Tarım geleceğimiz.

Konuyla ilgili,

Makale, Görüş, Düşünce,

Videolu anlatımlar,

Fikir yazıları,

Hepsini canı gönülden,

Algılarımı açmış olarak,

Takip ediyor,

Adeta beynime kazıyorum.

Tekrarlıyorum,

Tarım stratejik bir konu.

Gıdamızı üretmek zorundayız.

Gıda da ithalat yapıyorsak

Tam bağımsız değiliz.

Ekonomi eğimi aldım.

İktisat Fakültesi diplomam var.

İthal ekonomili modeli sevmem.

İthal ikame modeline hızla geçmek zorundayız.

Bu model sanayi için geçerli bir modeldir.

Tarım için kendin üret.

Tam bağımsızlık için üreteceğiz.

Kendi gıdamızı kendimiz yetiştireceğiz.

Patatesini, soğanını her türlü tarımsal ürünlerini,

Kendimiz yetiştirelim istiyorum.

Patates soğan ne ala diyebilirsiniz.

Savaştaki ülkeden patates soğan,

İthal eden ülke haline gelmiştik.

Unuttuk galiba;

Burası Anadolu,

Burası Dünya’nın merkezi,

Burası efsunlu,

Burası kadim,

Burası medeniyetlerin merkezi.

Burası peygamberin ülkesi.

Daha ne olsun?

Vatan ve millet denilince,

Ayrı bir sevgi oluşuyor duygularımda.

Kendi kendime sorular soruyorum.

Tarım ve hayvancılıkta neler yapmalıyız?

İçsel analizler yapıyorum.

Elimde sihirli değnek olsa,

Tarımsal üretimi başlatmak isterdim.

Akıllı tarım yapıyor muyuz?

Ankara’yı da az çok biliyorum.

Tarım ve hayvancılıkta,

Bakanlık olarak,

Devasa binalar ve personeller var,

Yani devasa cüsseli her şey var.

Bu kadar kişi çalışıyorsa,

Bu güzel coğrafya da,

Neden hale ithalat ile karnımızı doyuruyoruz?

Mercimek, pirinç, buğday vb. hep ithal.

Sayın Bakana rastlasam,

Sorardım nedenini.

Bir bakanımız çıkıp,

‘Tarımı çiftçinin eline bırakamayız’ dedi.

Dedi güzel de,

Türk Tarımını da küresel şirketlerin eline de bırakamayız.

86 milyon vatandaşımızın,

En uygun fiyatlama ile,

Gıdaya erişimini sağlamak zorundayız.

Hepimizin doyması için,

Yıllık ne kadar hububata?

Ne kadar ete?

Ne kadar süte ihtiyaç var?

Ve ne kadarını ithal ediyoruz?

Deli sorular dolaşıyor aklımda.

Bana göre değil,

Benim için değil siyaha beyaz demek.

Doğruları söylemek zorundayım.

Zengine oh ala,

Zalime pek ala,

Yoksula olmaz demek,

Benim tarzım değildir.

Sorarım sert soruları her zaman.

Sayın Bakana da korkmadan sorarım yani.

Nitelikli ulusal tarım politikalarımız olmalıdır.

Dört başı mamur tarım politikalarımız nelerdir?

Bilmek istiyoruz.

Ve tarım kadar pazarlamada önemli.

Üreticinin yani çiftçini kazanamadığı sistemde,

Simsarlar kazanıyorlar.

Üreticinin ürettiği malının,

3-4 katı bedelle pazarda satışta olması,

Üreticiyi üzmekte.

Üretici böyle, bir de tüketici tarafı var.

Tüketicide perişan.

Pazarlar ateş pahası.

Ve ürünler pazarda çok az.

Çiftçi üretsin yaşamını idame etsin istenmiyor.

Beslenmede küresel şirketler üretsin,

Onlar bizlerin efendileri olsun isteniyor.

Dünya bir dönem soğuk savaşı yaşadı.

Soğuk Savaş döneminde,

Küresel güçlerin izlediği stratejinin 3 ana ayağı vardı.

Dünya petrol ticaretini kontrol etmek,

Ülkelerin silah pazarlarına hakim olmak,

Ve son olarak da,

Dünya tarımsal üretimi üzerinde egemenlik kurmak.

Bakınca bugünde değişen bir şey yok.

Sadece stratejinin üçüncü ayağı diğerlerine göre,

Daha ön plana çıkmış durumda.

Örneğin bizim ülkemizi,

Silahla falan diz çöktürtemeyeceklerini biliyorlar

Ama beslenme yani gıda işin içine girerse,

Yineden çöktürtemezler ama,

Neden zor durumda kalalım?

ABD dışişleri eski bakanı Henry Kissinger,

1970 yılında “petrolü kontrol ederseniz ülkeleri,

Gıdayı kontrol ederseniz insanları yönetirsiniz’’ demişti,

Ve bu strateji ile ilerlerken,

Bu cümlenin ne anlama geldiğini ne yazık ki,

Hala anlamayan siyasetçilerimiz var.

Oysa ki Mustafa Kemal Atatürk;

Üreticilerden yoksun olan milletler,

Üretenlerin esiri olurlar.

Milli ekonominin temeli ziraattır.

Köylü milletin efendisidir.’’ diyerek,

Çok önceden bu tehlikeye karşı,

Bizleri uyarmıştır.

Bizi bekleyen tehlikenin,

Vahametini idrak edebilmemiz için,

Sıklıkla tarımı yazmaktayım.

Ulusal Egemenlik iktisadi egemenlikle birleştirilmelidir,

Yoksa kazanılan askerî ve siyasî başarıların,

Olumlu sonuçları uçar gider.

Vatanını korumak, Vatanını sevmek,

İktisadi bağımsızlığı sağlamakla olur.

Lütfen ranttan beslenen ekonomiden vazgeçin,

Üreten ekonomiyi hayata geçiriniz.

Tam bağımsızlık milletini sevmekle,

Bir avuç azınlığın değil de,

Milletinin hak ve menfaatlerini görmekle başlar…