Orta doğuyu iyi okumak,

Orta doğuya stratejik bakabilmek,

Orta doğu politikasında başarı sağlamaktır.

Komşuda yangın varsa,

Elbette kıvılcımı bizi de yakar.

Bunun için Orta doğu’yu,

Süriye’yi anlamamız gerekiyor.

Suriye olayı nedir,

Hep beraber bir toparlayalım mı?

Suriye’nin güneyinde ki,

Dera’da bir grup öğrencinin,

15 Mart 2011 de başlattığı,

Halk hareketinden,

Tamı tamına 13 yıl sonra,

Muhaliflerin ve halk kitlelerinin eşliğinde,

Şam’ın kontrolünü ele almasıyla,

Baas partisinin kanlı iktidarı,

61 yıl sonra sona erdi.

Süriye’de rejim karşıtı,

Kısa adı HTŞ olan,

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ)’ın,

Başını çektiği silahlı gruplar,

27 Kasım sabahı Halep’in batı kırsalından,

Rejim güçleriyle,

Çatışmaya başlaması sonrasında,

Olaylar çok hızlı bir şekilde gelişti,

Ve 7 Aralıkta muhalifler,

Başkent Şam’a girdi.

Suriye lideri Beşar Esad’ın,

Rusya’ya gittiği,

Kendisine ve ailesine,

Sığınma hakkı verildiğinin açıklanmasıyla,

13 yıllık iç savaş süreci de,

İktidarın yıkılmasıyla son buldu.

Suriye’de neler yaşandı?

Bugüne nasıl gelindi?

Tekrar hep beraber 2011 yılına gidelim.

Bölgede başlayan,

Arap Baharı rüzgarının etkisiyle,

Uzun yıllardır baskı altında yaşayan,

Suriye halkı,

Özgürlük ve adalet için,

Barışçıl protestolara başladılar.

Bu devrimin sembol ismi,

13 yaşındaki Hamza El Hatip oldu.

Hatip Dera’da duvara,

’Sıra sende doktor’  diye,

Esat karşıtı bir yazı yazdığı için,

Hücreye alındı ve işkence ile öldürüldü.  

O ve O’nun gibi pek çok genç,

Aynı kaderi paylaştı.

Rejimin tamamen barışçıl,

Başlayan protestolarına,

Şiddetle karşılık vermesiyle,

Olaylar hızla büyüdü,

Suriye’nin çeşitli şehirlerinde,

Hükümet karşıtı protestolar alevlendi,

Ve Suriye güvenlik güçleri tarafından,

Çok fazla sayıda protestocu kişi öldürüldü.

Özgür Suriye ordusu bayrağı altındaki,

Muhalif gruplardan oluşan koalisyon güçleri,

Şam ve Halep’te,

Silahlı kuvvetlere yönelik,

Saldırılara başladı.

 Olaylar 2012 yılı bahar ayı itibarıyla,

İç savaşa evrilmişti.

2013 yılı Mart ayında,

İran destekli Hizbullah’a mensup binlerce savaşçı,

Suriye hükümetine destek olmak için savaşa katıldı.

Ve çatışmaların yarattığı güç boşluğunda,

Aşırılık yanlısı gruplar öne çıkmaya başladı.

İlk olarak temmuz 2014’te,

İŞİD, Irak ve Suriye’de,

Önemli toprak kazanımları elde ettiğini belirtti.

Olay içinde çıkılamaz bir hal almış,

Ve bu arada ABD de olaya müdahil olmuştu.

Eylül 2015’e gelindiğinde ise,

Sahaya Rusya çıktı ve,

Suriye rejimi adına ilk hava saldırılarına başlayarak,

Çatışmaya ağır bir şekilde müdahil oldu.

Aralık 2016’ da Beşsar Esad hükümeti,

Son isyancıların da  tahliye edilmesinin ardından,

Halep’te zafer ilan ettiler.

Eylül 2018 de Rusya ve Türkiye,

İdlip’te silahlardan arındırılmış,

Güvenli bir bölge oluşturulduğunu ilan etti.

Mayıs 2021 de Esat yeniden seçildi.

Şubat 2022’ye gelindiğinde,

Ukranya’yı işgal eden Rusya’nın,

Suriye’ye verdiği desteği,

Kademeli olarak azalmaya başladı.

Rejim için sonun başlangıcı,

27 Kasım 2024 de başladı.

Bir yandan İsrail’in Gazze’de devam eden katliamları,

Diğer yandan Lübnan’da,

Hizbullah ve İsrail arasındaki,

Ateşkes kırılganlığı konuşulurken,

27 Kasım’dan itibaren Suriye,

Sahada yaşanan sürpriz gelişmelerle,

Bir anda tüm dünyanın,

Gündemine oturdu.

Rejim karşıtı silahlı gruplar,

Kontrolü hızla ele geçirerek,

Suriye’nin başkenti Şam’a 8 Aralık da girmesiyle,

Esad rejimi kentin kontrolünü kaybetti.

İlk iş olarak,

Şam’da rejimle özdeşleşen,

Ve işkenceleri ile bilinen,

Sednaya hapishanesinde ki tutsaklar,

Cezaevini basan göstericiler tarafından,

Serbest bırakıldılar.

Sednaya hapishanesinde kadın mahkumlar,

Ne acıdır ki,

Çığlıklar içinde uğradıkları,

Tecavüzler sonrasında gebe kalmışlar,

Babasız çocuklar dünyaya getirmişlerdir.

Bu hapishaneden çocukları ile çıktılar.

8 Aralık Pazartesi sabahı,

Suriye’de 1963’de iktidara gelen,                                                                                                                   

Baas Partisinin 61 yıllık kanlı iktidarı sonlanmış oldu.

Ve Özgürleşme yolunda Suriye ortaya çıktı.

Çok merak ediliyor.

Burada oyun kurucu muyduk?

Yoksa bize oyun mu kuruluyordu?

El cevap 82,83,84….

Güzel güzel gider böyle.

Bu devrimin sembol ismi,

13 yaşındaki Hamza El Hatip’in

Dera’da duvara,

’Sıra sende doktor’

Diye yazması,

Beşşar Esad’in bir tıp doktoru olması,

Hamza’ya bu yazıyı yazdırmıştı.

Kim bilir?

Sıra bizdedir belki,

‘Bir doktor olarak’.

Ay yıldızlı bayrağa hizmet etme onuru.

Sonuç olarak,

Göklerden gelen bir mesaj vardı,

Ülke olarak,                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Biz de onu uyguladık…