?

Ama siyaset biraz da böyle bir şey işte… Bir belediye başkanı iktidardan yatırım desteği aldığında teşekkür eder. Bu gayet normaldir. Ancak teşekkürün dozu arttıkça kulisler de hareketlenir.

Fethiye’den Muğla’ya dalgalanan galiba biraz da buydu…

*

DÜN BAŞKA BUGÜN BAŞKA MI?

Ahmet Aras Başkan’ın konuşması, bazı çevrelerde “Bu kadar da olmaz” dedirtecek kadar coşkuluydu. Fakat asıl dikkat çekici olan teşekkürden çok, MAPA-Şamandıra konusunda söylediği sözlerdi. Başkan Aras, Fethiye’de: “Mapa şamandıra çok çok gerekliydi.” dedi. Ardından Bakan Kurum’dan sistemin Muğla’nın bütün kıyılarına yaygınlaştırılmasını istedi.

Buraya kadar yine sorun yok. Bir belediye başkanı bir projeyi gerekli görürse yaygınlaştırılmasını ister. Fakat Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişte bu projeye ilişkin hukuki süreçteki tutumu hatırlanınca, ister istemez insanın aklına şu soru geliyor:

Ne değişti?

Dün itiraz edilen sistem bugün neden “çok çok gerekli” hale geldi? Büyükşehir Belediyesi’nin önceki itirazları ortadan mı kalktı? Proje mi değişti? Uygulama şartları mı değişti? Yoksa siyasi şartlar mı değişti?

*

DENİZCİLER NEREDE?

Fethiye Alternatif Bakış’tan Gazeteci Yazar Orhan Okutan arkadaşımızın da sorduğu gibi, işte cevabı verilmesi gereken soru da bu; Denizciler nerede?

MAPA-Şamandıra sistemi çevre açısından savunulabilir. Savunulmalı ve Ahmet Aras Başkan’ın dediği gibi bütün koylarımıza da yayılmalı… Denizlerin korunması, deniz çayırlarının zarar görmemesi, koyların düzenlenmesi elbette önemlidir. Ama Muğla sadece haritada güzel koylardan ibaret değil.

O koylarda çalışan insanlar var. Tekneciler var. Kooperatifler var. Mavi tur yapanlar var. Günübirlik tekneler var. Buralardan ekmek yiyen binlerce insan var.

Dolayısıyla Muğla'nın bütün kıyılarına yaygınlaştırılması istenen bir sistemin karar sürecinde bu insanların ne söylediği de önemlidir; Denizcilerin görüşü alındı mı? Alındıysa ne söylediler? İtirazları varsa nasıl karşılandı? Yeni sistem onların çalışma düzenini nasıl değiştirecek?

Bunlar açıklanmadığı sürece mesele yalnızca “çevreyi koruyoruz” cümlesine indirgenemez…

*

BİR DE 16 MİLYON METREKÜP VAR

Fethiye Körfezi'nde 16 milyon metreküp dip çamuru temizlenecek.

Rakam gerçekten büyük. Ve burada da aynı sorunla karşı karşıyayız.

Temizlenecek. Peki sonra? Nereye? Nasıl? Hangi güzergâhtan? Nerede kurutulacak? Kurutulduktan sonra ne olacak? Çamurun içeriği ne? Çevresel açıdan nasıl değerlendirilecek? Bunlar ayrıntı gibi görülebilir.

Ama çevre projelerinde ayrıntı diye bir şey yoktur. Çünkü yanlış yönetilen bir atık, temizlenen körfez kadar büyük bir çevre sorununa dönüşebilir…

*

TÖREN BİTTİ, HESAP ŞİMDİ BAŞLIYOR

Fethiye’deki törenin fotoğrafları elbette güzel. Törende çok kalabalık yoktu, ama katılanlar iki gündür fotoğraf paylaşıyor. Bakan geldi. Projeler anlatıldı. Teşekkürler edildi. Siyasi mesajlar verildi. Fotoğraf faslı da bitti sayılır. Şimdi hesap zamanı.

Muğla kamuoyu 112,5 milyon euronun kaynak mı, kredi mi olduğunu bilmek isteyecektir. Osman Gürün zamanında da böyle bir borç para bulunmuştu da Muğlalılar Osman Gürün gittikten sonra da su parası ile ödemeye devam etmişti. Hatta kanalizasyondan yararlanmayanlar bile ödemişti galiba…

50 milyon euronun hangi şartlarla sağlandığı; 62,5 milyon euroluk kredinin toplam geri ödeme yükü anlatılmalıdır. MAPA-Şamandıra konusunda dün ile bugün arasındaki fark da anlatılmalıdır. Ve 16 milyon metreküp çamurun akıbeti mutlaka izah edilmelidir.

Bunların sorulması ne hükümet düşmanlığıdır ne de belediye karşıtlığı… Tam tersine... Kamu adına soru sormaktır. Çünkü belediyelerin aldığı kredi de merkezi hükümetin sağladığı finansman da yapılan çevre yatırımları da sonuçta vatandaşın hayatına dokunuyor. O nedenle artık “Kaç milyon euro?” sorusundan daha önemli bir soru var: Kaç milyon euro borçlanıldı ve bunun bedelini kim ödeyecek?

Fethiye’deki törenin ardından geriye belki de en çok bu soru kaldı. Orhan Okutan da önceki günkü yazısına başlık yaptı: Ve görünen o ki... Bakanın fırtınası geçti. Şimdi geride bıraktığı izlere bakma zamanı…

*

Neyse Fethiye Körfezi’nin nihayet temizleniyor olması çok önemli. Umarım sıra Dalyan Kanalına ve Bafa Gölü’ne de gelir. Göcek Koylarında oksijen kaynağı ‘deniz çayırlarının’ korunması da önemli… Umarım aynı hassasiyet zaman geçirilmeden bütün kıyılarımıza gösterilir.

Ben de teşekkür ediyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Emine Erdoğan Hanıma, Bakan Murat Kurum’a, Vali Dr. İdris Akbıyık’a, Başkan Ahmet Aras’a teşekkürler…

Dünkü yazımda unutmuşum, Aydın Hoca’ya da teşekkürler…

-------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir ülkenin en büyük talihsizliği, onun iyi insanlarının susmasıdır. --Bertolt Brecht