Antep Olayı;

Antep savunması etrafında anlatılan,

Ve halkın işgalcilere karşı gösterdiği,

Direnişi simgeleyen,

Anlatılardan biridir.

Antep’in Fransız işgali yıllarında (1919-1921),

Şehir büyük bir direnç göstermiştir.

Fransız kuvvetleri zaman zaman,

Halkın desteğini kazanmak,

Direnişi yumuşatmak amacıyla,

Çeşitli yöntemler kullanmıştır.

Halk arasında anlatılan bir hatıraya göre,

Fransız askerleri,

Çocukların sempatisini,

Çocukların sevgisini,

Çocukların gönüllerini kazanabilmek için,

Sokaklarda şekerler dağıtmışlar,

Sokaklara şekerler serpmişlerdir.

Ancak Antepli çocuklar,

Ailelerinden,

Çevrelerinden gördükleri,

Vatanseverlik tutumları nedeniyle,

Bu şekerleri yerden almamış,

İşgalcilerin verdiği hediyeleri kabul etmemiştir.

Bu hikaye bize:

Antep halkının bağımsızlık ruhunu,

Çocukların bile İşgale karşı göstermiş olduğu,

Tavrı sembolize eden bir anlatı olarak aktarılır.

Antep savunması sırasında,

Çocukların gerçekten de mücadelede,

Aktif rol aldığını,

Çocuklar cepheye yemek taşıdığını,

Haber götürdüğünü,

Boş mermi kovanlarını toplayıp,

Yeniden doldurulmak üzere,

İmalathanelere ulaştırdıklarını biliyoruz.

Hatta bir çok çocuk şehit olmuştur.

Bu dönemin en bilinen çocuk kahramanı,

Annesine saldıran Fransız askerlerine,

Karşı koyarken süngülenerek Şehit Mehmet Kamil’dir.

Onun şehit edilmesi,

Antep direnişin sembollerinden biri haline gelmiştir.

Ayrıca Fransız askerleri tarafından öldürülen,

Ve tarihe geçen olay,

Büyük üzüntü yaratmıştır.

‘Dokurcum Değirmeni’nde şehit edilen 14 çocuk.

Kuvayı Milliye Komutanı Şahin Bey ve arkadaşlarına,

Yiyecek getiren Antepli çocuklar,

Karanlık bastırınca Dokurcum Değirmeni’nde geceyi geçirirler.

28 Mart 1920’de Şahin Bey Elmalı Köprüsü’nde,

Kahramanca savaşırken şehit düşer.

Fransızlar köprü civarındaki değirmene gelirler.

Yaşları 12-14 arasında değişen 14 çocuğu kurşuna dizerler.

Daha sonrasında hırslarını alamayıp,

Çocuk şehitlerin vücutlarını süngüleyerek,

Delik deşik ederek yerlerde sürüklerler.

Düşünün bunlar daha çocuk.

Kendi vatanlarında.

Ve katlediliyorlar.

Emperyalistler ve yaptıkları denilince,

Çocuk katliamları denilince,

Her zaman derinden yaralamış,

Düşünmeye sevk etmiştir.

Bu nedenle ‘şekere dokunmayan çocuklar’hikayesi,

Beni her zaman çok etkilemiştir.

Antepli çocukların işgalcilere karşı tavrını anlatan,

Güçlü bir sembol olarak günümüze kadar gelmiştir.

Kurtuluş Savaşı döneminde,

İngiliz ve Fransızlara karşı,

Açlık ve yokluğa rağmen,

Yüreklerdeki vatan ve iman aşkıyla,

2 yıl boyunca büyük bir direniş sergileyen,

Tüm olumsuzluklara rağmen,

2 yıl gibi uzun bir süre,

Kenti işgal etmeye çalışan,

Ve kentte büyük bir soykırım yapan,

Fransızlara karşı verilen savaşta,

Gaziantepliler ne pahasına olursa olsun,

Canlarını ve mallarını feda ederek,

Düşman işgaline izin vermediler.

Açlık ve yokluğun yanı sıra,

Çocukların dahi şehit edildiği savaşta,

Çocuklar ve büyükler destan yazdılar.

Tarih boyunca emperyalist güçler,

Zengin kaynaklara ve stratejik konuma sahip,

Topraklarımız üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştılar.

Anadolu da bu hedeflerin merkezinde yer almıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından,

Osmanlı Devleti’nin yenilmesiyle birlikte,

Anadolu emperyalist devletlerin,

Paylaşım planlarına konu olmuştu.

Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasının ardından,

İngiltere,Fransa,İtalya ve Yunanistan,

Anadolu’nun çeşitli bölgelerini işgal etmeye başlamıştır.

Ancak hesap etmedikleri bir gerçek vardı.

Türk milletinin özgürlük tutkusu.

19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in,

Samsuna çıkışı.

‘Ya istiklal ya ölüm’ anlayışıyla,

Ulusal direnişi örgütlemesi,

Kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşlemiştir.

Sakarya Meydan Muharebesi,

Ve Büyük Taarruz,

Emperyalist işgal planlarını boşa çıkaran,

Tarihi zaferler olmuştur.

30 Ağustos 1922 de kazanılan zaferle,

İşgal kuvvetleri Anadolu’dan çıkarılmıştır.

Kurtuluş Savaşı yalnızca askeri zafer değildir.

Aynı zamanda emperyalizme karşı verilen,

Ulusal bağımsızlık mücadelesidir.

Bugün bizlere düşen görev,

Bu büyük mücadelenin değerini bilmek,

Bağımsızlık ve egemenlik ruhunu korumak

Ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Milli Şuuru tetiklemek için,

Emperyalistlere karşı,

verdiğimiz mücadeleyi hatırlatmak adına,

Tarihi konuları hep işliyorum.

Günümüze bakıyoruz,

İç çekişmelerde,

iç siyasette,

Yaşanan olguları,

Dört nala takmış gibi gidip,

Avrupa Birliğine şikayet etmek,

Küreselcilerle iş tutmakta nedir yahu?

Dokurcum Değirmeni Katliamında,

Süngü darbeleri ile delik deşik edilen,

14 çocuğun ruhuna ihanettir bunlar.

Kendi iç sorunlarımızı kendimiz çözmeliyiz.

Antep’li çocukların,

İşgalcilerin yerlere serptiği,

Şekerlere bile dokunmamışken,

İş siyasetten dolayı,

İşgalci ülkelere,

Ülkemizi şikayete kalkanların,

Dönüp aynaya bakmaları,

Aynada yüzlerini görmeleri gerekir.

Aynada Antepli çocuklar kadar,

Vatansever olamadığımızın resmini görürüz.

Anadolu’yu işgal edenlerden mi medet umacağız?

Geç bunları..